

Finlandiya İçişleri Bakanı Mari Rantanen’in sert tutumunun İçişleri Bakanlığında özellikle de polis teşkilatında huzursuzluk yarattığı ve çalışma ortamını gerdiği ifade ediliyor.
Yle’ye konuşan çok sayıda bakanlık yetkilisi, güçlü siyasi yönlendirme, baskı ve “korku atmosferi”nden söz ediyor.
Yle haber ajansının haberine göre, İçişleri Bakanlığı’ndaki gerilim Mari Rantanen’in bakan olmasından itibaren başladı. Bakanlık çalışanları, Rantanen ve ekibinin sık sık çalışanların işlerine müdahale ettiğini, bakanın memurlara güvenmediğini ve çalışmalarını yeterince takdir etmediğini ifade etti.
Rantanen kendi çizgisinden farklı görüş bildiren yetkilileri doğrudan uyardığı belirtiliyor. Görüşülen hemen herkes, Rantanen’in 2024 sonbaharında çocuğunun ciddi hastalığı nedeniyle izine ayrıldığı dönemde, yerine kısa süreliğine bakanlık yapan Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Lulu Ranne’nin bakanlığı “rahatlattığını” ifade ediyor.
Yle, haber için İçişleri Bakanlığı’nın neredeyse tüm birimlerinden çok sayıda yetkiliyle görüştü. Görüşmeler isimsiz yapıldı; zira yetkililer, konuyla ilgili açıkça konuşmalarının kendileri için kötü sonuç doğurabileceğini belirtti. Bazı çalışanlar ise yorum yapmayı tamamen reddetti.
İddialara yanıt veren İçişleri Bakanı Mari Rantanen, bakanlıkta kimsenin susturulmadığını savundu. Bakanlıkta çok seslilik olduğunu belirten Rantanen, bakanlık çalışmalarını yöneten kişi olarak kendi görüşünü ifade etme hakkı bulunduğunu söyledi. Rantanen, “Bazen fazla açık sözlü olabiliyorum, ancak kimseyi azarlamadım” dedi.
Yle haber ajansının görüştüğü kişilerden biri, İçişleri Bakanı Rantanen’i “her şeyi kontrol etmeye çalışan, sözlü azarlamalar yapan bir despot” olarak tanımladı. İddialara göre, sözlü azarlamalar özellikle yazılı delil bırakmamak için tercih ediliyor.
Rantanen ise görevinin hükümet programını hayata geçirmek olduğunu, gerekirse içerik ve takvimlere müdahale edeceğini söyledi.
Helsingin Sanomat da 2025 baharında Rantanen ile ilgil benzer iddiaları gündeme getirmişti.
Yle haber ajansının haberine göre, bakanlık içinde polisin etkisi giderek artıyor. Mari Rantanen’in polis kökenli olmasının da bunda etkili olduğu belirtiliyor.
Yeni güvenlik yasası ile Finlandiya İstihbarat Servisi SUPO’nun 10 yıl aradan sonra tekrar polis teşkilatına bağlanmak istemesinde bunun göstergesi. Ulusal Güvenlik Konseyine bağlı olan SUPO Mari Rantanen’in girişimleri ile yeni yılda polis teşkilatına bağlanıyor.
SUPO’nun polis teşkilatına bağlanmak istenmesi ciddi tartışmalara sahne olmuştu. Başbakan Petteri Orpo da buna karşı olumsuz görüş bildirmişti.
Yeni güvenlik yasası ile polisin gizli bilgi toplama yetkisinin arttırılması planlanıyor. Bu düzenleme ile polisin yetkilerinin tehlikeli biçimde artabileceği ve toplumda huzursuzluk oluşturabileceği ifade ediliyor.
Mevcut durumda güvenlik güçleri, yalnızca somut bir suç şüphesi varsa bu tür yöntemlere başvurabiliyor. Yeni yasa ise izleme, dinleme, gizli operasyon ve bilgi toplama gibi uygulamaların önleyici gerekçelerle de yapılabilmesinin önünü açabilir.
Yle’ye konuşan kaynaklar, yasanın bu haliyle kabul edilmesi durumunda, Finlandiya’nın hukuk devleti ilkesinden uzaklaşabileceği uyarısında bulunuyor. Taslak henüz resmî görüş turuna çıkmadı ve kamuoyuyla paylaşılmadı.
1
Vatandaşlık yasası değişiyor. Yeni yasada hangi değişiklikler olacak?
5731 kez okundu
2
SON DAKİKA! Finlandiya’nın Yeni Cumhurbaşkanı Aleksandır Stubb
5058 kez okundu
3
Finlandiya’da Dünyanın En Genç Başbakanı Yarın Görevine Başlayacak
4571 kez okundu
4
HaberFin Cumhurbaşkanı Seçimi’ni yerinde takip ediyor
4508 kez okundu
5
Aşırı sağ yükselişte, İsveç Halk Partisi ise dibi gördü
4430 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.