DOLAR 48,3902-0,00%
EURO 56,1546-0,30%
ALTIN 6.784,880,72
BITCOIN 3694083-1,28%
İstanbul
25°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Fin generalden Türkiye mesajı: “Türkiye güçlü bir savunma sanayisine sahip, işbirliği ilerletilmeli”

Fin generalden Türkiye mesajı: “Türkiye güçlü bir savunma sanayisine sahip, işbirliği ilerletilmeli”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Finlandiya Savunma Kuvvetleri askeri ekonomi şefi korgenerali Jari Mikkonen, Türkiye’nin son yıllarda önemli ölçüde gelişen savunma sanayisine dikkat çekerek iki ülke arasında savunma sanayisi, askeri eğitim ve tatbikat alanlarında işbirliğinin geliştirilebileceğini söyledi. Komutan ayrıca NATO’nun 5. maddesinin devreye girmesi halinde müttefiklerin birbirlerine yardım edeceğine güvendiğini belirtti.

Finlandiya’nın NATO üyeliğiyle birlikte Türkiye ile savunma ve güvenlik alanındaki ilişkileri de yeni bir boyut kazanırken, Finlandiyalı bir komutan iki ülke arasındaki işbirliğinin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin savunma sanayisine özel olarak değinen Mikkonen, sektörün son birkaç on yılda büyük bir gelişme gösterdiğini belirterek Türkiye’nin ileri teknolojiye ve güçlü savunma ürünlerine sahip olduğunu söyledi.

“Türkiye güçlü bir savunma sanayisine sahip”

Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimini yakından değerlendiren komutan, sektörün son yıllarda önemli ölçüde büyüdüğünü ifade etti.

Komutan, “Her şeyden önce Türkiye güçlü bir savunma sanayisine sahip. Son birkaç on yıl içinde çok güzel bir şekilde gelişti. İleri teknolojiye ve oldukça iyi ürünlere sahip” dedi.

Finlandiya’nın da savunma alanında geliştirdiği ürünler bulunduğuna dikkat çeken komutan, iki ülkenin birbirlerinin yeteneklerinden yararlanabileceğini belirtti.

Jari Mikkonen “Savunma sanayii işbirliği kesinlikle ilerletilmesi gereken alanlardan biri. Finlandiya’nın da iyi ürünleri var. İki ülke birbirine yardımcı olabilir ve belki birlikte çalışabilir” ifadelerini kullandı.

Ortak tatbikatlar da mümkün

Komutan, Finlandiya ile Türkiye arasındaki askeri işbirliğinin yalnızca savunma sanayisiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek ortak tatbikatların da mümkün olduğunu söyledi.

İki ülke arasındaki coğrafi mesafenin uzak olduğunu kabul eden komutan, buna rağmen ortak tatbikatların gerçekleştirilebileceğini ifade etti.

NATO kapsamındaki operasyonel planlamanın ise kendi gereklilikleri bulunduğunu belirten komutan, bu alandaki çalışmaların devam ettiğini ancak operasyonel planlamaya ilişkin ayrıntı veremeyeceğini söyledi.

Komutan ayrıca eğitim alanında da Finlandiya ile Türkiye arasında işbirliğinin mümkün olduğunu belirtti.

Türk SİHA ve drone sistemleri inceleniyor mu?

Türkiye’nin insansız hava aracı ve SİHA teknolojilerinin Finlandiya açısından değerlendirilip değerlendirilmediği sorusuna ise komutan daha temkinli yanıt verdi.

Şu ana kadar doğrudan bir temas veya bu konuda bir müzakere olmadığını belirten komutan, uzmanların farklı alternatifleri inceliyor olabileceğini söyledi.

“Bildiğim kadarıyla doğrudan temaslar veya bu anlamda müzakereler olmadı. Elbette uzmanlar çeşitli alternatifleri inceliyor olabilirler. Ancak şu ana kadar anlaşma düzeyinde bir şey yok” dedi.

Türk drone sistemlerinin diğer sistemlere göre daha güçlü olup olmadığı sorulduğunda ise komutan, herhangi bir sistemi test etmeden karşılaştırma yapmanın doğru olmayacağını belirtti.

“Bunların test edilmesi gerekir. Farklı sistemler test edilir ve ardından hangi alanlarda fırsatlar bulunduğuna bakılır. Deneme ve test süreçleri oldukça önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.

