

1. Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Finlandiya’ya geliş hikayeniz ve bugüne kadarki yaşamınız nasıl şekillendi?
Ben Bahar Helmi Baker, 36 yaşındayım ve aslen Irak Türkmeniyim. Ailemle birlikte Irak’tan ayrılmak zorunda kaldık, üç yıl Türkiye’de yaşadıktan sonra 1997 yılında kotaya alınan mülteci olarak Finlandiya’ya geldik. Burada büyüdüm, eğitimimi tamamladım ve şu anda sağlık sektöründe, bir sağlık merkezinde lähihoitaja (yardımcı hemşire) olarak çalışıyorum. Üç çocuk annesiyim ve uzun yıllardır sosyal hizmetler ve toplum refahı konularında aktif olarak çalışıyorum. İnsanlara destek olmak, topluma katkı sağlamak ve sorunlara çözüm üretmek benim için bir yaşam tarzı. Tampere SDP’nin belediye meclis üyesi adayıyım ve seçim numaram 12.
2. Sizi siyasete atılmaya iten en önemli neden neydi? Bu yolculuk nasıl başladı?
Finlandiya’da sağlık alanında uzun yıllardır çalışıyorum. İşim gereği toplumun farklı kesimlerinden insanlarla doğrudan temas halindeyim. İnsanların yaşadığı sorunları, hizmetlere erişimdeki engelleri ve sosyal sistemdeki eksiklikleri yakından gözlemleme fırsatım oldu. Ayrıca bir anne olarak çocukların eğitimi, fırsat eşitliği ve sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi benim için büyük bir öncelik. Bu alanlarda değişim yaratmanın en etkili yollarından biri siyasete katılmaktı. Daha adil ve eşitlikçi bir toplum için bu yola girdim.
3. Bir Türkiye kökenli aday olarak, siyaset sahnesine adım attığınızda çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?
Hem destekleyenler hem de eleştirenler oldu. Göçmen kökenli insanların siyasette daha fazla yer alması gerektiğini düşünenlerden büyük destek gördüm. Ancak, her toplumda olduğu gibi, “Neden siyasete giriyorsun?”, “Boşa uğraşma, sistem değişmez” gibi yorumlarla da karşılaştım. Ama ben değişimin yalnızca eleştirerek değil, sürecin içinde olarak mümkün olduğuna inanıyorum ve bu nedenle kararlıyım.
4. Seçildiğiniz takdirde, belediye meclisinde öncelikli olarak hangi konular üzerinde çalışmak istiyorsunuz?
Belediye meclisine seçildiğimde, sağlık hizmetleri, eğitim ve sosyal adalet konularına odaklanacağım. Özellikle şu alanlarda çalışmayı hedefliyorum:
• Mental sağlık hizmetlerine erişimin artırılması,
• Yaşlı bakımının güçlendirilmesi,
• Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması,
• Çocuklar ve gençler için daha güçlü destek mekanizmalarının oluşturulması.
5. Finlandiya’da yaşayan göçmen kökenli insanlar sizce yerel siyasette yeterince söz sahibi olabiliyor mu? Daha fazla katılım için neler yapılmalı?
Hayır, göçmen kökenlilerin yerel siyasette temsili yeterince güçlü değil. Birçok göçmen, yerel siyasetin nasıl işlediği konusunda yeterli bilgiye sahip değil ve siyasete katılımda çekingen davranıyor. Ayrıca, “Bizim sesimiz duyulmaz” gibi bir düşünce, katılımı daha da azaltıyor.
Daha fazla katılım için şunlar yapılmalı:
• Siyasi partiler, göçmenleri daha fazla sürece dahil etmeli.
• Yerel yönetimlerin işleyişi hakkında bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı.
• Oy kullanma hakkı olan herkes sandığa gitmeye teşvik edilmeli.
Göçmenler, yaşadıkları şehirlerin geleceğinde söz sahibi olmalı ve daha kapsayıcı bir siyaset için herkesin sürece dahil olması sağlanmalı.
6. Türkiye kökenli seçmenler en çok hangi sorunları gündeme getiriyor?
Görüşmelerimde en çok dile getirilen sorunlar:
• Eğitim: Çocukların dil engeli nedeniyle okula uyumda zorlanması.
• İş bulma: Ayrımcılık ve fırsat eşitsizliği büyük bir engel.
• Sağlık hizmetleri: Özellikle yaşlı göçmenler için dil bariyeri ciddi bir sorun.
