

Finlandiya Savunma Kuvvetleri askeri ekonomi şefi korgenerali Jari Mikkonen, Türkiye’nin son yıllarda önemli ölçüde gelişen savunma sanayisine dikkat çekerek iki ülke arasında savunma sanayisi, askeri eğitim ve tatbikat alanlarında işbirliğinin geliştirilebileceğini söyledi. Komutan ayrıca NATO’nun 5. maddesinin devreye girmesi halinde müttefiklerin birbirlerine yardım edeceğine güvendiğini belirtti.
Finlandiya’nın NATO üyeliğiyle birlikte Türkiye ile savunma ve güvenlik alanındaki ilişkileri de yeni bir boyut kazanırken, Finlandiyalı bir komutan iki ülke arasındaki işbirliğinin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin savunma sanayisine özel olarak değinen Mikkonen, sektörün son birkaç on yılda büyük bir gelişme gösterdiğini belirterek Türkiye’nin ileri teknolojiye ve güçlü savunma ürünlerine sahip olduğunu söyledi.
Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişimini yakından değerlendiren komutan, sektörün son yıllarda önemli ölçüde büyüdüğünü ifade etti.
Komutan, “Her şeyden önce Türkiye güçlü bir savunma sanayisine sahip. Son birkaç on yıl içinde çok güzel bir şekilde gelişti. İleri teknolojiye ve oldukça iyi ürünlere sahip” dedi.
Finlandiya’nın da savunma alanında geliştirdiği ürünler bulunduğuna dikkat çeken komutan, iki ülkenin birbirlerinin yeteneklerinden yararlanabileceğini belirtti.
Jari Mikkonen “Savunma sanayii işbirliği kesinlikle ilerletilmesi gereken alanlardan biri. Finlandiya’nın da iyi ürünleri var. İki ülke birbirine yardımcı olabilir ve belki birlikte çalışabilir” ifadelerini kullandı.
Komutan, Finlandiya ile Türkiye arasındaki askeri işbirliğinin yalnızca savunma sanayisiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek ortak tatbikatların da mümkün olduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki coğrafi mesafenin uzak olduğunu kabul eden komutan, buna rağmen ortak tatbikatların gerçekleştirilebileceğini ifade etti.
NATO kapsamındaki operasyonel planlamanın ise kendi gereklilikleri bulunduğunu belirten komutan, bu alandaki çalışmaların devam ettiğini ancak operasyonel planlamaya ilişkin ayrıntı veremeyeceğini söyledi.
Komutan ayrıca eğitim alanında da Finlandiya ile Türkiye arasında işbirliğinin mümkün olduğunu belirtti.
Türkiye’nin insansız hava aracı ve SİHA teknolojilerinin Finlandiya açısından değerlendirilip değerlendirilmediği sorusuna ise komutan daha temkinli yanıt verdi.
Şu ana kadar doğrudan bir temas veya bu konuda bir müzakere olmadığını belirten komutan, uzmanların farklı alternatifleri inceliyor olabileceğini söyledi.
“Bildiğim kadarıyla doğrudan temaslar veya bu anlamda müzakereler olmadı. Elbette uzmanlar çeşitli alternatifleri inceliyor olabilirler. Ancak şu ana kadar anlaşma düzeyinde bir şey yok” dedi.
Türk drone sistemlerinin diğer sistemlere göre daha güçlü olup olmadığı sorulduğunda ise komutan, herhangi bir sistemi test etmeden karşılaştırma yapmanın doğru olmayacağını belirtti.
“Bunların test edilmesi gerekir. Farklı sistemler test edilir ve ardından hangi alanlarda fırsatlar bulunduğuna bakılır. Deneme ve test süreçleri oldukça önemlidir” değerlendirmesinde bulundu.
Röportajın Türkiye açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri ise NATO’nun 5. maddesine ilişkin değerlendirme oldu.
ABD’nin Avrupa’da yaşanabilecek bir savaş durumunda Avrupa ülkelerine ne ölçüde destek vereceğine ilişkin tartışmalar ve Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri hatırlatılarak, NATO’nun 5. maddesinin uygulanması halinde Türkiye’nin Finlandiya’ya yardım edip etmeyeceği soruldu.
Komutan, ülkelerin ikili ilişkileri veya siyasi tartışmalar üzerinden değerlendirme yapmak yerine NATO yükümlülüklerine güvendiğini söyledi.
“Ben anlaşmalara uyulacağına güveniyorum. NATO üyesiysek ve 5. maddenin yürürlüğe girmesini gerektiren bir durum ortaya çıkarsa, müttefiklerin birbirine yardım edeceğine inanıyorum.”
Bu açıklama, Türkiye’nin olası bir NATO çatışmasında Finlandiya’ya yönelik yükümlülükleri konusunda komutanın açık biçimde ittifak dayanışmasına vurgu yaptığını gösteriyor.
