

Avrupa Birliği, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana belki de en kırılgan dönemlerinden birinden geçiyor. Bir yanda Ukrayna cephesinde Rusya ile dolaylı ama son derece sert bir savaşın içindeler; diğer yanda ise Atlantik’in öte yakasında giderek öngörülemez hale gelen, “Trump Amerikası” ile derinleşen bir güven bunalımı yaşanıyor. Sorulması gereken soru artık şu: AB, Rusya’dan sonra ikinci bir cepheyi ABD ile mi açmak zorunda kalacak?
Donald Trump’ın yeniden Beyaz Saray’a dönmesi, Avrupa başkentlerinde yalnızca bir lider değişimi olarak görülmüyor. Bu, aynı zamanda NATO’nun geleceği, transatlantik ittifakın ruhu ve Avrupa’nın güvenlik mimarisi açısından varoluşsal bir tehdit anlamına geliyor. Trump’ın ilk başkanlık döneminde NATO’yu “yük” olarak nitelendirmesi, 5. maddeye olan bağlılığını açıkça sorgulaması ve Avrupa’yı savunma harcamaları üzerinden tehdit etmesi hala hafızalarda. Bugün ise tablo daha da karanlık.
Ukrayna savaşı, AB ülkelerini hem ekonomik hem askeri hem de siyasi olarak fazlasıyla yıprattı. Enerji krizi, enflasyon, savunma bütçelerindeki patlama ve iç siyasette yükselen aşırı sağ, Avrupa’nın manevra alanını daraltıyor. Buna rağmen AB, Rusya’ya karşı geri adım atmamakta kararlı. Ancak bu kararlılık, ABD’nin güvenlik şemsiyesi olmadan sürdürülebilir mi? İşte Trump faktörü bu noktada devreye giriyor.
Trump’ın son dönemde Grönland üzerinden verdiği mesajlar, meselenin yalnızca Ukrayna ile sınırlı olmadığını gösteriyor. ABD’nin Grönland’a yönelik açık ya da örtülü hamleleri, Avrupa egemenliğine doğrudan bir meydan okuma olarak algılanıyor. Danimarka toprağı olan Grönland, NATO müttefikleri arasında bile sert bir çıkar çatışmasının potansiyel sahnesi haline gelmiş durumda. Bu, AB için bir kabus senaryosu: Aynı anda hem doğuda Rusya’yla hem de batıda ABD ile jeopolitik gerilim.
Trump’ın “önce Amerika” anlayışı, NATO’yu bir değerler ittifakı olmaktan çıkarıp bir tür ticari sözleşmeye indirgemiş durumda. Bu yaklaşım, Avrupa’yı kendi savunmasını kendi başına üstlenmeye zorluyor. Ancak sorun şu ki AB, askeri olarak hala parçalı, siyasi olarak ise yeterince cesur değil. Ortak ordu fikri kağıt üzerinde kalırken, gerçek dünyada Avrupa hala Washington’a bağımlı.
Trump’ın çılgınlıkları olarak görülen çıkışları aslında daha derin bir gerçeği açığa çıkarıyor: ABD ile Avrupa’nın stratejik öncelikleri giderek ayrışıyor. Washington için Çin ve iç politika öncelikli; Avrupa için ise Rusya varoluşsal bir tehdit. Bu ayrışma derinleştikçe, NATO’nun geleceği de belirsizleşiyor.
Sonuç olarak AB, iki cephede birden savaşmak istemiyor ama buna zorlanabilir. Rusya ile süren savaş, Avrupa’yı askeri olarak; Trump Amerikası ise siyasi ve stratejik olarak köşeye sıkıştırıyor. Eğer Avrupa bu süreçten kendi savunma kapasitesini güçlendirerek, stratejik özerkliğini inşa ederek çıkamazsa, NATO yalnızca kağıt üzerinde var olan bir ittifak haline gelebilir.
Finlandiya açısından tablo daha da hassas. Rusya ile 1300 kilometreyi aşan uzun bir kara sınırına sahip olan Finlandiya, NATO’ya katılımıyla güvenliğini sağlamlaştırdığını düşünürken, Trump Amerikası’nın NATO’ya bakışı Helsinki’de ciddi kaygı yaratıyor. Ukrayna savaşı sonrası hızla Batı güvenlik mimarisine entegre olan Finlandiya, olası bir ABD-Avrupa geriliminde en ön cephede kalabilecek ülkelerden biri. Özellikle Arktik bölge ve Grönland üzerinden şekillenen jeostratejik rekabet, Finlandiya’nın yalnızca Rusya’ya karşı değil, büyük güçler arası gerilimlerin kesişim noktasında kalmasına yol açıyor. Eğer NATO’nun caydırıcılığı Washington’daki siyasi iradeye bağlı hale gelirse, Finlandiya için kolektif savunma bir güvence olmaktan çıkıp belirsiz bir vaat haline gelebilir.
Tarkan Tekten HaberFin Genel Yayın Yönetmeni
Fotoğraf: Whitehouse.gov
1
Sosyal yardımlar ile yaşayan bir Türk, entegre olmadığı için sınır dışı edildi
4102 kez okundu
2
Sığınmacı krizinde Polonya, Finlandiya, Türkiye üçgeni
2960 kez okundu
3
Dışişleri Bakanı Valtonen; Macaristan AB’yi temsil edemez
2264 kez okundu
4
AB Aşı pasaportu ile yazın seyahat mümkün mü?
1858 kez okundu
5
Koronavirüs aşı pasaportu geliyor
1630 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.