DOLAR 49,10910,08%
EURO 55,1646-0,08%
ALTIN 6.607,000,21
BITCOIN 41663331,69%
İstanbul
17°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Moomin marka kahve kupası için inanılmaz fiyat ödendi

Moomin marka kahve kupası için inanılmaz fiyat ödendi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Finlandiya’nın ünlü Moomin ürünlerine yönelik koleksiyonculuk, nadir bir kupanın rekor fiyata satılmasıyla yeniden gündeme geldi. Üretimi hiç gerçekleşmeyen özel bir Moomin kupası, açık artırmada 46 bin 23 euroya alıcı buldu.

Yle haber ajansının haberine göre üretimi sonlandırılmış Moomin ürünlerinde uzmanlaşan ve Mukilaakso Oy tarafından işletilen Muumimukit rahaksi adlı internet sitesi, son satışın bir Moomin kupası için şimdiye kadar ödenen en yüksek fiyat olduğunu açıkladı.

Şirketin CEO’su Rasmus Rantanen, Yle’ye yaptığı açıklamada, Diving with Shells adlı son derece nadir Moomin kupasının 46 bin 23 avroya satıldığını doğruladı.

Rantanen, şirketin 14 yıldır Moomin kupalarının alım satımıyla uğraştığını belirterek, mevcut bilgilere göre bundan daha yüksek bir fiyata satılan başka bir Moomin kupası bulunmadığını söyledi.

Rantanen’in verdiği bilgilere göre Mukilaakso Oy, kupa için Aralık 2025’te kapalı bir açık artırma düzenledi. Satış işlemi ise bu yılın nisan ayında tamamlandı.

Kupayı satın alan kişinin, adının ve uyruğuna ilişkin daha ayrıntılı bilgilerin açıklanmasını istemeyen, uzun süredir Moomin koleksiyonu yapan Nordik bir koleksiyoncu olduğu belirtildi.

Sadece test üretimi yapıldı

Rekor fiyata satılan Diving with Shells modeli, 2006 yılında daha geniş çapta üretilen Diving adlı Moomin kupasına benziyor. Ancak nadir modelde ek olarak deniz kabuğu ve mercan motifleri bulunuyor.

Moomin kupalarının üreticisi Moomin Arabia’nın verdiği bilgilere göre, söz konusu modelden o dönemde küçük bir test üretimi gerçekleştirildi. Ancak kupa hiçbir zaman seri üretime geçmedi.

Kupanın nadirliği, koleksiyoncular arasındaki değerini de önemli ölçüde artırdı. Mukilaakso Oy, benzer bir kupayı 2019 yılında yaklaşık 9 bin avroya satmıştı. Aynı test partisinden başka bir kupa ise 2021 yılında İsveç’te düzenlenen açık artırmada 23 bin avronun üzerinde bir fiyata alıcı buldu.

Mukilaakso Oy’nin rekor fiyata satılan kupayı da 2021’de önceki satış rekorunun kırıldığı aynı İsveç merkezli açık artırma sitesinden 27 bin avroya satın aldığı belirtildi.

Rantanen’e göre kupanın değerindeki hızlı yükselişte Moomin ürünlerinin koleksiyon ürünü olarak giderek daha fazla ilgi görmesi etkili oldu. Kapalı açık artırmada beş farklı koleksiyoncunun 40 bin avronun üzerinde teklif verdiği kaydedildi.

Moomin ürünleri koleksiyoncuların gözdesi

Moomin karakterleri, Finlandiyalı yazar ve çizer Tove Jansson tarafından oluşturuldu. Huzurlu Moomin Vadisi’nde yaşayan ve görünüşleri su aygırlarını andıran bu sevimli yaratıkların hikayelerinde topluluk, doğa ve kapsayıcılık gibi temalar öne çıkıyor.

Moomin karakterleri zaman içinde Finlandiya’nın en bilinen kültürel markalarından biri haline gelirken, özellikle sınırlı sayıda üretilen veya üretimi sonlandırılan Moomin kupaları koleksiyoncular arasında yüksek fiyatlara ulaşabiliyor.

