DOLAR 45,1866 0.16%
EURO 52,8584 0.02%
ALTIN 6.740,412,28
BITCOIN 3446852-0,70%
İstanbul
15°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Finlandiya ve İsveç’te birbirlerini tanımayan 30’dan fazla kardeş ortaya çıktı
  • HaberFin
  • Haberler
  • Finlandiya ve İsveç’te birbirlerini tanımayan 30’dan fazla kardeş ortaya çıktı
585 okunma

Finlandiya ve İsveç’te birbirlerini tanımayan 30’dan fazla kardeş ortaya çıktı

ABONE OL
22 Şubat 2025 14:23
Finlandiya ve İsveç’te birbirlerini tanımayan 30’dan fazla kardeş ortaya çıktı
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Sperm bağışçısı olan bir Fin’in 30’dan fazla çocuğu olduğu ortaya çıktı. Aynı donörden dünyaya gelen 30’dan fazla çocuk olduğu belirlenirken, kardeşlerin büyük çoğunluğunun İsveç’te yaşadığı ortaya çıktı.

DNA Testiyle Gelen Büyük Sürpriz

Finlandiya’da tek çocuk olarak büyüyen Essi Miettinen ile görüşen Yle muhabiri Essi’nin bağışlanan spermlerden dünyaya geldiğini bildiğini yazdı. Yle haberin detayında şunları yazdı; Dört yıl önce yaptırdığı DNA testi ise hayatını değiştirdi. Miettinen, testin ardından 34 biyolojik kardeşi olduğunu öğrendi.

“İlk başta inanılmaz gelmişti, hâlâ da öyle geliyor. Özellikle yeni kardeşler ortaya çıkmaya devam ettikçe,” diyen Miettinen, son kardeşin geçtiğimiz hafta bulunduğunu söyledi.

Finlandiya’da daha önce de benzer olaylar yaşanmış, Helsinki’deki bir kısırlık kliniğinden 50 kardeşin olduğu ortaya çıkmıştı.

Tüm Kardeşler İsveç’te Yaşıyor

Miettinen ve üvey kardeşlerinin biyolojik babasının Finlandiyalı olduğu belirlenirken, kardeşlerin tamamının İsveç’te yaşadığı ortaya çıktı. 1991-2007 yılları arasında doğan bu bireylerin büyük bir kısmı bugün genç yetişkin konumunda.

2007’de yürürlüğe giren yasa, aynı donörün yalnızca beş farklı hasta için kullanılmasına izin veriyor. Ancak bu yasa çıkmadan önce kısırlık kliniklerinin kendi kurallarını belirlemesi, bugünkü durumun ortaya çıkmasına neden oldu.

İsveç’te Anonim Bağış Yasaktı, Aileler Finlandiya’ya Yöneldi

İsveç’te 1985 yılında yürürlüğe giren Kısırlık Tedavisi Yasası, anonim sperm bağışlarını yasakladı. Bu durum, İsveç’teki bağışçı sayısının azalmasına ve bekleme sürelerinin uzamasına yol açtı. Sonuç olarak, birçok İsveçli aile tedavi için Finlandiya’daki kliniklere yöneldi.

Louise Askling’in ailesi de Finlandiya’da tedavi gören İsveçli çiftlerden biriydi. 8 yaşında sperm bağışı yoluyla dünyaya geldiğini öğrenen Askling, daha sonra biyolojik kardeşlerini keşfetti.

Kardeşler Aynı Bölgedeler: Çapraz İlişkilerden Endişeliler

Kardeşlerin büyük çoğunluğunun Stockholm ve Uppsala çevresinde yaşadığı belirlenirken, bu durum olası ilişkiler konusunda endişe yaratıyor.

“Bir gün farkında olmadan kendi kardeşimle romantik bir ilişki yaşayabileceğim fikri korkutucu,” diyen 30 yaşındaki Louise Askling, daha fazla kardeşin ortaya çıkmasını beklediklerini söyledi. Son iki ayda üç yeni kardeş bulundu.

Birkaç kardeşin yolları, DNA testi yapılmadan önce bile kesişmişti. Bazıları çocukluk döneminde aynı etkinliklerde yer almış, hatta kuzenler aracılığıyla birbirlerini tanımışlardı. Frida ve Sofia adlı iki kız kardeş, DNA testi sonrası üvey kardeş olduklarını düğün öncesi öğrendi.

Frida’nın düğününe gittiğini sanan Sofia, “Aslında kız kardeşimin düğününe gidiyormuşum. Üvey kardeşimle de orada tanıştım,” diyerek şaşkınlığını dile getirdi.

Doktorlar ve Klinikler Soru İşaretleriyle Karşı Karşıya

Kardeşlerin bir kısmı, ailelerinin isimsiz bir donör tercih etmesinin Finlandiya’daki tedaviye yönelmelerine neden olduğunu düşünüyor. Ancak donörün kimliği, bir aile üyesinin DNA testi yaptırmasıyla açığa çıktı. Donör, doğrudan kardeşlerle iletişim kurmak istemedi ancak artık kendi ailesiyle birlikte yaşadığı belirtildi.

Bazı kardeşler, belirli bir doktorun adının birçok hikâyede tekrarlandığını fark etti. Bu doktorun Helsinki’deki farklı adreslerde bir kliniği ve sperm bankası olduğu belirtiliyor. Donör, klinikte bağış yaptığını doğrularken, doktor hakkında herhangi bir suç şüphesi bulunmadığı için ismi açıklanmadı.

Doktor: “Yanlışlıkla Aynı Donörü Kullandım”

Yle’nin ulaştığı doktor, aynı donörü bilerek 30’dan fazla çocuğa kullandığı iddiasını reddetti. O dönemde anonim bağışçıların kullanıldığını belirten doktor, farkında olmadan aynı bağışçıyı birden fazla kez tercih etmiş olabileceğini söyledi.

Doktor ayrıca, bazı bağışçıların birden fazla klinikte bağış yaptığını ve bu durumun kontrol edilmediğini ifade etti. Ancak birçok ebeveyn, kendilerine yalnızca belirli bir donörün kullanılacağına dair güvence verildiğini belirtiyor.

“Kendi Çocuklarımızın Akraba Olup Olmadığını Bilmiyoruz”

Stockholm’den Louise Askling, sürecin ciddi hatalar içerdiğini düşünüyor:

“Bence artık zarar verildi. Klinikler, spermlerin kime ait olduğunu bilmeli. Bugün kardeşlerimizin sayısını bilmiyoruz ve kendi çocuklarımızın ileride akraba olup olmadığını öğrenemiyoruz.”

Essi Miettinen de, sürecin sorumluluğunun çocuklara yüklenmesini eleştiriyor. Kardeşler, DNA testleri ve kişisel bilgilerini ticari şirketlere vererek, geçmişlerini kendi çabalarıyla araştırmak zorunda kaldılar.

“Kendi geçmişimizi öğrenmek için bunca çaba göstermek zorunda kalmamız çok üzücü. O dönemde sektör tamamen denetimsizdi.”

Bazı kardeşler birbirleriyle daha fazla görüşmek isterken, bazıları kalabalık kardeş grubunun bunu zorlaştırdığını düşünüyor.

Miettinen, İsveç’e giderek kardeşleriyle yüz yüze tanışmayı hayal ediyor ve ekliyor:

“Belki bir gün, Finlandiya’da doğan tek kişi olmadığımı öğrenirim.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.