DOLAR 45,1919 0.16%
EURO 52,7368 -0.21%
ALTIN 6.626,860,56
BITCOIN 3416020-1,78%
İstanbul
14°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Türkiye, FETÖ dosyalarını Finlandiya mahkemelerine taşıdı
  • HaberFin
  • Haberler
  • Türkiye, FETÖ dosyalarını Finlandiya mahkemelerine taşıdı
124 okunma

Türkiye, FETÖ dosyalarını Finlandiya mahkemelerine taşıdı

ABONE OL
30 Nisan 2026 06:08
Türkiye, FETÖ dosyalarını Finlandiya mahkemelerine taşıdı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son dönemde Finlandiya ile Türkiye arasındaki ilişkilerde dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor. Bu gelişmeler, yüzeyde sıradan diplomatik temaslar gibi görünse de, aslında oldukça önemli bir sürecin işaretlerini veriyor.

2016 yılından bu yana Türkiye’de Gülen cemaatine yönelik başlatılan soruşturmalar hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, Finlandiya’ya sığınmış bazı kişiler hakkında Türkiye’den gelen yakalama ve iade taleplerinin sayısı yıllardır azımsanmayacak düzeydeydi. Ancak bugüne kadar bu dosyaların büyük bölümü Finlandiya tarafından işleme alınmadan adeta rafa kaldırılıyor, somut bir karşılık bulmuyordu.

Ne var ki Finlandiya’nın NATO üyeliği sonrasında Ankara ile ilişkilerde belirgin bir yakınlaşma gözlemlenmeye başlandı. Türkiye’den bakanlık düzeyinde ziyaretler gerçekleşirken, Finlandiya tarafının da artık bu dosyalara yaklaşımında bir değişim olup olmadığı sorusu gündeme geldi.

Önce Yle haberlerinde Türkiye’den gelen iade taleplerinin arttığına dair haberler yer aldı. Ardından Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen’in Türkiye ziyareti geldi. Tüm bu gelişmelerin hemen sonrasında ise dikkat çekici bir adım atıldı.

Finlandiya Adalet Bakanlığı aracılığıyla, Länsi-Uusimaa Bölge Mahkemesi’nden bir kişiye gönderilen yazı, bu sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor.

Söz konusu belge, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından gönderilmiş bir adli yardım talebi. Ancak burada dikkat çeken nokta şu: Hakkında işlem yapılması istenen kişi, Finlandiya’da daha önce iltica hakkı almış, ardından oturum izni ve hatta vatandaşlık kazanmış biri.

Dahası, Türkiye’den gelen sorgulama soruları da yeni değil. Finlandiya’nın daha önce defalarca değerlendirdiği ve suç unsuru görmediği iddiaların neredeyse birebir aynısı.

Türkiye, Finlandiya mahkemesinden bu kişiyi çağırmasını, gerekirse zorla getirilmesini, iddiaların yüzüne karşı okunmasını ve alınacak ifadelerin Türkçeye çevrilerek yeniden İstanbul’a gönderilmesini talep ediyor.

Peki bu sorular neler?

Bir dönem Gülen cemaatine ait kurumlarda çalışmış olmak…
Zaman gazetesi okumak…
Bank Asya’da hesabı olmak…
Çocuğunu bu yapıya ait okullara göndermek…
Hatta ByLock isimli bir uygulamayı kullanmış olabileceği iddiası…

Avrupa hukuk sistemi açısından bakıldığında, bu tür faaliyetlerin hiçbirinin tek başına suç teşkil etmediği biliniyor. Buna rağmen bu fiillerin, sanki ağır bir suçun deliliymiş gibi yeniden gündeme getirilmesi ciddi bir çelişki oluşturuyor.

Daha da dikkat çekici olan ise şu: Finlandiya’nın geçmişte bu tür dosyaları reddetmiş, hatta bu gerekçelerle başvuran kişilere iltica ve vatandaşlık hakkı tanımış olması.

Bugün aynı iddialarla aynı kişilerin yeniden sorgulanmak istenmesi, ister istemez şu soruyu akla getiriyor:
Ne değişti?