Devamını Oku

Finlandiya’da dev restoran zincirlerine karşı sessiz başkaldırı

Finlandiya’da dev restoran zincirlerine karşı sessiz başkaldırı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tampere’de bu yazdan itibaren restoranların önünde dikkat çeken mavi tabelalar görülmeye başlandı. Üzerinde “%100 zincirsiz” anlamına gelen “100% ketjuton” ifadesinin yer aldığı tabelalar, büyük restoran zincirleri yerine bağımsız küçük işletmeleri desteklemeyi amaçlayan yeni bir kampanyanın parçası.

Kampanyanın temel amacı, herhangi bir zincire bağlı olmayan ve küçük girişimciler tarafından işletilen restoranları görünür hale getirmek. Yle haber aajansının haberine göre kampanyanın arkasındaki reklam ajansı girişimcisi Markku Kuumola, uygulamanın yalnızca Tampere ile sınırlı kalmasını istemiyor. Kuumola, kampanyayı Finlandiya’nın diğer şehiirlerine de yaymayı hedefliyor.

Kampanya, son günlerde Tampere’de yoğun tartışmalara neden olan Metso Merkez Kütüphanesi’nin kafeteryası üzerinden de gündeme geldi. Buradaki tartışmanın merkezinde de küçük bir girişimcinin büyük bir uluslararası şirket karşısındaki konumu bulunuyor.

Metso Kütüphanesi’ndeki Cafe Metso kafesini uzun yıllardır işleten girişimci Kaisa Kalliolahti, Tampere Belediyesi tarafından düzenlenen işletme ihalesini uluslararası restoran hizmetleri şirketi Compass Group’a karşı kaybetti. Kalliolahti’nin işletmeyi sürdürmesini isteyen ve mevcut işletmeciye destek amacıyla başlatılan imza kampanyasında, cuma günü itibarıyla yaklaşık 11 bin imza toplandı.

Kampanyanın organizatörü Kuumola da sosyal medyada Kalliolahti’ye açık şekilde destek verdi. Cafe Metso aynı zamanda, Tampere bölgesinde bağımsız işletmeleri bir araya getiren Ketjuton adlı pazarlama topluluğunun üyeleri arasında yer alıyor. Toplulukta şu anda 81 işletme bulunuyor.

Kuumola’ya göre Cafe Metso etrafında yaşanan tartışma, kampanyanın temel fikrini de ortaya koyuyor.

Kuumola, amaçlarının yalnızca restoranların tanıtımını yapmak olmadığını, bağımsız işletmeler arasında dayanışma oluşturmayı hedeflediklerini belirtiyor.

“Bunun, herkesin bir kişi, bir kişinin de herkes için olduğu bir topluluğa dönüşmesini görüyorum. Aramızdaki bir restoran kendisine haksız davranıldığını düşünüyorsa elbette ona destek oluruz.”

Tampere’deki girişim, Finlandiya’da küçük restoran ve kafe işletmelerinin büyük ulusal ve uluslararası zincirlerle rekabetinde karşılaştıkları sorunları da yeniden gündeme getiriyor. Bağımsız işletmeler, yalnızca fiyat ve hizmet alanında değil, belediyelerin gerçekleştirdiği işletme ihalelerinde de büyük şirketlerle rekabet etmek durumunda kalıyor.

“%100 zincirsiz” kampanyası ise bu rekabette bağımsız işletmelerin görünürlüğünü artırmayı ve tüketicilerin tercihlerini bu işletmeler lehine şekillendirebilecek bir dayanışma ağı oluşturmayı amaçlıyor.

Devamını Oku

Finlandiya-Rusya sınırı Kuzey Kore-Güney Kore sınırı gibi oluyor

Finlandiya-Rusya sınırı Kuzey Kore-Güney Kore sınırı gibi oluyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

HaberFin Özel Haber

Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Avrupa’nın doğu sınırlarındaki güvenlik endişeleri önemli ölçüde arttı. Belarus’un Orta Doğu ve diğer bölgelerden gelen göçmenlerin Polonya ve Baltık ülkelerine geçişlerine izin vermesi de Avrupa Birliği tarafından bir hibrit etki aracı olarak değerlendirilirken, bölgedeki ülkeler sınır güvenliğini güçlendirmeye yönelik yeni önlemler almaya başladı.