NATO’nun 5. maddesine güveniyor

Röportajın Türkiye açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri ise NATO’nun 5. maddesine ilişkin değerlendirme oldu.

ABD’nin Avrupa’da yaşanabilecek bir savaş durumunda Avrupa ülkelerine ne ölçüde destek vereceğine ilişkin tartışmalar ve Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri hatırlatılarak, NATO’nun 5. maddesinin uygulanması halinde Türkiye’nin Finlandiya’ya yardım edip etmeyeceği soruldu.

Komutan, ülkelerin ikili ilişkileri veya siyasi tartışmalar üzerinden değerlendirme yapmak yerine NATO yükümlülüklerine güvendiğini söyledi.

“Ben anlaşmalara uyulacağına güveniyorum. NATO üyesiysek ve 5. maddenin yürürlüğe girmesini gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, müttefiklerin birbirine yardım edeceğine inanıyorum.”

Bu açıklama, Türkiye’nin olası bir NATO çatışmasında Finlandiya’ya yönelik yükümlülükleri konusunda komutanın açık biçimde ittifak dayanışmasına vurgu yaptığını gösteriyor.

Baltık Denizi için alternatif ulaşım planı

Komutan, Finlandiya’nın güvenliği açısından kritik öneme sahip bir başka konu olan Baltık Denizi’nin olası şekilde kullanılamaması senaryosuna ilişkin de önemli bilgiler verdi.

Finlandiya’nın dış ticaretinin yaklaşık yarısının Baltık Denizi üzerinden gerçekleştiğini belirten komutan, buna rağmen denizin tamamen kapanmasını düşük ihtimalli bir senaryo olarak değerlendirdi.

Rusya açısından da Baltık Denizi’nin önemli olduğunu belirten komutan, St. Petersburg ve Moskova’nın lojistik bağlantıları ile Rus enerji ihracatının bir bölümünün Baltık üzerinden gerçekleştiğine dikkat çekti.

Ancak Finlandiya ordusunun böyle bir ihtimale karşı hazırlıksız olmadığını da vurguladı.

“Askerler her türlü duruma hazırlanırlar” diyen komutan, Baltık Denizi’ndeki deniz trafiğinin kesintiye uğraması halinde kritik malzeme akışının Finlandiya’ya devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.

İsveç ve Norveç üzerinden alternatif güzergâh

Komutana göre Finlandiya’nın bu konuda alternatif ulaşım seçenekleri bulunuyor.

Malzemelerin İsveç ve Norveç üzerinden, Botniya Körfezi ve kuzey güzergahları kullanılarak Finlandiya’ya ulaştırılabileceğini belirten komutan, ancak bu seçeneklerin Baltık Denizi üzerinden gerçekleştirilen büyük hacimli taşımacılığın tamamını karşılayamayacağını ifade etti.

Böyle bir durumda hangi malzemelerin öncelikli olduğuna karar verilmesi ve lojistik akışın kısıtlanması gerekebileceğini belirten komutan, “Bunun için bir planımız var. Her zaman Baltık Denizi’nin normal şekilde işleyeceğine güvenemeyiz” dedi.

“F-35’in performansı tartışmasız üstün”

Röportajda Finlandiya’nın F-35 programına katılımı da gündeme geldi.

F-35’in eski nesil savaş uçaklarıyla karşılaştırıldığında performans açısından önemli bir üstünlük sağladığını belirten komutan, özellikle modern hava savunma ortamlarında uçağın düşük görünürlük özelliklerinin önemli olduğunu söyledi.

Komutan, “F-35’in performansı tartışmasız biçimde üstün. Eski, dördüncü nesil uçaklarla karşılaştırıldığında gerçekten çok üstün” ifadelerini kullandı.

F-35’in İran operasyonlarında gösterdiği performansa da atıfta bulunan komutan, uçağın karşı taraf tarafından tespit edilmesinin ve etkili biçimde müdahale edilmesinin zor olduğu koşullarda görev yapabilmesinin önemli bir kabiliyet olduğunu belirtti.

“Isı güdümlü füzeler elbette var”

F-35’in motorundan yayılan ısı nedeniyle kızılötesi/ısı güdümlü füzeler tarafından tespit edilip edilemeyeceği sorulduğunda ise komutan, bu tür teknolojilerin varlığının bilinen bir gerçek olduğunu söyledi.

