DOLAR 49,92560,07%
EURO 55,7150-0,26%
ALTIN 6.222,90-3,56
BITCOIN 38942800,54%
İstanbul
17°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Turku’daki cami projesi tartışma yaratıyor: Yasaklamak mı, denetlemek mi?
  • HaberFin
  • Haberler
  • Turku’daki cami projesi tartışma yaratıyor: Yasaklamak mı, denetlemek mi?
236 okunma

Turku’daki cami projesi tartışma yaratıyor: Yasaklamak mı, denetlemek mi?

ABONE OL
1 Kasım 2026 14:19
Turku’daki cami projesi tartışma yaratıyor: Yasaklamak mı, denetlemek mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

HABERFİN ÖZEL HABER

Finlandiya’da Müslüman nüfusun artmasıyla birlikte ibadethane ve kültürel faaliyet alanlarına duyulan ihtiyaç yeniden gündeme geldi.

Camiler Finlandiya’da yaşayan Müslümanlar için yalnızca namaz kılınan bir mekan değil; aynı zamanda sosyal dayanışma, din eğitimi, kültürel aktarım ve toplumsal birlikteliğin sağlandığı merkez niteliğini de taşıyor. Ülkede kalıcı bir toplumsal gerçeklik haline gelen Müslüman nüfusun bu ihtiyaçları, Turku’da planlanan İslam Kültür Merkezi projesiyle yeniden tartışmaya açıldı.

Turku’da yapılaması planlanan İslam Kültür Merkezi’ne islam karşıtı, ırkçı Perussuomalaiset (Gerçek Finler Partisi) milletvekilleri karşı çıkıyor.

Turku’da inşa edilmesi planlanan merkezde caminin yanı sıra anaokulu, altı derslik, gençlik merkezi ve ticari alanların bulunması öngörülüyor. Projeyi yürüten Turku İslam Kültür Merkezi Vakfı, merkezin Müslümanların dinlerini ve kültürlerini Finlandiya toplumunun bir parçası olarak yaşayabilmelerini amaçladığını belirtiyor. Vakfın polis tarafından verilmiş bağış toplama izni de bulunuyor.

Proje, Gerçek Finler Partisi siyasetçilerinin itirazlarıyla karşı karşıya

Gerçek Finler Partisi’nden Turku Belediye Meclisi üyesi Vilhelm Junnila, 26 Ekim 2026 tarihli açıklamasında projenin ilerletilmemesini, belediyenin arsa tahsisi ve mali destek sağlamamasını istedi. Junnila, yabancı finansman, siyasi İslam’ın olası etkisi, eğitim faaliyetlerinin içeriği ve paralel toplumsal yapılar oluşması ihtimali konusunda endişelerini dile getirdi.

Gerçek Finler Partisi milletvekili Avrupa Parlamentosu üyesi Sebastian Tynkkynen de benzer bir siyasi çizgide hareket ediyor. Tynkkynen, 22 Nisan 2026 tarihinde camilerin ve İslam merkezlerinin Avrupa Birliği genelinde çoğalmasını engelleyen bir önerge sundu. Ayrıca ibadethanelerin yabancı siyasi müdahalelerden korunması ve yabancı devlet bağlantılı nüfuz faaliyetlerinin incelenmesi konusunda da girişimde bulundu.

Yasaklamak mı, yasal zeminde denetlemek mi?

Tartışmanın diğer tarafında ise Finlandiya’daki Müslümanların dini ve kültürel ihtiyaçlarının görmezden gelinemeyeceği görüşü öne çıkıyor.

Bu yaklaşımı savunanlara göre İslam artık Finlandiya’nın toplumsal gerçeklerinden biri. Müslümanlar, inançları ve kültürel gelenekleri doğrultusunda dini hayatlarını sürdürmek, çocuklarına dinlerini öğretmek, ibadet etmek ve sosyal dayanışma faaliyetlerinde bulunmak istiyor.

Yasal faaliyetlerin engellenmesi radikallerin işine yarar

Bu ihtiyaçların yasaklama, dışlama veya aşırı kısıtlama yoluyla ortadan kaldırılması mümkün olmadığı gibi, böyle bir yaklaşımın istenmeyen sonuçlar doğurabileceği de ifade ediliyor.

Yasal camilerin, dini derneklerin, eğitim ve kültür merkezlerinin faaliyet göstermesine izin verilmesinin, bu yapıların şeffaf ve denetlenebilir olmasını sağlayacağı belirtiliyor. Buna karşılık yasal faaliyet alanlarının daraltılması, bazı insanların kayıt dışı ve denetimsiz dini yapılara yönelmesi riskini beraberinde getirebilir.

Bu nedenle dini kurumların yasaklanması yerine, açık ve eşit kurallara tabi tutulması gerektiği savunuluyor.

T.C. Diyanetin faaliyetleri de şeffaflık çerçevesinde değerlendirilmeli

Tartışmanın önemli boyutlarından biri de Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Avrupa’daki faaliyetleri.

Diyanet’in Finlandiya’daki dini, kültürel ve toplumsal faaliyetleri de diğer yabancı devlet bağlantılı kurumlar gibi şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilebilir.

Burada temel ölçüt, bir kurumun Türkiye’den veya başka bir ülkeden bağlantı taşıması değil; finansmanının, karar alma süreçlerinin, eğitim içeriklerinin ve faaliyetlerinin Finlandiya yasalarına uygun olmasıdır.

Güvenlik ve din özgürlüğü birlikte korunabilir

Turku’daki cami projesi, Finlandiya’nın önündeki önemli bir toplumsal tercihi gündeme getiriyor: Müslümanların dini ve kültürel ihtiyaçlarını görmezden gelmek mi, yoksa bu ihtiyaçların demokratik hukuk düzeni içerisinde karşılanmasını sağlamak mı?

Din özgürlüğü, yabancı finansman ve eğitim faaliyetlerinin denetimsiz bırakılması anlamına gelmiyor. Ancak denetim ihtiyacı da belirli bir dinin mensuplarının ibadethane kurma hakkının sınırlandırılması için gerekçe haline getirilmemeli.

Uzmanlar ve karar vericiler açısından asıl mesele, Müslümanların toplumsal hayata eşit katılımını sağlayan, aynı zamanda şeffaflık ve hukuki denetimi güvence altına alan bir model oluşturabilmek.

Turku’daki tartışma, yalnızca bir caminin inşa edilip edilmeyeceği meselesi değil; Finlandiya’nın din özgürlüğü, çoğulculuk ve toplumsal bütünleşme konularındaki yaklaşımının da bir sınavı niteliğinde.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.