Bu gelişmeler Finlandiya’nın Rusya sınırındaki güvenlik önlemlerini de gündeme taşıdı. Finlandiya Parlamentosu, Ekim 2022’de doğu sınırına fiziksel bariyer inşa edilmesi konusunda karar aldı.

İnşaat 2023’te başladı

Sınır bariyerinin pilot uygulamasına 2023 yılında, Imatra yakınlarındaki Pelkola bölgesinde başlandı. Asıl inşaat çalışmaları ise 2024 yılında başladı.

Yaklaşık 200 kilometre uzunluğundaki sınır bariyerinin inşası Eylül 2026’da tamamlandı. Proje için başlangıçta yaklaşık 380 milyon euro bütçe ayrılırken, inşaat çalışmalarının toplam maliyetinin yaklaşık 356 milyon euro olduğu belirtildi.

Bariyer Finlandiya’nın farklı bölgelerinde ve oldukça zorlu arazi koşullarında inşa edildi. Güzergah boyunca dik yamaçlar, kayalık alanlar, bataklıklar ve sulak bölgeler bulunuyor.

Bariyerin en uzun bölümü, yaklaşık 140 kilometreyle Güneydoğu Finlandiya ve Kymenlaakso bölgesinde yer alıyor. Kuzey Karelya’da yaklaşık 35 kilometrelik, Kainuu, Koillismaa ve Lapland bölgelerinde ise toplam yaklaşık 25 kilometrelik bölüm bulunuyor.

Bariyerin yıllık bakım maliyetinin yaklaşık 1,5 milyon euro olması bekleniyor.

İHA’lara karşı sensörlerle donatıldı

Finlandiya’nın inşa ettiği bariyer yalnızca fiziksel bir engel olarak tasarlanmadı. Sistem, modern sınır gözetleme teknolojileriyle destekleniyor.

Bariyer boyunca kullanılan sensör ve gözetleme sistemlerinin, sınır hareketlerinin yanı sıra insansız hava araçlarının (İHA) tespit edilmesine de yardımcı olması hedefleniyor.

Finlandiya-Rusya sınırı NATO-Rusya arasındaki en uzun kara sınırı

Finlandiya ile Rusya arasında yaklaşık 1.340 kilometrelik kara sınırı bulunuyor. Finlandiya’nın NATO’ya katılmasıyla birlikte bu sınır, NATO ile Rusya arasındaki en uzun kara sınırı haline geldi.

Ancak inşa edilen bariyer, sınırın tamamını kapsamıyor. Yaklaşık 1.340 kilometrelik sınırın 200 kilometrelik bölümünde fiziksel bariyer bulunuyor.

İçişleri Bakanı Rantanen tedbirleri yeterli bulmuyor

Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen, sınır bariyerinin daha da uzatılması gerektiğini savunuyor. Rantanen, Avrupa Birliği’nin bu amaçla Finlandiya’ya ilave finansman sağlaması gerektiğini ifade ediyor.

Rantanen ayrıca fiziksel bariyerin tek başına yeterli olmadığını belirterek, sınır güvenliği açısından Rusya ile olan sınır kapılarının kapalı kalmasının önemine dikkat çekiyor.

Finlandiya-Rusya sınırındaki tüm geçiş noktaları kapalı

Finlandiya ile Rusya arasındaki tüm kara sınır kapıları halen kapalı durumda. Finlandiya, Rusya ile arasındaki sınır geçiş noktalarının tamamını kapatan ülkeler arasında yer alıyor.

Benzer şekilde kara sınır geçişlerinin tamamen kapalı olduğu ülkeler arasında Güney Kore-Kuzey Kore, Ermenistan-Türkiye, Ermenistan-Azerbaycan, Cezayir-Fas, Ukrayna-Belarus ve Ukrayna-Rusya sınırları da bulunuyor.