“Evet, elbette ısı güdümlü füzeler var. Motor hala sıcak; bu açık bir gerçek” diyen komutan, F-35 gibi uçaklarda ısı izinin azaltılabileceğini ancak bunun tamamen ortadan kaldırılamayacağını ifade etti.

Komutan ayrıca Finlandiya’nın halihazırda güçlü hava savunma sistemlerine sahip olduğunu belirterek, kendi geçmişinin de hava kuvvetlerine dayandığını hatırlattı.

Türkiye ile savunma işbirliğinde yeni alanlar

Röportajın genelinde Mikkonen’in mesajı, Finlandiya ile Türkiye arasındaki savunma ilişkilerinin NATO üyeliğinin ötesinde savunma sanayisi, askeri eğitim ve ortak tatbikatlar üzerinden geliştirilebileceği yönünde oldu.

Türkiye’nin savunma sanayisine yönelik olumlu değerlendirmesi ve NATO’nun 5. maddesi kapsamında müttefiklerin birbirine yardım edeceğine duyduğu güven, röportajın Türkiye açısından öne çıkan mesajları arasında yer aldı.

Jari Mikkonen Mayıs ayında Ankara’da düzenlenen NATO zirvesine Finlandiya adına katılmış bazı görüşmelerde bulunmuştu.

Haber: Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Haber Müdürü

Devamını Oku

SDP 2. Başkanı Niina Malm’den HaberFin’e açıklama: Irkçılarla hükümet kurmayız

SDP 2. Başkanı Niina Malm’den HaberFin’e açıklama: Irkçılarla hükümet kurmayız
1

BEĞENDİM

ABONE OL

SDP 2. Başkanı Niina Malm, Finlandiya’ya çalışmak için gelen yabancıların bazı durumlarda iş piyasasında sömürüldüğünü ve ücretlerinin ödenmediğini belirterek, bu sorunların Finlandiya yasaları çerçevesinde çözülmesi gerektiğini söyledi. Malm ayrıca artan savunma harcamalarının finansmanı için yüksek gelir gruplarından daha fazla vergi alınmasını önerirken, sosyal güvenliğin de ülkenin güvenliğinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

Yabancı işçilerin çalışma koşulları

Göçmenlik ve yabancı işçiler konusunda değerlendirmelerde bulunan Niina Malm, SDP olarak özellikle Finlandiya’da uygulanabilecek alternatif politikalar konusunda endişeleri olduğunu söyledi. Malm bütün uygulamaların Finlandiya yasaları çerçevesinde olması gerektiğini vurguladı.

Malm, insanların sınırların ötesinde birbirlerine aşık olduğunu ve farklı ülkelerden insanların çalışmak amacıyla Finlandiya’ya geldiğini belirterek, göçün hayatın doğal bir parçası olduğuna dikkat çekti.

Malm’ın özellikle üzerinde durduğu konulardan biri ise iş piyasasında yabancı çalışanların karşılaştığı sorunlar oldu.

“Şu anda beni en fazla rahatsız eden konulardan biri iş piyasasında yaşananlar. Yurt dışından buraya çalışanlar geliyor ve bunların bazıları uygulamada sömürülüyor; ücretleri ödenmiyor.”

Malm, yabancı işçilerin sömürülmesinin ve ücretlerinin ödenmemesinin önlenmesi gerektiğini belirterek, bu konudaki sorunların çözülmemesinin yalnızca çalışma hayatıyla ilgili bir mesele olmadığını söyledi.

“Bu meselelerin çözülmesi konusunda isteksizlik varsa, bu aynı zamanda istihdam ve ekonomi tartışmamızın da önemli bir parçasıdır.”

Malm’ın açıklamalarında öne çıkan temel nokta, Finlandiya’ya çalışmak amacıyla gelen yabancıların çalışma hayatında istismar edilmesine karşı çıkılması ve bu tür uygulamaların yasalarla etkin biçimde engellenmesi gerektiği oldu.

Savunma harcamaları için yüksek gelirlilerden daha fazla vergi

Röportajda Finlandiya’nın savunma harcamalarının artırılması ve bunun nasıl finanse edileceği de gündeme geldi.

Niina Malm, SDP’nin bu konuda dayanışmaya dayalı bir yaklaşım benimseyeceğini söyledi.

