DOLAR 44,3344 0.07%
EURO 51,1838 -0.3%
ALTIN 6.089,83-4,92
BITCOIN 3036384-0,80%
İstanbul
10°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Finlandiya yerel seçimlerinde Türkçe konuşan adayları tanıyor musunuz 2 ?
  • HaberFin
  • Haberler
  • Finlandiya yerel seçimlerinde Türkçe konuşan adayları tanıyor musunuz 2 ?
536 okunma

Finlandiya yerel seçimlerinde Türkçe konuşan adayları tanıyor musunuz 2 ?

ABONE OL
3 Nisan 2025 06:45
Finlandiya yerel seçimlerinde Türkçe konuşan adayları tanıyor musunuz 2 ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mustafa Altın (Helsinki Vasemmisto)

1. Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Finlandiya’ya geliş hikayeniz ve bugüne kadarki yaşamınız nasıl şekillendi?

Ben 1990’dan beri Helsinki’de yaşıyorum. Asıl niyetim başta Kanada’ya gitmekti ama zamanın akışıyla, çocuk da doğduktan sonra burada yaşamaya başladım. Finlandiya’daki hayatım güzel geçti; öğrencilik dönemi, iş hayatı derken sürekli olarak bir şeylerle meşguldüm. Bu da hem bana tecrübeler kazandırdı hem de hayatın daha canlı yaşanmasını sağladı.

Finlandiya’da sosyal hizmetleri bitirdim. Bunun dışında Talotekniikka dediğimiz inşaat tekniğini okudum. Bir yıl da Ankara Hacettepe Üniversitesi’nin düzenlediği aile danışmanlığı bölümünden mezun oldum. Bunun dışında restoran işlettim ve yıllarca tercümanlık yaptım. Şimdi de Helsinki Belediyesi’ne ait çocuk esirgeme kurumunda çalışıyorum.

2. Sizi siyasete atılmaya iten en önemli neden neydi? Bu yolculuk nasıl başladı?

Siyasete girmemin ne tesadüfi ne de özel sebepleri var. Tamamen zamanın akışı ve kendimi ruhen, zaman ve birikim olarak hazır hissettiğim bir döneme denk gelmesiyle oldu diyebilirim. Bulunduğum şehirde alınan kararlarda söz sahibi olabilmemiz, bizi ilgilendiren konuların sanki bizim çok dışımızdaymış ve onları etkileme imkânımız yokmuş gibi davranmamızın doğru olmadığını düşünüyorum. Madem bu şehirde yaşıyoruz, vergilerimizle birileri hayatımıza yön veriyor, o zaman bu yönde esecek rüzgâra bir nebze olsun yön verme hakkımızı iyi kullanmamız gerektiğine inanıyorum. Biraz da bu anlayıştan kaynaklanan bir ruh haliyle adaylığımı koydum diyebiliriz.

3. Bir Türkiye kökenli aday olarak, siyaset sahnesine adım attığınızda çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?

İnsanlar genel itibarıyla olumlu yaklaşıyor ama kazanamama inançları çok güçlü bir biçimde kendini belli ediyor. Bu olumsuz motivasyon içindeki insanların bu psikolojiden kurtulmaları için öncelikle kişiliğine ve yapabileceklerine inanacakları adayların olması gerekiyor. Olumlu birçok telefon ve mesaj geliyor. Hiç umulmadık insanlardan ciddi manevi destekler alıyorum. Aslında insanların kazanma konusundaki inançlarında bir zayıflık olsa da güvenebilecekleri kişiler olduğunda bu enerjinin pozitif yönde kullanılabileceğini görebiliyorum.

Yapım gereği elimden geldiğince samimi olmaya çalışırım. Ucube hayaller kurmaktan çekindiğim gibi kendimizi zayıf, hiçbir gücü olmayan bir topluluk olarak görmeyi de kabul etmiyorum. “Bizler güçlü bir topluluğuz ve burada söz sahibi olmalıyız.” düşüncesinin insanların zihninde yer etmesi lazım.

4. Seçildiğiniz takdirde, belediye meclisinde öncelikli olarak hangi konular üzerinde çalışmak istiyorsunuz?

Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağıma söz verebilirim. Özellikle yabancıları yakından ilgilendiren sosyal hizmetler, okullar, kreşler ve yabancıların daha iyi iş ortamlarına sahip olmalarını sağlayacak fırsatlarla tanışmaları için çaba harcayacağım. Çünkü birçok insanımız, belediyenin sunduğu imkânlardan ya habersiz ya da sisteme nasıl entegre olup bir şeyler yapabileceğini bilmediğinden pasif kalabiliyor.

Bu da gerçekten bir şeyleri başarabilecek insanların kimse tarafından fark edilmeden heba olmasına sebep olabiliyor.

İnsanları belediye imkânlarıyla tanıştırmak, projelerden ve ihalelerden haberdar etmek, yabancıları ilgilendiren konular hakkında önceden bilgi sahibi olmalarını sağlamak ve katılımlarını artırmak öncelikli çalışmalarım arasında olacak.

