

Rusya’nın Ukrayna işgaline karşı “tek vücut” olan ve uluslararası hukuku savunan Batı dünyası, Orta Doğu’daki son gelişmelerde sessizliğe bürünürken; Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksandır Stubb, diplomatik nezaketin ötesine geçerek mevcut krizin röntgenini çekti.
Batı bloku, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü söz konusu olduğunda ambargolardan askeri desteğe kadar her türlü enstrümanı devreye sokarken, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarında benzer bir kararlılık sergilemekten kaçınıyor. Avrupa başkentlerinde sessizlik hakimken, Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksandır Stubb’ın Yle’nin Ykkösaamu programında yaptığı açıklamalar, uluslararası sistemin içinde bulunduğu “ikiyüzlülük” ve “güç boşluğu” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Geleneksel Avrupa çizgisinden farklı olarak durumu daha çıplak bir gerçeklikle değerlendiren Stubb, ABD’nin artık meşruiyet arayışına girmediğini vurguladı. Stubb, “Genellikle bu tür saldırılar için gerekçe ya BM’den ya da en azından müttefiklerden aranırdı. Şimdi ise bu konuda pek bir şey sorulmuyor,” diyerek, yerleşik uluslararası kuralların nasıl bypass edildiğine dikkat çekti.
Cumhurbaşkanına göre, bu durum sadece bölgesel bir çatışma değil, dünya siyasetindeki köklü bir değişimin yansıması:
“Uluslararası kurumlar ve kurallar ihlal edildiğinde bir güç boşluğu oluşur. İşte o zaman bu tür saldırılar da mümkün hale gelir.”
Haber analizlerinde öne çıkan bir diğer nokta ise Batılı güçlerin “nükleer silah” konusundaki seçici tutumu. Kendi cephaneliklerinde binlerce nükleer başlık bulunduran ülkelerin, İran’ın nükleer programına karşı sergilediği sert tavır, Stubb’ın işaret ettiği “kuralsızlık” döneminin bir parçası olarak görülüyor. Stubb, bu süreçte Rusya’nın etkisiz kalmasını ise Moskova’nın zayıflayan küresel konumuna bağlıyor. Venezuela ve Küba örneklerini hatırlatan Stubb, Rusya’nın artık eski müttefiklerini koruyacak diplomatik veya askeri manevra alanına sahip olmadığını belirtiyor.
Stubb, Orta Doğu’daki durumun sadece İsrail ve İran arasında olmadığını, Arap devletlerinin de bu denklemde stratejik bir sessizlik içinde olabileceğini ima etti. Hamas ve Hizbullah gibi İran destekli yapıların zayıflamasının, bazı Arap başkentlerinde memnuniyetle karşılanabileceğini belirten Finlandiya lideri, tablonun sanılandan çok daha karmaşık olduğunu ifade etti.
Stubb’ın bu net ve sistemsel eleştirileri, Finlandiya iç siyasetindeki ton farkını da ortaya koydu. Başbakan Petteri Orpo, konuya dair daha “düşük profilli” ve genel geçer bir diplomasi çağrısı yapmayı tercih ederken; Stubb, Batı’nın Trump ve Netanyahu argümanlarına eklemlendiği bir dönemde, uluslararası hukukun erozyonunu yüksek sesle dile getiren nadir liderlerden biri oldu.
Aleksandır Stubb’ın yaklaşımı, Batı’nın “değerler temelli dış politika” söylemi ile “reelpolitik” uygulamaları arasındaki uçurumu göstermesi açısından kritik bir önem taşıyor. Finlandiya lideri, müttefiki olan ABD’nin hukuk dışı adımlarını eleştirebilen duruşuyla, uluslararası sistemin yeniden inşası için dürüst bir tartışma zemini sunuyor.
Fotograf: Presidentti.fi
1
Dünya’nın en çok bisiklet kullanan ülkeleri sıralaması
11137 kez okundu
2
Türk Ehliyeti İle Finlandiya’da Araba Kullanabilir miyim?
9876 kez okundu
3
Fin vatandaşlığı şartları değişiyor, B1 dil puanı şartı kaldırılıyor
8800 kez okundu
4
Finlandiya’da çalışma saati 6’ya düşüyor
8609 kez okundu
5
Çalışma ve oturma izin almak kolaylaşıyor
6112 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.