

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in Finlandiya ziyareti başladı, ancak ziyaretin siyasi ve stratejik boyutuna geçmeden önce, insanın dikkatini çeken başka bir ayrıntı var: mütevazılık.
Koskoca Almanya’nın Cumhurbaşkanı, dünya markası bir ülkenin lideri olarak Helsinki sokaklarında son derece sade bir şekilde hareket ediyor. Belki 2015 model sıradan bir Audi ile, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda görüşmeler gerçekleştiriyor.

Düşünün… Ortadoğu’da ya da Türkiye gibi ülkelerde böylesine büyük bir devlet başkanının ziyareti olsa; hava, kara ve deniz trafiği adeta kilitlenir, kilometrelerce konvoylar oluşur, büyük bir ihtişam ve güvenlik gösterisi ortaya konurdu.
Ama burada bambaşka bir tablo vardı.
Finlandiya…
Dünyanın en mutlu ülkesi olarak gösterilen, sadeliği ve gösterişten uzak yaşam tarzıyla bilinen bu İskandinav ülkesi, devlet yönetiminde de aynı anlayışı sürdürüyor. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın önünden trafik normal akışında devam ederken, hemen yakınındaki inşaat çalışmaları bile durmadı.
Sarayın önünde olağanüstü güvenlik atmosferinden çok, sakin ve doğal bir devlet ciddiyeti vardı.
İki cumhurbaşkanının kıyafetleri bile neredeyse aynı sadelikteydi. Bu görüntü aslında sadece iki lideri değil, iki farklı devlet kültürünü de anlatıyordu.
Bir tarafta yaklaşık 80–90 milyon nüfuslu Almanya…
Diğer tarafta ise sadece 5,6 milyonluk Finlandiya…
Ancak bugün Finlandiya, özellikle NATO üyeliğinin ardından Avrupa’nın en önemli güvenlik ülkelerinden biri haline geldi.
Rusya ile 1340 kilometrelik sınıra sahip olması, kuzey hattındaki stratejik konumu ve Cumhurbaşkanı Aleksandır Stubb’un son derece aktif dış politika anlayışı, Almanya gibi Avrupa’nın en güçlü ülkelerinin Helsinki’ye verdiği önemi artırıyor.
Bir zamanlar sessiz ve tarafsız bir Kuzey ülkesi olarak görülen Finlandiya’nın, bugün Avrupa güvenlik mimarisinde bu kadar merkezi bir noktaya yükselmesi gerçekten dikkat çekici bir dönüşüm.
İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyet baskısına rağmen bağımsızlığını koruyan bu “yiğit ülkenin” bugünkü Cumhurbaşkanı Aleksandır Stubb ise, şimdiye kadar gördüğüm en aktif, en dinamik ve en zeki lider profillerinden birini çiziyor.
Her ne kadar Finlandiya son yıllarda ekonomik sıkıntılar yaşasa da, uluslararası sistem içinde elde ettiği prestij ve güven duygusu, bu ülkenin uzun vadede ekonomik olarak da yeniden yükselişe geçeceğinin işaretlerini veriyor.
Almanya Cumhurbaşkanı’nın ziyareti; kuzey hattı güvenliği, enerji politikaları, Avrupa-Rusya dengesi ve NATO’nun geleceği açısından Finlandiya’nın ne kadar kritik bir ülkeye dönüştüğünü bir kez daha gösteriyor.
Biz de HaberFin olarak ilk genel izlenimlerimizi sizlerle paylaşmak istedik. Gün boyunca yapılacak temasları ve görüşmeleri takip ettikten sonra, daha kapsamlı yorum yazımızı da sizlere ulaştıracağız.
Ayrıca HaberFin’in Cumhurbaşkanlığı ziyaretlerinde akredite bir medya kuruluşu olarak yer alması da bizim için ayrı bir gurur ve değer taşımaktadır.
Bir sonraki değerlendirme yazımızda görüşmek üzere…
Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü
Fotoğraflar: HaberFin
1
Dünya’nın en çok bisiklet kullanan ülkeleri sıralaması
11375 kez okundu
2
Türk Ehliyeti İle Finlandiya’da Araba Kullanabilir miyim?
10022 kez okundu
3
Fin vatandaşlığı şartları değişiyor, B1 dil puanı şartı kaldırılıyor
8938 kez okundu
4
Finlandiya’da çalışma saati 6’ya düşüyor
8744 kez okundu
5
Çalışma ve oturma izin almak kolaylaşıyor
6227 kez okundu