Malm’a göre yüksek gelir gruplarına yönelik vergi indirimlerinin ardından, bu kesimlerin biraz daha fazla vergi ödemesi sağlanabilir. Elde edilecek ek gelir ise savunma harcamalarının finansmanında kullanılabilir.

“Biz örneğin dayanışma temelli bir yaklaşım benimserdik.”

Malm, mevcut durumda yüksek gelir gruplarına vergi indirimleri yapıldığını belirterek, bu durumu dengelemek amacıyla yüksek gelir elde edenlerin daha fazla vergi ödemesini ve buradan elde edilen gelirin savunmaya yönlendirilmesini önerdi.

“Finlandiya tarihinde bunun örnekleri var; Kış Savaşı döneminde de buna benzer uygulamalar yapıldı. Dolayısıyla bu tamamen yeni bir düşünce değil.”

Ancak Malm’a göre savunma harcamalarının artırılması, toplumun diğer ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi anlamına gelmemeli.

“Ancak savunma harcamaları artırılacaksa, aynı zamanda günlük yaşamın güvenliğinin devam etmesini ve insanlara bakılmasını da mutlaka sağlamalıyız.”

Malm, sosyal güvenlik ile ülke savunması arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu savundu. Ona göre güçlü bir toplumun temel güvenlik unsurlarından biri, insanların kendilerini yaşadıkları toplumun bir parçası olarak hissetmeleri.

“Çünkü en büyük güvenlik faktörü, insanların kendilerini bu toplumun bir parçası olarak hissetmeleri ve bu toplumu savunmak istemeleridir.”

Malm’ın bu açıklaması, savunma harcamalarındaki artışın yalnızca askeri kapasite üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği yönündeki yaklaşımını ortaya koyuyor. SDP’li siyasetçi, ülkenin savunma kapasitesinin güçlendirilmesini desteklerken, bunun finansmanında yüksek gelir gruplarının daha fazla katkıda bulunmasını ve aynı zamanda sosyal güvenliğin korunmasını istiyor.

Türkiye Finlandiya için NATO kapsamında ortak

Röportajda Türkiye-Finlandiya ilişkileri ve Türkiye’nin NATO içindeki rolü de gündeme geldi.

Türkiye’nin Finlandiya açısından bir savunma ortağı olarak görülüp görülmediği sorusuna Malm, Finlandiya’nın NATO üyesi olması nedeniyle Türkiye’nin zaten NATO çerçevesinde Finlandiya’nın ortağı olduğunu söyledi.

“Biz zaten NATO’dayız. Dolayısıyla elbette bu anlamda zaten ortağız. NATO’nun oldukça farklı uçlarında bulunuyoruz ama sonuçta Avrupa’dayız.”

Röportajda daha sonra Avrupa’da olası bir savaş durumunda ABD’nin Avrupa’ya ne ölçüde destek vereceği ve böyle bir durumda Türkiye’nin rolünün ne olabileceği gündeme getirildi.

Malm ise bu konuda kesin bir öngörüde bulunmadı.

“Evet, bunu zaman gösterecek.”

Malm, mevcut gelişmelerin jeopolitik dengelerin değiştiğini ve bunun güvenlik politikalarını da etkilediğini gösterdiğini söyledi.

“Ama bence bu durum, jeopolitiğin nasıl değiştiğini ve bunun güvenlik politikasını da nasıl değiştirdiğini gösteriyor.”

Malm ayrıca gelecekte tarihçilerin bugün yaşanan gelişmeleri değerlendireceğini belirterek, geçmişte yaşanan savaşlara ve gelecekte dünyanın karşılaşabileceği gelişmelere dikkat çekti.

“Umarım tabii ki savaşlar olmaz.”

Malm’ın Türkiye konusundaki açıklamalarında Türkiye’ye yönelik olumsuz bir değerlendirme bulunmazken, ABD’nin desteğinin azalması veya Avrupa’da büyük bir güvenlik krizi yaşanması durumunda Türkiye’nin Finlandiya’ya destek sağlayacağı yönünde de herhangi bir kesin taahhüt yer almadı. Malm, bu konudaki gelişmelerin zaman içinde görüleceğini belirterek ihtiyatlı bir yaklaşım sergiledi.

SDP, ırkçı parti Gerçek Finler ile aynı hükümette olmayacak

Röportajın son bölümünde, gelecek seçimlerin ardından SDP’nin hükümet kurması durumunda hangi partilerle iş birliği yapabileceği gündeme geldi.

