DOLAR 45,0759 0.04%
EURO 52,7881 -0.08%
ALTIN 6.568,04-1,31
BITCOIN 3398468-0,90%
İstanbul
15°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Bu başarı tesadüf değil: Finlandiya nasıl gerçek anlamda bağımsız oldu?
  • HaberFin
  • Haberler
  • Bu başarı tesadüf değil: Finlandiya nasıl gerçek anlamda bağımsız oldu?
1549 okunma

Bu başarı tesadüf değil: Finlandiya nasıl gerçek anlamda bağımsız oldu?

ABONE OL
6 Aralık 2025 12:21
Bu başarı tesadüf değil: Finlandiya nasıl gerçek anlamda bağımsız oldu?
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün Finlandiya’nın bağımsızlık günü. Bu günün Fin halkı için ne anlama geldiğini elbette bizim tam olarak kavramamız kolay olmayabilir; fakat biraz empati kurduğumuzda bazı gerçekleri daha iyi görebiliriz.

Türkiye’den dünyanın dört bir yanına göç eden insanlar, zorluklarla dolu yolları aşarak, kimi zaman hayatlarını riske atarak yeni bir ülkeye gelirler. Finlandiya’ya gelenlerimiz de tesadüfen gelmediler. Çünkü insan, hayat standartlarında dünyanın en üst sıralarında yer alan bir ülkeye öylesine yönelmez. Aynı şekilde Finlandiya’nın da 6 Aralık 1917’de bağımsızlığını tesadüfen kazanmadığını anlamak gerekir.

Bugün Finlandiya geriye dönüp baktığında; insan haklarında, çevre politikalarında, hayvan haklarında, sanatta, müzikte, disiplinde, çalışkanlıkta ve insan aklını, düşüncesini, mantığını merkeze alan bütün alanlarda dünyanın pek çok ülkesini geçtiğini görüyoruz. Bu da tesadüf değildir.

Bu ülkede gösteriş yoktur; mütevazılık vardır. Gürültü yoktur; azim ve disiplin vardır. Hukuk boşluğu yoktur; sistematik bir devlet düzeni vardır. Kanunların uygulanması bir ihtimal değil, bir ilke meselesidir. Çok etkilendikleri Rusya’nın yanı başında olmalarına rağmen bir “mafya devleti” olmamaları da tesadüf değildir. Zira aynı tarihsel baskıyı yaşamış Baltık ülkelerinin bir kısmının hâlâ yaşadığı sorunlar ortadadır.

Finlandiya’nın geçmiş cumhurbaşkanlarına, başbakanlarına ve hükümetlerine bakıldığında; ülkeye yön veren liderlerin bir tesadüf sonucu ortaya çıkmadığı görülür. Her Fin lider adeta 1917’nin ruhunu taşıyarak göreve gelir. Kendi çıkarını değil, ülkesinin çıkarını merkeze koyar. Politikayı kişisel bir malzemeye dönüştürmez. Bu nedenledir ki Finlandiya’nın her lideri, küçük bir ülkenin sınırlarını aşan etkiler bırakmıştır.

Bugün hâlâ hayatta olan 103 savaş gazisi bulunuyor. Bunların birçoğu, eski Cumhurbaşkanı Mauno Koivisto’nun silah arkadaşıydı; birlikte Finlandiya’nın özgürlüğü için savaşmışlardı. Koivisto’nun inançlı bir insan olduğu bilinir; fakat kızı Assi Koivisto dahil hiç kimseye din üzerinden propaganda yapmamıştır. Finlandiya’da din, devletin ve bireyin karar mekanizmalarına karışmaz; bu da ülkenin çağdaş kimliğinin temel taşlarından biridir.

Ülkenin küçük olması, liderlerinin dünyaya etkili katkılar yapmasına engel olmamış, tam tersine daha belirleyici roller üstlenmelerini sağlamıştır. Finlandiya yüz yılın sonunda dünyaya yön veren, Nobel ödülü alan liderler yetiştirmiştir. Bunların başında Martti Ahtisaari gelir.

Finlandiya Parlamentosu’nun yanına yapılan küçük ek binayı gezerken bir milletvekilimizin yaptığı espriyi unutmuyorum:
“Büyük parlamento yetmedi, daha fazla kanun çıkarmak için küçük bir parlamento daha yaptık.”
Bunu söylerken aslında önemli bir gerçeğe dikkat çekiyordu: Kanun yapmak kolaydır; önemli olan o kanunu uygulayabilen bir devlet düzeni kurmaktır. Finlandiya’nın refahı tam da buradan gelir.

Bu ülke gösterişten ve sahte ihtişamdan uzak; tamamen insanı merkeze alan bir yapı üzerine kuruludur. “Hayatı nasıl kolaylaştırabiliriz?” sorusu burada her politikanın temelidir. Hukuksuzluğa yer yoktur; disiplin vardır. Ekonomik ve sosyal bazı sıkıntılar elbette bugün de mevcuttur; fakat böylesine akıllı, temiz siyasetçiler yetiştirebilen bir ülkede bunların çözülmesi hayal değildir.

Ben bu ülkenin bir vatandaşı olmaktan gurur duyuyorum. Neslimin insan haklarına saygılı, bireyi yücelten, insana insan olduğu için değer veren bir ülkede yaşamaya devam etmesini canı gönülden diliyorum.

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.