Devamını Oku

Motonet İsveç ve Estonya’da hızla büyüyor: 8 yeni mağaza açılacak

Motonet İsveç ve Estonya’da hızla büyüyor: 8 yeni mağaza açılacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Finlandiya merkezli aile şirketi Motonet, Finlandiya’da en az sekiz yeni mağaza açmayı planlıyor. Şirketin büyüme hamlesi İsveç ve Estonya’da da devam edecek.

İltaLehti’nin haberine göre otomotiv ürünleri ve çeşitli tüketim malları satan Motonet, yeni bir büyüme döneminin eşiğinde bulunuyor. Şirketin CEO’su Marko Röytiö, önümüzdeki üç yıllık dönemde mağaza ağını önemli ölçüde genişletmeyi hedeflediklerini açıkladı.

Röytiö, Finlandiya’da yılda 2-3 yeni mağaza açmayı planladıklarını, ancak uygun lokasyonların bulunması halinde bu sayının daha da artabileceğini belirtti.

Motonet’in şu anda Finlandiya genelinde 42 mağazası bulunuyor. Şirket, mağaza sayısını 50’ye çıkarmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra Vaasa, Porvoo ve Seinäjoki’de mevcut mağazaların daha uygun ve işlevsel yeni lokasyonlara taşınması planlanıyor.

Şirket yönetimi, mağaza ağının genişlemesine paralel olarak yeni personel alımlarının da yapılacağını belirtiyor.

Daha küçük kentlere yöneliyor

Yaklaşık dört yıldır Motonet’in CEO’luğunu yürüten Röytiö, şirketin yeni mağaza lokasyonları ararken daha küçük kentlere yönelmeye başladığını söyledi.

Röytiö, birçok bölgede müşterilerin en yakın Motonet mağazasına ulaşmak için uzun mesafeler kat etmek zorunda kaldığını belirterek, bu nedenle önümüzdeki yaz yeni bir mağaza daha açacaklarını açıkladı.

İsveç’te de büyüme hızlanacak

Motonet’in büyüme planları yalnızca Finlandiya ile sınırlı değil. Şirket, son üç yılda İsveç’te de hızlı bir şekilde büyüdü ve ülkedeki mağaza sayısını kısa süre içerisinde çift haneli rakamlara çıkarmayı planlıyor.

Şirket, 2027 yılında İsveç’te dört yeni mağaza açacak. Bunlardan birinin Uppsala’da, ikisinin ise Stockholm’de olması planlanıyor.

Röytiö, İsveç’teki büyüme hedeflerinin yüksek olduğunu belirterek, şirketin bu ülkedeki yatırımlarını hızlandıracağını söyledi.

“İsveç’te gaza basıyoruz. Orada yılda dört mağazadan fazla açmayı planlıyoruz.”

Üç ülkede faaliyet gösteriyor

Motonet, Finlandiyalı bir aile şirketi olarak faaliyet gösteriyor. Şirketin Finlandiya, İsveç ve Estonya’da toplam 50’den fazla mağazası bulunuyor.

Motonet’in mağazalarında otomobil ve motosiklet yedek parçaları ile aksesuarlarının yanı sıra alet ve ekipmanlar, teknecilik ve balıkçılık ürünleri, ev ürünleri ve çeşitli hobi ve boş zaman ürünleri satılıyor.

Motonet’in Finlandiya’da 42, İsveç’te 8 ve Estonya’da ise 1 mağazası bulunuyor.

Motonet, Broman Group bünyesinde faaliyet gösteriyor. Grup, 2 binden fazla kişiyi istihdam ediyor ve yıllık cirosu yaklaşık 515 milyon euro seviyesinde bulunuyor.

Devamını Oku

Eski İçişleri Bakanı’ndan uyarı: Aşırı sağcı gruplar gençlere yöneliyor

Eski İçişleri Bakanı’ndan uyarı: Aşırı sağcı gruplar gençlere yöneliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Finlandiya’da aşırı sağcı şiddet yanlısı aşırılıkçılığın yayılmasına ilişkin endişeler artıyor. Eski İçişleri Bakanı ve Parlamento Başkanvekili Paula Risikko, İçişleri Bakanı Mari Rantanen’den gençlerin aşırı sağcı şiddet yanlısı gruplara yönelmesini önlemek amacıyla harekete geçmesini istedi.