Niina Malm, SDP’nin öncelikli hedefinin seçimleri kazanmak olduğunu söyledi.

“Bizim çıkış noktamız elbette seçimleri kazanmak.”

Malm’a göre Finlandiya’nın siyasi yönünü değiştirmek ve ülkenin daha adil biçimde yönetilmesini sağlamak için SDP’nin hükümetin başbakan partisi olması gerekiyor.

“Finlandiya’nın yönünün değiştirilebilmesi ve işlerin daha adil biçimde yapılabilmesi için SDP’nin başbakan partisi olması gerekiyor.”

Ancak Malm, mevcut politikalarıyla Gerçek Finler ile aynı hükümette yer almayacaklarını açık bir şekilde ifade etti.

“Bizim çok güçlü bir tutumumuz var: Gerçek Finler’in şu anda uyguladığı politikalarla aynı hükümette yer alamayız.”

Bu açıklama, özellikle Finlandiya’nın gelecek seçimleri sonrasında kurulabilecek hükümet koalisyonları açısından önemli bir siyasi mesaj olarak değerlendiriliyor. Malm, Gerçek Finler’in mevcut politikalarının devam etmesi durumunda SDP’nin bu partiyle aynı hükümette bulunmayacağını açıkça ortaya koydu.

Haber: Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Haber Müdürü

Devamını Oku

Helsinki’de bazı kreşler kapanıyor

Helsinki’de bazı kreşler kapanıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Helsinki Belediyesi, gelecek yıl ağustos ayında 18 kreşi kapatmayı ve çocukların daha büyük kreş birimlerinde toplanmasını planlıyor.

Belediyenin önerisine göre bazı kreşlerin faaliyetleri başka kreşlerle birleştirilecek. Altı kreş ise tamamen yeni oluşturulacak birimlerle birleştirilecek. Böylece mevcut kapasitenin daha büyük kreşlerde toplanması hedefleniyor.

Plan kapsamında oluşturulacak büyük kreşlerde kapasitenin genel olarak 150–250 çocuk arasında olması öngörülüyor. Finlandiya’nın en büyük kreşlerinden biri olan Maunula’daki Korento’da ise 335 çocuk için yer bulunuyor.

Boş kapasite de kapatma gerekçeleri arasında

Helsinki Belediyesi, kreşlerin kapatılması ve birleştirilmesini hem çocuk sayısındaki artış hem de mevcut kreşlerdeki boş kapasiteyle gerekçelendiriyor.

Belediyeye göre boş kreş kontenjanlarının önemli bir maliyeti bulunuyor. Bir boş çocuk kontenjanının yıllık mekan ve personel maliyetinin toplamının yaklaşık 11.900 euro olduğu belirtiliyor.

Öte yandan bazı bölgelerde çocuk sayısının önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artması bekleniyor. Örneğin Ullanlinna’da çocuk sayısının 2040 yılına kadar yaklaşık 400, Pasila’da ise 680 artacağı tahmin ediliyor.

Helsinki’de kreşlerin kapatılması ve daha büyük birimlerde birleştirilmesi daha önce de uygulanmıştı. Yeni plan kapsamında ise mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması ve artan çocuk sayısına hazırlık yapılması amaçlanıyor.

Devamını Oku

Google’dan Finlandiya’ya 13 milyar euroluk yatırım: Orpo’nun ağzı kulaklarında!

Google’dan Finlandiya’ya 13 milyar euroluk yatırım: Orpo’nun ağzı kulaklarında!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Finlandiya ekonomisinin uzun süredir durgunluk, işsizlik ve yüksek kamu borcuyla mücadele ettiği bir dönemde Google’dan gelen dev yatırım haberi, Başbakan Petteri Orpo hükümetinin yüzünü güldürdü.

Deyim yerindeyse Başbakan Orpo’nun ağzı kulaklarına varıyor!

Google, 2027 ve 2028 yıllarında Finlandiya’nın yapay zeka ve dijital altyapısına en az 13 milyar euro yatırım yapacağını açıkladı. Şirketin Avrupa’da tek seferde gerçekleştireceği en büyük yatırım olan bu proje kapsamında Muhos, Vaala ve Kajaani’de yeni veri merkezleri kurulacak; Hamina’daki mevcut merkez ise genişletilecek.

