

AB’den iki uyarı birden: Finlandiya hem bütçe açığı hem de artan sosyal eşitsizlik nedeniyle izleme listesinde. Ekonomistler kemer sıkmanın artık çözüm olmadığını söylüyor.
Finlandiya son haftalarda Avrupa Birliği’nden gelen iki ciddi uyarıyla karşı karşıya kaldı. Birincisi, kamu borcu ve bütçe açığı nedeniyle ülkenin “mali disiplin gözetim listesine” alınması.
İkincisi ise kamuoyunda çok az konuşulan ama etkisi çok daha derin olan bir başka rapor: Finlandiya, sosyal eşitsizliğin hızla artma riski bulunan dokuz AB ülkesinden biri.
Ekonomistler bu iki gelişmenin aynı kök sorunu işaret ettiğini söylüyor:
Ekonomik büyümenin yıllardır durması.
“Kemer sıka sıka büyüme gelmez”
Uzmanlara göre hükümetin politikası, “biraz daha kesinti yaparsak büyüme gelir” anlayışı üzerine kurulu. Ancak rakamlar bunun gerçekleşmediğini gösteriyor.
Son yıllarda uygulanan sert tasarruf politikalarına rağmen ekonomik büyüme neredeyse sıfır, ihracat zayıf, yatırımlar düşük, tüketici güveni dibe vurmuş durumda.
Ekonomist Jan Vapaavuori bu durumu şöyle özetliyor:
“Ekonomi psikolojidir. İnsanlar parası olsa bile harcamıyor. Korku ve belirsizlik ekonomiyi kilitliyor.”
Uzmanlar, aşırı kesinti politikalarının hem Finlandiya’da hem de Almanya ve Estonya gibi ülkelerde büyümeyi baskıladığını belirtiyor.
Örneğin Estonya, AB’nin en düşük borç oranına sahip olmasına rağmen pandemi sonrası ekonomik toparlanmada Finlandiya’nın bile gerisinde.
Euro, ihracat ve yeni tartışma: “Acaba Fin markkasına mı dönsek?”
Finlandiya’nın ihracata bağımlı ekonomisinin euroya bağlı olmasının, ekonomik toparlanmayı zorlaştırdığı görüşü de giderek güçleniyor.
Bazı ekonomistler, İsveç ve Danimarka’nın kendi para birimleri sayesinde daha esnek hareket edip daha hızlı büyüdüğünü savunarak şu soruyu gündeme getiriyor: “Finlandiya’nın da bağımsız para politikasına ihtiyacı olabilir mi?”
Bu görüş henüz siyasi ana akıma girmiş değil, ancak tartışmalar artıyor.
Sağlık Sisteminde Şok Tespit: İşlemlerin yüzde 30’u Gereksiz
Araştırmacı ve pratisyen hekim Aleksi Raudasoja’nın doktora çalışması, sağlık harcamalarının büyük bir kısmının boşa gittiğini ortaya koyuyor.
Sağlık işlemlerinin yaklaşık üçte biri hiçbir fayda sağlamıyor.
Bu gereksiz hizmetlerin maliyeti yıllık yüz milyonlarca euro, hatta tahminen milyar seviyesinde.
Aşırı tedavi edilen kesimler: iş sağlığı hizmetinden yararlanan çalışanlar
Yetersiz tedavi edilen kesimler: kamu sağlık sistemine bağımlı, sağlık sorunları ağır olan kişiler
Raudasoja’ya göre sistem “ikiye bölünmüş” durumda:
“Özelde kolay erişim var, kamu tarafında randevu yok. Doktorlar hastaya zaman ayıramadığı için gereksiz testler ve tedaviler artıyor.”
Özel sağlık hizmetlerinde fiyat uçurumu: Laboratuvarda 10 kat fark
Gazetecilerin yaptığı karşılaştırmalara göre:
Kamu laboratuvar hizmetleriyle özel laboratuvarların ücretleri arasında 10 kata varan fark bulunuyor.
Şirketler özel sağlık masraflarının son yıllarda ikiye katlandığını bildiriyor.
Buna rağmen bazı siyasi çevreler kamu sağlık hizmetinin daha fazla özelleştirilmesini savunuyor.
Uzmanlar buna “çifte standart” diyor: “Kendi şirketinin sağlık masrafları ikiye katlanınca şikâyet edenler, kamu sağlık sistemini zayıflatmayı savunuyor. Bu ideolojik bir tutum.”
Dünya örnekleri: ABD’nin “pahalı ve eşitsiz” modeli uyarıyor
ABD’de özel sigorta temelli sağlık sistemi kişi başına Finlandiya’nın üç katı maliyete sahip.
Buna rağmen sağlık sonuçları daha kötü ve milyonlarca kişi sistemin tamamen dışında.
Çözüm arayışı: Almanya modeli ilham verebilir
Uzmanlar, Almanya’nın “özel üretim – kamu finansmanı” modelinin Finlandiya’da incelenmesi gerektiğini söylüyor.
Bu sistemde:
Tedavi hizmetleri çoğunlukla özel doktorlarca sağlanıyor,
Maliyetler devlet tarafından karşılanıyor,
Kamu hangi tedaviyi ödeyeceğini tam olarak belirliyor.
“Kanser tedavin devlet tarafından ödenir, ama estetik burun ameliyatını kendin ödersin. Sistem net ve sade.”
Fin hükümeti de son haftalarda aile hekimliği modeline 4 milyon euroluk ek kaynak ayırdı. Pilot denemeler devam ediyor.
Sonuç: Finlandiya hem ekonomide hem sağlıkta yol ayrımında
Hem ekonomik durgunluk hem artan sosyal eşitsizlik hem de tıkanan sağlık sistemi, Finlandiya’nın önünde büyük bir reform ihtiyacı olduğunu gösteriyor.
Giderek daha fazla uzman aynı noktada buluşuyor:
Kemer sıkmak tek başına çözüm değil; Finlandiya’nın büyümeyi yeniden başlatacak yeni bir hikâyeye ihtiyacı var.
Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü
1
Dünya’nın en çok bisiklet kullanan ülkeleri sıralaması
10796 kez okundu
2
Türk Ehliyeti İle Finlandiya’da Araba Kullanabilir miyim?
9489 kez okundu
3
Fin vatandaşlığı şartları değişiyor, B1 dil puanı şartı kaldırılıyor
8594 kez okundu
4
Finlandiya’da çalışma saati 6’ya düşüyor
8376 kez okundu
5
Çalışma ve oturma izin almak kolaylaşıyor
5969 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.