

Pazartesi öğleden sonra Helsinki merkez tren istasyonunda toplanan ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı protesto yürüyüşü yapacak olan grubu takip etmek üzere haberci kimliğimle olay yerine gittim. Protestoya katılan sekiz-on kişilik bir grup vardı. Her gazeteci gibi ben de olayı haberleştirmek ve kamuoyuna aktarmak istedim. Ancak beklenmedik bir şekilde, orada bulunan ve organizatörle konuşan bir kişi benim varlığımdan rahatsız olduğunu belirtti.
Bu kişinin rahatsızlığının sebebi, benim CHP Finlandiya Birliği üyesi veya başka bir deyişle destekçisi olmamamdı. Oysaki ben orada kendi görüşümle değil gazeteci kimliğimle bulunuyordum ve amacım protestoyu haberleştirmekti.
Daha da vahimi, gösteriyi düzenleyen kişi bu söyleme itibar edip benim haberci kimliğimi görmezden gelerek, yanına aldığı diğer kişilerle adeta bir set oluşturarak benim protestoyu takip etmemi engelledi. Bir protesto gösterisinde basın özgürlüğünü hiçe sayan bu korkak, sinik ve sunepe tavır, CHP’nin Finlandiya’daki bu küçük grubunun bağnazca ne denli dar ve korku içinde hareket ettiğini gösteriyor.
Peki, bu gösteriyi haberleştirmek ne kadar önemliydi? Belki de hiç değildi. Ancak önemli olan, bir haberciyi sırf birilerinin keyfi ve korkakça endişeleri yüzünden dışlamak, CHP adına kara bir leke olarak tarihe geçecek bir olaydır. Kendi içlerindeki demokratik değerleri bile savunamayanların, Türkiye’de demokrasiyi savunma iddiası ne kadar samimi olabilir?
Basın özgürlüğüne saygı duymayan, gazetecileri ötekileştiren, korkularına yenik düşen bu insanlar bilmelidir ki, korkuyla inşa edilen bir siyaset ne özgürlük getirebilir ne de halka umut olabilir. Kendi içlerinde bile korkularıyla hareket edenlerin, Türkiye’ye demokrasi vaadi inandırıcı olabilir mi?
Ben bir gazeteci olarak bu tutumu protesto ediyorum. CHP’nin Finlandiya’daki bu küçük yapılanması, basın özgürlüğüne karşı gösterdiği bu kara lekeyi kendi vicdanına kazımıştır. Demokrasi ve özgürlük ancak cesur insanların savunabileceği değerlerdir. Korkakların değil.
Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü
Fotoğraf: HaberFin
1
Dünya’nın en çok bisiklet kullanan ülkeleri sıralaması
11469 kez okundu
2
Türk Ehliyeti İle Finlandiya’da Araba Kullanabilir miyim?
10068 kez okundu
3
Fin vatandaşlığı şartları değişiyor, B1 dil puanı şartı kaldırılıyor
8994 kez okundu
4
Finlandiya’da çalışma saati 6’ya düşüyor
8791 kez okundu
5
Çalışma ve oturma izin almak kolaylaşıyor
6265 kez okundu
Basın Etiğine ve Gerçeklere Saygı ÇağrısıHaberinizde kullanılan “bağnaz zihniyet” ifadesi tamamen haksız ve yanlı bir yaklaşımdır. Biz Helsinki’de gerçekleştirdiğimiz demokratik eylemde kimseyi rahatsız etmeden, barışçıl bir şekilde düşüncelerimizi ifade ettik. Bu, evrensel bir hak ve demokrasinin temel taşlarından biridir.Şiddet içermeyen, korkusuz ama saygılı bir duruş sergileyen insanlara bu şekilde haksız yakıştırmalar yapılmasını kınıyorum. Eğer bu haber ses getirdiyse, demek ki doğru yoldayız. Hiçbir baskı veya çarpıtma, demokrasiyi savunan insanların iradesini kıramaz. Gerçek gazeteciliğin tarafsız ve objektif olması gerektiğini hatırlatıyor, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini talep ediyorum. Huriye Çağlar