DOLAR 45,3782 0.05%
EURO 53,5336 0.01%
ALTIN 6.896,000,31
BITCOIN 36717090,08%
İstanbul
21°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Gazeteci bir göçmenin serzenişi: Kayıtdışı çalışan göçmenleri anlıyorum
  • HaberFin
  • Haberler
  • Gazeteci bir göçmenin serzenişi: Kayıtdışı çalışan göçmenleri anlıyorum
388 okunma

Gazeteci bir göçmenin serzenişi: Kayıtdışı çalışan göçmenleri anlıyorum

ABONE OL
23 Nisan 2025 16:28
Gazeteci bir göçmenin serzenişi: Kayıtdışı çalışan göçmenleri anlıyorum
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Finlandiya’ya iltica eden Kürt gazeteci Aral Kakl yaşadıklarını Helsingin Sanomat’a yorumlamış. Kakl, kayıtdışı çalışan göçmenleri anlıyorum diye başlıyor ve devam ediyor…

Finlandiya’da sığınmacı olarak yaşamak, sadece güvenli bir ülkeye ulaşmakla bitmiyor. Her şeyi “doğru” yapsanız bile – işe gitseniz, vergi ödeseniz, kurallara uysanız bile – bazen yeterli olmuyor. Özellikle de yabancıysanız.

Üçüncü dünya ülkelerinden gelen mültecilerin çoğu bu gerçeği çok iyi bilir: İlk suçlanan biz oluruz, en son işe alınan yine biz. Bizi unutmak en kolayı.

Ben Irak Kürdistanı’nda gazetecilik yaparken mesleğim yüzünden tehlike altına girdim. On yıl önce bir lastik botla Yunanistan’a ulaştım, ardından AB’nin yönlendirmesiyle Finlandiya’ya geldim. Hukuk fakültesi mezunuyum, medya ve sivil toplum alanında 17 yıllık deneyimim var. Bugün hâlâ bir lokantadan diğerine gidip geliyorum. Bunu iyi bir mülteci olduğum için değil, inatçı bir insan olduğum için yapıyorum.

Finlandiya’da ilk yıllarımda gazeteciliğe devam etmeyi denedim. Ancak yetkililer ve çevremdekiler bu hedefin gerçekçi olmadığını söylediler. Zamanla ben de vazgeçtim. Aşçılık eğitimi aldım. Fotoğraf makinemi, objektiflerimi ve dizüstü bilgisayarımı bıraktım. Eski mesleğimi sildim.

Şef olarak Finlandiya’nın dört bir yanında – Rauma, Turku, Laponya, Espoo ve Vantaa – geçici işlerde çalıştım. Ancak kalıcı bir iş sözleşmesi almadım. Genellikle sıfır saatli sözleşmelerle çalıştım.

Bu cumartesi gazeteci Anna-Sofia Berner ile birlikte hazırladığımız haberde, bazı göçmenlerin neden kayıt dışı çalıştıklarını ve bu durumun sadece maddi nedenlerle değil, aynı zamanda güç, korku ve hayatta kalma mücadelesiyle ilgili olduğunu anlatacağız.

Ben hiç yasa dışı çalışmadım. Ama bunu tercih edenleri anlayabiliyorum. Ben de bu tercihle birçok kez karşı karşıya kaldım.

Fin toplumunda dürüstçe var olabileceğime hâlâ inanmaya çalışıyorum. Ama bu inanç çoğu zaman sarsılıyor. Çoğu iş yerinde sadece bir Ortadoğulu erkek olarak görülüyorum. Klişe bir figür. Güvenilmeyen biri. İnsanlarla konuşmaya bile çekinir hale geldim.

Birisi bana bir fıkra anlattığında, haftamı onunla geçiriyorum. Çünkü bazen tek sıcak ilişki bu oluyor.

Eğer tanıdığım bir hemşehrimin lokantasında kayıt dışı çalışsaydım, bunların hiçbirini yaşamayabilirdim.

Göçmen karşıtı çevrelerin söylediklerimizi çarpıtıp genelleştirme riski var. Ama bu, sessiz kalmak için yeterli bir neden değil. Gerçekleri gizlemek, yalnızca daha büyük sorunlara zemin hazırlar.

Kayıt dışı çalışmayı sadece “vergi kaybı” olarak görmek büyük bir saflık. Bu, kendi sesini duyan, sadece birbirini gören bir toplum yaratıyor. Çocuklarımız yalnızca birbirleriyle oynuyor. Gölge bir toplum doğuyor.

Bu sistemin parçası olmak istemiyorum. Ben, çocuklarımın da dahil olduğu herkes için daha iyi bir toplum istiyorum.

Göçmen arkadaşlarım bana fazla beklentim olmaması gerektiğini söylüyor. “Fin toplumuna kendimizi anlatmanın anlamı yok” diyorlar. “Bu seni yıpratır. Asla Finlerle eşit olamayacaksın.” Belki de haklılar.

Ama ben yine de inatla bir pencere açmaya çalışıyorum. Duvarı yıkmam mümkün değil belki, ama belki içeri biraz ışık alabiliriz.

Tanıdığım bir mülteci arkadaşım yıllarca tamirci olarak çalıştıktan sonra üniversiteye gitmeye karar verdi. Ayrımcılığın son bulacağına değil ama azalacağına inanıyor.

Göreceğiz.

Helsingin Sanomat – Yorum | Aral Kakl

Tüm Yorumlar (1)
  • Hayri

    Beğenmiyorsa burada ağlayacağına geldiği yere geri dönsün. Kimse onu kabul etmek zorunda değil

    +0
    -0

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.