Kajaani’de ayrıca 94 megavatlık büyük bir batarya sistemi kurulacak. Bu sistem, özellikle rüzgarın yeterince esmediği dönemlerde elektrik şebekesinin dengelenmesine ve fiyat dalgalanmalarının azaltılmasına katkı sağlayacak.

Google’ın Fortum ile yaptığı 22 yıllık elektrik satın alma anlaşması da yatırımın en dikkat çekici bölümlerinden biri. Şirket, Loviisa Nükleer Santrali’nin üretim kapasitesinin yarısına kadar olan bölümünden elektrik satın alacak. Bu anlaşma, santralin kullanım ömrünün 2050 yılına kadar uzatılmasını da ekonomik açıdan destekleyecek.

Orpo hükümetine seçim öncesinde büyük moral

Bu yatırımın siyasi etkisi de en az ekonomik boyutu kadar önemli.

Petteri Orpo liderliğindeki koalisyon hükümeti göreve gelirken Finlandiya’da 100 bin yeni istihdam yaratma sözü vermişti. Ancak hükümetin uyguladığı tasarruf politikaları, sosyal yardımlardaki kesintiler ve işsizliğin artması nedeniyle bu hedef uzun süredir muhalefetin eleştirilerine konu oluyordu.

Şimdi Google’ın yatırımı Orpo hükümetinin elini ciddi biçimde güçlendirebilir.

Projelerin inşaat aşamasında yaklaşık 37 bin kişilik istihdam etkisi oluşturması bekleniyor. Veri merkezleri faaliyete geçtiğinde ise yılda yaklaşık 7 bin kişilik istihdamın destekleneceği belirtiliyor. Yatırımın inşaat döneminde Finlandiya’nın gayrisafi yurt içi hasılasına yaklaşık 3,6 milyar euroluk katkı sağlaması öngörülüyor.

Elbette burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Açıklanan 37 bin rakamı, doğrudan ve kalıcı 37 bin yeni iş anlamına gelmiyor. Bunun önemli bölümü inşaat sürecinde ve yatırımın çevresinde oluşacak dolaylı ekonomik hareketlilikten kaynaklanacak. Buna rağmen Finlandiya’nın bugünkü ekonomik koşullarında böyle bir yatırımın küçümsenmesi mümkün değil.

Yeni iş alanları, konut ihtiyacı, ulaşım, enerji altyapısı, yerel hizmetler ve belediyelerin vergi gelirleri düşünüldüğünde yatırım özellikle Kajaani, Muhos ve Vaala için büyük bir ekonomik canlanma sağlayabilir.

Herkes aynı derecede sevinçli değil

Finlandiya’da yatırım haberini sevinçle karşılayanlar kadar kaygıyla karşılayanlar da var.

Bölge halkının bir kısmı ormanların zarar görmesinden, ağır inşaat trafiğinin yolları yıpratmasından ve dev veri merkezlerinin elektrik tüketimini artırmasından endişe ediyor. En fazla sorulan iki soru ise oldukça açık:

Elektrik fiyatları yükselecek mi ve bölgeye gerçekte kaç kalıcı iş gelecek?

Google, yeni enerji yatırımları ve batarya sistemi sayesinde veri merkezlerinin elektrik talebinin hanelerin ödediği fiyatları artırmamasını hedeflediğini söylüyor. Başbakan Orpo da mevcut bilgilere göre Finlandiya’da yeterli elektrik bulunduğunu, üretim kapasitesi ile fiyatların kontrol altında tutulacağını belirtiyor.

Ancak verilen sözlerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini zaman gösterecek. Finlandiya’nın bu ölçekteki veri merkezlerini besleyebilmesi için yeni elektrik üretimine, güçlü iletim hatlarına ve dikkatli bir enerji politikasına ihtiyacı olduğu da ortada.

Seçimlere giderken Orpo’nun elindeki en güçlü koz

Finlandiya önümüzdeki yıl parlamento seçimlerine gidecek. Hükümetin bugüne kadarki ekonomik tablosu, Orpo açısından çok parlak görünmüyordu. İşsizlik, bütçe açığı ve büyüme sorunları iktidarın önündeki en ciddi engellerdi.

Google’ın 13 milyar euroluk yatırım kararı ise seçimlere giden süreçte Orpo hükümetinin eline oldukça güçlü bir koz verdi.