Seçmenler, bu konuların yerel yönetimler tarafından daha fazla ele alınmasını bekliyor. Toplumsal uyumu artıran, eşit fırsatlar sunan ve göçmenleri sürece dahil eden politikalar geliştirilmelidir.
7. Finlandiyalı ve Göçmen Kökenli Seçmenlerin Öncelikleri Arasında Farklılıklar Var mı?
Evet, bazı farklılıklar var. Finlandiyalı seçmenler daha çok çevre politikaları, vergi düzenlemeleri ve altyapı projelerine odaklanırken, göçmen kökenli seçmenler ise sosyal hizmetler, eğitim ve entegrasyon konularına daha fazla önem veriyor.
Ancak bu konular birbirinden bağımsız değil. İyi bir altyapı, sağlam bir ekonomi ve kapsayıcı sosyal politikalar tüm toplumu ilgilendiriyor.
8. Genç Göçmenler Hangi Zorluklarla Karşılaşıyor? Nasıl Desteklenebilirler?
Karşılaşılan Zorluklar:
• Dil engeli: Eğitim ve iş hayatında en büyük bariyerlerden biri.
• İş dünyasında ayrımcılık: Deneyimsiz gençler iş bulmakta zorlanıyor.
• Sosyal çevre eksikliği: Kendilerini toplumun bir parçası gibi hissetmiyorlar.
Nasıl Desteklenebilirler?
• Dil eğitimi erken yaşta güçlendirilmeli.
• Meslek edindirme programları artırılmalı.
• Staj ve iş imkanları geliştirilmeli.
• Spor, sanat ve sosyal etkinlikler teşvik edilmeli.
Eğitimde ve iş dünyasında daha kapsayıcı politikalar uygulanmalı.
Göçmen Gençler Arasındaki Artan Riskler ve Çözüm Önerileri
Son yıllarda bağımlılık, suç oranları ve radikalleşme Finlandiya’da giderek daha belirgin hale geliyor. Büyük şehirlerde çeteleşme eğilimi, suça karışan gençlerin sayısındaki artış ve artan güvensizlik hissi, bu sorunun daha da büyüme riski taşıdığını gösteriyor.
Başlıca Nedenler:
• Eğitimde yaşanan zorluklar ve başarısızlık,
• Toplumdan dışlanma ve aidiyet eksikliği,
• İşsizlik ve ekonomik fırsat eşitsizliği,
• Aile içi iletişim sorunları ve ebeveynlerin ilgisizliği.
Çözüm Önerileri:
• Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı, dil engelleri erken aşılmalı, okul sonrası destek programları artırılmalı.
• Aileler bilinçlendirilmeli, çocuklara eğitimin ve çalışmanın önemi anlatılmalı.
• Gençler için güvenli alanlar oluşturulmalı, spor, sanat ve meslek edindirme projeleri teşvik edilmeli.
• Risk altındaki gençler için erken müdahale sağlanmalı, polis, sosyal hizmetler ve okullar iş birliği yapmalı.
Bu sorunların daha da büyümesini engellemek için zaman kaybetmeden harekete geçmeliyiz.
9. Finlandiya’da Çok Kültürlülüğü ve Toplumsal Uyumu Artırmak İçin Neler Yapılmalı?
Yerel yönetimlerin, çok kültürlü bir toplumu güçlendirmek ve uyumu artırmak için aktif rol alması gerekiyor. Toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren projeler ve fırsatlar oluşturulmalı.
Öneriler:
• Dil eğitimi güçlendirilmeli. Göçmenler için erişilebilir dil kursları sunulmalı.
• Kültürel etkinlikler artırılmalı. Farklı toplulukların bir araya gelebileceği festivaller ve sosyal projeler düzenlenmeli.
• İş hayatında fırsat eşitliği sağlanmalı. Göçmenler için staj ve meslek edindirme programları desteklenmeli.
• Okullarda kapsayıcı eğitim politikaları uygulanmalı. Öğrencilerin kültürel çeşitliliğe saygı duyması teşvik edilmeli.
• Göçmenler yerel yönetimlerde daha fazla temsil edilmeli. Karar alma süreçlerinde herkesin sesi duyulmalı.
Toplumdaki herkesin kendini ait hissetmesi için kapsayıcı ve eşitlikçi politikalar geliştirmeliyiz.