Komutan, Finlandiya’nın güvenliği açısından kritik öneme sahip bir başka konu olan Baltık Denizi’nin olası şekilde kullanılamaması senaryosuna ilişkin de önemli bilgiler verdi.
Finlandiya’nın dış ticaretinin yaklaşık yarısının Baltık Denizi üzerinden gerçekleştiğini belirten komutan, buna rağmen denizin tamamen kapanmasını düşük ihtimalli bir senaryo olarak değerlendirdi.
Rusya açısından da Baltık Denizi’nin önemli olduğunu belirten komutan, St. Petersburg ve Moskova’nın lojistik bağlantıları ile Rus enerji ihracatının bir bölümünün Baltık üzerinden gerçekleştiğine dikkat çekti.
Ancak Finlandiya ordusunun böyle bir ihtimale karşı hazırlıksız olmadığını da vurguladı.
“Askerler her türlü duruma hazırlanırlar” diyen komutan, Baltık Denizi’ndeki deniz trafiğinin kesintiye uğraması halinde kritik malzeme akışının Finlandiya’ya devam ettirilmesi gerektiğini söyledi.
Komutana göre Finlandiya’nın bu konuda alternatif ulaşım seçenekleri bulunuyor.
Malzemelerin İsveç ve Norveç üzerinden, Botniya Körfezi ve kuzey güzergahları kullanılarak Finlandiya’ya ulaştırılabileceğini belirten komutan, ancak bu seçeneklerin Baltık Denizi üzerinden gerçekleştirilen büyük hacimli taşımacılığın tamamını karşılayamayacağını ifade etti.
Böyle bir durumda hangi malzemelerin öncelikli olduğuna karar verilmesi ve lojistik akışın kısıtlanması gerekebileceğini belirten komutan, “Bunun için bir planımız var. Her zaman Baltık Denizi’nin normal şekilde işleyeceğine güvenemeyiz” dedi.
Röportajda Finlandiya’nın F-35 programına katılımı da gündeme geldi.
F-35’in eski nesil savaş uçaklarıyla karşılaştırıldığında performans açısından önemli bir üstünlük sağladığını belirten komutan, özellikle modern hava savunma ortamlarında uçağın düşük görünürlük özelliklerinin önemli olduğunu söyledi.
Komutan, “F-35’in performansı tartışmasız biçimde üstün. Eski, dördüncü nesil uçaklarla karşılaştırıldığında gerçekten çok üstün” ifadelerini kullandı.
F-35’in İran operasyonlarında gösterdiği performansa da atıfta bulunan komutan, uçağın karşı taraf tarafından tespit edilmesinin ve etkili biçimde müdahale edilmesinin zor olduğu koşullarda görev yapabilmesinin önemli bir kabiliyet olduğunu belirtti.
F-35’in motorundan yayılan ısı nedeniyle kızılötesi/ısı güdümlü füzeler tarafından tespit edilip edilemeyeceği sorulduğunda ise komutan, bu tür teknolojilerin varlığının bilinen bir gerçek olduğunu söyledi.
“Evet, elbette ısı güdümlü füzeler var. Motor hala sıcak; bu açık bir gerçek” diyen komutan, F-35 gibi uçaklarda ısı izinin azaltılabileceğini ancak bunun tamamen ortadan kaldırılamayacağını ifade etti.
Komutan ayrıca Finlandiya’nın halihazırda güçlü hava savunma sistemlerine sahip olduğunu belirterek, kendi geçmişinin de hava kuvvetlerine dayandığını hatırlattı.
Röportajın genelinde Mikkonen’in mesajı, Finlandiya ile Türkiye arasındaki savunma ilişkilerinin NATO üyeliğinin ötesinde savunma sanayisi, askeri eğitim ve ortak tatbikatlar üzerinden geliştirilebileceği yönünde oldu.
Türkiye’nin savunma sanayisine yönelik olumlu değerlendirmesi ve NATO’nun 5. maddesi kapsamında müttefiklerin birbirine yardım edeceğine duyduğu güven, röportajın Türkiye açısından öne çıkan mesajları arasında yer aldı.
Jari Mikkonen Mayıs ayında Ankara’da düzenlenen NATO zirvesine Finlandiya adına katılmış bazı görüşmelerde bulunmuştu.
Haber: Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Haber Müdürü
1
Dünya’nın en çok bisiklet kullanan ülkeleri sıralaması
12036 kez okundu
2
Türk Ehliyeti İle Finlandiya’da Araba Kullanabilir miyim?
10394 kez okundu
3
Fin vatandaşlığı şartları değişiyor, B1 dil puanı şartı kaldırılıyor
9213 kez okundu
4
Finlandiya’da çalışma saati 6’ya düşüyor
8995 kez okundu
5
Çalışma ve oturma izin almak kolaylaşıyor
6406 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.