Hükümet artık seçmenin karşısına yalnızca tasarruf ve kesinti politikalarıyla değil, Finlandiya tarihinin en büyük teknoloji yatırımlarından biriyle çıkacak. Orpo’nun bu haberi hükümetin ekonomi politikasının başarısı olarak sunacağından kimsenin kuşkusu olmasın.

Bu yatırım Finlandiya’nın yapay zeka, temiz enerji ve veri teknolojileri alanında Avrupa’nın önemli merkezlerinden biri hâline gelmesini sağlayabilir. Ancak gerçek başarı yalnızca açıklanan milyarlarca avroyla değil; yaratılacak kalıcı işlerle, bölge halkına sağlanacak faydayla ve vatandaşın elektrik faturasına yansıyacak sonuçlarla ölçülecek.

Bugün için kesin olan bir şey var:

Google’ın 13 milyar euroluk yatırımı Finlandiya ekonomisine büyük moral verirken, Petteri Orpo’nun da seçimler öncesinde yüzünü fazlasıyla güldürdü.

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Haber Müdürü

Devamını Oku

Geyik kazalarında endişe verici artış

Geyik kazalarında endişe verici artış
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tampere Bölge Polis Müdürlüğü’nün sorumluluk bölgesinde son haftalarda geyiklerin karıştığı trafik kazalarında belirgin bir artış yaşandı. Polis kayıtlarına göre, son iki hafta içinde 25 geyik kazası meydana geldi.

Geyik kazalarındaki artış dikkat çekici boyuta ulaştı. Bir önceki iki haftalık dönemde, 9–23 Ağustos tarihleri arasında yalnızca 10 geyik kazası kaydedilirken, 24 Ağustos–6 Eylül döneminde bu sayı 25’e yükseldi.

Havanın kararması geyik kazası riskini artırıyor

Tampere Bölge Polis Müdürlüğü’nden başkomiser Markku Laakso, sonbahar aylarında geyik kazalarının sık görülen bir durum olduğunu belirterek sürücüleri özellikle alacakaranlık saatlerinde dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Laakso, geyiklerin özellikle sabah ve akşam alacakaranlığında daha aktif olduğunu, akşam saatlerinde ise trafikte hala çok sayıda aracın bulunduğunu söyledi.

“Geyiklerle karşılaşma riski alacakaranlık saatlerinde en yüksek seviyeye çıkıyor. Bu nedenle havanın kararmaya başladığı yollarda özellikle dikkatli olunması gerekiyor.”

Geyik tehlikesi trafik işaretleri, geyiklerin yola çıkma riskinin normalden daha yüksek olduğu bölgeleri gösteriyor. Ancak geyikler yalnızca bu işaretlerle belirtilen tehlike bölgelerinde değil, işaret bulunmayan alanlarda da yola çıkabiliyor.

Polis ayrıca, yolda bir geyik görülmesi durumunda çevrede başka geyiklerin de bulunabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle sürücülerin hızlarını azaltarak daha dikkatli olması gerekiyor.

Geyikle kaza yaparsanız ne yapmalısınız?

Polis, geyikle çarpışma yaşanması durumunda sürücülerin öncelikle aracı güvenli bir yerde durdurmasını ve dörtlü ikaz lambalarını yakmasını öneriyor.

Diğer sürücüleri uyarmak için kaza bölgesine yeterli uzaklıkta uyarı üçgeni yerleştirilmesi gerekiyor.

Geyik kazası meydana geldiğinde 112 Acil Çağrı Merkezi aranarak polise bilgi verilmesi gerekiyor.

Geyik olay yerinden kaçarsa

Çarpışmanın ardından geyik olay yerinden uzaklaşırsa, çarpışmanın gerçekleştiği noktanın mutlaka işaretlenmesi önem taşıyor.

Polise göre bu işaretleme, örneğin araçta bulunan bir plastik poşet veya başka görünür bir eşya kullanılarak yapılabilir. İşaretlenen nokta, yaralı geyiğin daha sonra takip edilerek bulunmasını kolaylaştırıyor.

Polis tarafından yapılan uyarıda son haftalarda geyik kazalarının belirgin biçimde artması nedeniyle özellikle sabah ve akşam saatlerinde sürücülerin hızlarını koşullara göre ayarlaması ve yol kenarlarına karşı daha dikkatli olması önem taşıyor.

Devamını Oku

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.