10. Siyaset Yolculuğunuzda Karşılaştığınız En Büyük Zorluk Neydi?
Siyasette en büyük zorluk, toplumun farklı kesimlerinin önceliklerini dengelemek ve en iyi çözümleri üretmek. Herkesin beklentisi farklı olduğu için, adil ve kapsayıcı politikalar geliştirmek büyük sorumluluk gerektiriyor. Bu süreci halkın taleplerini dinleyerek, çözüm odaklı çalışarak ve toplumun her kesimine eşit mesafede durarak yönettim. Önceliğim, eğitim, sağlık ve sosyal adalet gibi herkesin ortak faydasına olan konulara odaklanmak. Amacım, toplumun tüm kesimlerini temsil eden adil çözümler üretmek ve gerçek ihtiyaçlara yönelik çalışmalar yapmak.
11. Finlandiya’da Türkiye Kökenli Toplumun Sosyal ve Kültürel Yaşamı Nasıl? Daha Güçlü Dayanışma İçin Neler Yapılabilir?
Türkiye kökenli toplum, Finlandiya’da güçlü bir dayanışma içinde ancak bazı alanlarda daha fazla destek ve birliktelik gerekiyor. Özellikle kültürel etkinlikler, sosyal projeler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla topluluk içindeki bağlar güçlendirilmelidir. Bu tür çalışmalar, topluluk içindeki bağları güçlendirebilir ve göçmenlerin topluma daha iyi entegre olmasını sağlayabilir.
12. Sizce Finlandiya ve Türkiye arasında yerel düzeyde kültürel ya da ekonomik köprüler kurulabilir mi? Bu konuda hayata geçirmek istediğiniz projeler var mı?
Evet, Finlandiya ve Türkiye arasında kültürel ve ekonomik köprüler kurulabilir. Özellikle ticaret, turizm, eğitim ve kültürel iş birlikleri için büyük fırsatlar bulunmaktadır.
Önerdiğim projeler arasında:
• Üniversiteler arası değişim programları,
• Kültürel etkinlikler ve festivaller düzenlemek,
• Türkiye kökenli girişimcilerin Finlandiya’daki iş dünyasına katılımını artırmak için destek mekanizmaları oluşturulması yer alıyor.
Bu tür projeler, her iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir ve göçmen topluluğunun her iki ülkedeki bağlarını kuvvetlendirebilir.
13. Sosyal medyanın ve dijital araçların seçim kampanyanızdaki rolü nasıl? Size göre bu alanlar özellikle genç seçmenlere ulaşmak için ne kadar önemli?
Sosyal medya ve dijital araçlar, seçim kampanyamda kritik bir rol oynuyor. Gençler günümüzde bilgiye sosyal medya üzerinden erişiyor ve bu platformlar, seçim mesajlarımı doğrudan iletmek ve halkla etkileşimde bulunmak için etkili bir kanal sunuyor.
Sosyal medyanın genç seçmenlere ulaşmada en önemli avantajı, hızlı bilgi paylaşımı ve doğrudan geri bildirim alabilme imkanı sunmasıdır. Bu yüzden dijital platformları aktif şekilde kullanarak gençlerin görüşlerine yer veriyor ve onların sorularına yanıt veriyorum.
14. Sizin gibi göçmen kökenli insanlara siyasete katılmaları için ne tavsiye edersiniz? Nelerden ilham almalarını önerirsiniz?
Göçmen kökenli insanlara siyasete katılmalarını kesinlikle tavsiye ediyorum. Cesur olun, haklarınızı savunun ve toplumu dönüştürmek için sürecin içinde yer alın. Siyaset sadece eleştirerek değil, değişimin bir parçası olarak daha etkili hale gelir.
İlham almalarını önerdiğim şeyler:
• Toplumda aktif rol almak,
• Yerel siyaseti takip etmek ve
• Sürekli diyalog kurarak, insanların ihtiyaçlarını ve beklentilerini anlamak.
Göçmen kökenli insanlar, temsil edilme hakkına sahiptir ve bu hakkı kullanarak daha güçlü bir toplum inşa edebiliriz.
15. Son olarak, Türkiye kökenli topluma ve özellikle genç nesle bir mesajınız var mı? Onlara ne söylemek istersiniz?
Türkiye kökenli topluma ve gençlere söylemek istiyorum ki: Toplumda aktif olun, fikirlerinizi dile getirin ve geleceğiniz için mücadele etmekten korkmayın. Kendi kültürünüzü ve değerlerinizi gururla temsil edin. Gençlerimiz, geleceğimizin teminatıdır. Eğitim, iş hayatı ve toplumda aktif rol almak, sadece sizin değil, tüm toplumun daha güçlü olmasını sağlar. Unutmayın, sesiniz çok değerli ve her biriniz değişim yaratma gücüne sahipsiniz. Finlandiya’da daha güçlü bir göçmen temsili için hep birlikte çalışmalıyız.
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.