İnsanlar yerel yönetimlere biraz duyarsız. Bunu da yukarıda belirttiğim gibi bir şeylere etki edebilme inancının eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Şimdiki seçimlerde kazanırsam ve halka olumlu bir izlenim verirsem, bu gençlere daha fazla cesaret verecek, motivasyonlarını yükseltecek, aileler çocuklarını motive edecek. Yabancıların yalnızca temizlik, pizza ya da Kela kapılarında sıra bekleyen bir topluluk değil; başarılı, azimli ve inançlı bireyler olduklarını, bu ülkede yaşadıklarına göre söz sahibi olma haklarını nasıl doğru temelde kullanabileceklerini göstermek istiyorum.

6. Türkiye kökenli seçmenler en çok hangi sorunları gündeme getiriyor?

Türkiye kökenli demekten çok, yabancıların belli başlı sunduğu sorular veya beklentileri olmadığını görüyorum. Ama bunun asıl sebebini yukarıda tekrar tekrar belirterek anlatmak zorundayım.

İnsanlar aslında ne isteyebileceklerini de bilmiyorlar. Türkiye’deki klasik “Sana oyumu verirsem bana ne verirsin?” esprisini yapsalar da bunun altındaki sosyolojik sebep, ne isteyeceklerini bilememelerinden kaynaklanıyor.

Öncelikle, seçilecek kişinin neler yapabileceğinden çok, temsiliyetin ne kadar önemli olduğunu kavramaları gerekiyor. Bu temsiliyetin onları nasıl umutlandıracağını ve ileriki nesiller için nasıl bir kök salacağını anlamaları gerekiyor.

Dağınık duruşun ve kişisel ilişkilerin ne kendilerine ne de topluma bir şey kazandırmayacağını idrak etmeleri gerekiyor.

Pratikte, Helsinki Belediyesi’nin imkânlarından nasıl yararlanılacağının formülünü çözdüğümüzde gerisinin yeni ve dinamik adayların katılımıyla daha da güçleneceğine inanıyorum. “Bu formül nedir?” diye sorarsanız, cevabını benim de tam olarak bilmediğim bir şey… Mecazi anlamda “Bir deryaya giriyoruz. Hangi zorluklarla karşılaşacağız, hangi tropik adalarda meyve yiyeceğiz?” bilemiyoruz ama umutluyum.

7. Finlandiyalı ve Göçmen Kökenli Seçmenlerin Öncelikleri Arasında Farklılıklar Var mı?

Finliler daha çok parti temelli yaklaşıyor. Bunun hem olumlu hem de olumsuz etkileri var. Olumlu tarafı, belli ideolojik kalıplarla kimlerin nasıl politikalarla halka yaklaşacağını bilmeleri ve bunun oy kullanmalarını kolaylaştırması. Ama olumsuz tarafı ise belli bir kalıba sıkışma riski doğurması. Bu yüzden de partilerin oy ivmelerinde çok ciddi değişimler olmuyor, siyasette cansızlaşma yaşanıyor ve yeni politikacıların çıkması önünde engel oluşabiliyor. Çünkü kalıplaşmış politik düşünceleri değiştirmek pek mümkün olmuyor.

Yabancıların yaklaşımı ise ülkenin ana gündem konularından haberdar olmamalarından dolayı daha çok şahıslar üzerinden ilerliyor. Durum böyle olunca ne beklediklerini, ne istediklerini bilememe sorunu ortaya çıkıyor ve ciddi, hararetli bir seçim atmosferi bir türlü oluşmuyor. Yabancıların büyük bir kesimi, çoğu zaman cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri olduğunda bile ülkede seçim yapıldığından habersiz olabiliyor. Bunun sebebi de “Bizler de varız ve sözümüzün bir kıymeti olmalı.” anlayışının zihinlere tam olarak oturmamış olması. Bunun başarılması da dürüst ve gerçekten çalışabilecek, becerebilecek siyasetçilerin önayak olmasıyla mümkün olabilir.

8. Genç Göçmenler Hangi Zorluklarla Karşılaşıyor? Nasıl Desteklenebilirler?

Gençler, dünyanın en iyi eğitim veren Finlandiya okullarında eğitim görüyor ama ebeveynlerinin olayları geriden izlemesi onları da pasifize edebiliyor. Bu gençler böyle bir eğitimle ülke yönetebilirler. Önemli olan, cesaret ve yapabilme inancının verilmesidir. Gençlere tavsiyem; kendilerine ve toplumlarına güvenmeleri, azimli olmaları ve yaptıklarıyla söylediklerinin birbiriyle çelişmemesi, yani samimi olmalarıdır.

9. Finlandiya’da Çok Kültürlülüğü ve Toplumsal Uyumu Artırmak İçin Neler Yapılmalı?

Finlandiya’daki Türkiye kökenli insanların aslında güçlü dayanışma ağları var. İnsanlar iletişim hâlindeler, dillerini ve kültürlerini yaşatmak istiyorlar ve bunu başarıyorlar. Önemli olan, kamusal alanda bunu daha da kurumsallaştırmalarıdır.

Kültürler arası köprüler inşa etmek her zaman mümkündür. Önemli olan, bunun özveriyle ve istekle yapılmasıdır. Türkiye büyük bir ülke. Büyük şehirlerin Helsinki ile, Helsinki’nin de büyük şehirlerimizle ortak çalışmalar yapmak isteyeceğinden eminim. Kardeş belediyeler edinebiliriz, ortak projeler geliştirilebilir. Özellikle büyükşehirler ve turistik bölgelerin belediyeleriyle bu çalışmalar üzerinde durulabilir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.