Bu sorunun peşine düşen HaberFin olarak, Finlandiya İçişleri Bakanlığı’na konuyla ilgili bir başvuru yaptık. Bakanlıktan gelen yanıt ise oldukça netti:

“Finlandiya ve Türkiye, terörle mücadele konusunda birçok uluslararası platformda iş birliği yapmaktadır. Bu iş birliği, uluslararası hukuk ve Finlandiya ulusal mevzuatı çerçevesinde yürütülmektedir.

Finlandiya’da atılan tüm adımlar hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı ve temel haklara saygı esasına dayanır. Herhangi bir kişi, yalnızca ulusal mevzuatımıza ve uluslararası yükümlülüklerimize uygun şekilde soruşturulabilir.”

Bu açıklama açıkça şunu söylüyor: Finlandiya, kararlarını kendi hukuk sistemi içinde verir ve dış baskılarla hareket etmez.

Ancak yine de ortada cevabı bekleyen kritik bir soru var:
Geçmişte işleme alınmayan bu dosyalar neden şimdi yeniden gündeme geliyor?

Bu noktada gözler ister istemez 2022 NATO Üçlü Muhtırası’na çevriliyor.

NATO Mutabakatı ve Verilen Sözler

28 Haziran 2022’de Türkiye, Finlandiya ve İsveç arasında imzalanan üçlü muhtıra kapsamında, özellikle Türkiye’nin “terör örgütü” olarak nitelendirdiği yapılarla mücadele konusunda bazı taahhütler verilmişti.

Türkiye ise uzun süredir bu taahhütlerin yeterince yerine getirilmediğini savunuyor.

Nitekim Yle’de gazeteci Veli-Pekka Hämäläinen tarafından gündeme getirilen haberlerde de, Türkiye’nin Finlandiya üzerindeki baskısının arttığı iddia ediliyordu.

Ziyaret ve Yeni Talep: Tesadüf mü?

Tam da bu tartışmalar sürerken, İçişleri Bakanı Mari Rantanen’in Türkiye ziyareti ve hemen ardından gelen bu adli yardım talebi, “tesadüf mü?” sorusunu daha da güçlendiriyor.

Üstelik bu kez söz konusu kişi sıradan biri değil. Finlandiya tarafından korunmuş, hukuki statüsü tanınmış bir birey.

Bu durum, Finlandiya açısından hem hukuki hem de siyasi bir ikilem yaratıyor.

Avrupa Hukuku Açısından Tartışmalı

Buradaki temel mesele oldukça açık:
Türkiye’nin suç olarak değerlendirdiği bazı fiiller, Avrupa hukukunda suç değil.

Bir bankaya para yatırmak…
Bir gazetede çalışmak…
Bir okulda öğretmenlik yapmak…

Bunlar demokratik toplumların olağan faaliyetleri.

Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bu konularda Türkiye aleyhine verdiği çok sayıda karar bulunuyor.

Finlandiya Ne Yapacak?

Finlandiya, hukukun üstünlüğü ve insan hakları konusunda dünyanın en saygın ülkelerinden biri.

Bu nedenle artık şu soru kaçınılmaz:
Finlandiya, kendi hukuk sistemiyle çelişen talepler karşısında nasıl bir tutum alacak?

Siyasi Boyut: Göç ve Güvenlik Politikaları

Öte yandan mevcut hükümetin göç politikaları da bu süreci daha hassas hale getiriyor. İçişleri Bakanı Mari Rantanen’in temsil ettiği siyasi çizginin, göç ve yabancılar konusunda daha sert bir yaklaşımı benimsediği biliniyor.

Bu da Türkiye ile yürütülen temaslarda kurulacak dengenin önemini artırıyor.

Ortada artık sadece bir adli yardım talebi yok. NATO süreciyle verilen sözler, Türkiye’nin artan talepleri, Avrupa hukukunun sınırları ve Finlandiya’nın kendi değerleri bu dosyada kesişiyor.

Bu mesele önümüzdeki dönemde daha fazla tartışılacak gibi görünüyor.

Çünkü konu sadece bir kişinin sorgulanması değil; hukukun nerede başlayıp siyasetin nerede bittiği meselesidir.

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.