Uusi Suomi’nin haberine göre İç Finlandiya Polis Teşkilatı geçen hafta yaptığı açıklamada, bölgede aşırı sağcı ideolojinin gençler arasında ilgi gördüğüne ilişkin işaretler tespit edildiğini bildirdi. Polis, özellikle internet ortamındaki aşırı sağcı içeriklerden gençlerin etkilendiğini belirtti.

Polisin verdiği bilgilere göre Pirkanmaa bölgesinde, ırkçı veya ideolojik bir saikle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı şiddet suçları da işlendi.

Polis, ırkçı duygularla veya grup halinde işlenen suçların, mahkeme tarafından cezanın ağırlaştırılmasında dikkate alınabileceğini hatırlattı.

Polise göre gençlerin aşırı sağcı şiddet yanlısı aşırılıkçılığa yönelmesi, hem Finlandiya’da hem de Avrupa’da giderek büyüyen bir güvenlik sorunu haline geliyor. Bu gelişmenin, gençler arasındaki suçluluğun ve aşırılıkçı hareketlere yönelik ilginin artmasıyla bağlantılı olduğu ve özellikle 15–25 yaş grubunu etkilediği belirtiliyor.

Polis ayrıca radikalleşme sürecinin günümüzde çok hızlı gerçekleşebildiğine dikkat çekiyor. Yetkililer yetişkinlerin; gençlerin davranışlarında, giyim tarzlarında, şiddete yönelik ilgilerinde veya sosyal çevrelerinde meydana gelen değişikliklere dikkat etmeleri gerektiğini belirtiyor. Özellikle bu değişikliklere aşırı sağcı, ırkçı veya başka türden radikal düşüncelerin eşlik etmesi halinde erken müdahalenin önem taşıdığı vurgulanıyor.

Risikko’dan İçişleri Bakanı Rantanen’e çağrı

Paula Risikko, Finlandiya Güvenlik ve İstihbarat Servisi’nin (Supo) de konuyu daha önce gündeme getirdiğine dikkat çekti.

Risikko, İçişleri Bakanı Mari Rantanen’den, mevcut durumun değerlendirilmesini ve gençlerin şiddet yanlısı faaliyetlere çekilmesini önlemeye yönelik somut adımlar atılmasını istedi.

Risikko yaptığı açıklamada, konuyla ilgili ciddi endişe duyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Polisin giderek daha küçük yaştaki çocukların bu gruplara dahil edildiğini ve şiddet yanlısı düşüncelerin yüceltildiğini söylemesi, yalnızca kenardan izlenebilecek bir gelişme değildir. Gençlerin davranışlarındaki değişiklikler ne kadar erken fark edilir ve bunlara ne kadar erken müdahale edilirse, gençlerin geleceği ve daha geniş anlamda toplum açısından zararlı olan bu gelişmenin önünü kesme şansımız da o kadar yüksek olur.”

Risikko, radikalleşmenin yalnızca kamu kurumlarının çabalarıyla önlenemeyeceğini vurguladı. İçişleri Bakanı olarak görev yaptığı döneme de değinen Risikko, bu dönemde farklı meslek gruplarından uzmanların birlikte çalıştığı Ankkuri modelinin güçlendirildiğini, erken müdahale uygulamalarının geliştirildiğini ve gençlerin önleyici çalışmalara dahil edilmesine önem verildiğini hatırlattı. Ayrıca Avrupa Birliği düzeyindeki araçlardan da yararlanıldığını belirtti.

Risikko, mevcut durumda hangi önlemlerin alınması gerektiğinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Mevcut yöntemlerin ve kaynakların yeterli olup olmadığı, okullar ile polisin işbirliğinin nasıl yürüdüğü ve internet üzerinden gerçekleştirilen örgütleme ve yönlendirme faaliyetlerinin önlenmesi için neler yapıldığı konusunda bilgiye ihtiyaç var.”

Devamını Oku

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.