
Finlandiya Hükümeti, Ottawa Antlaşması olarak bilinen anti-personel kara mayınlarını yasaklayan uluslararası sözleşmeden çekilme sürecini başlattı. Kararın arkasında, ülkenin mevcut güvenlik ortamında savunma esnekliğini artırma ihtiyacı yatıyor.
Savunma Kuvvetleri’nin değerlendirmesine göre, şu anda anti-personel mayınların yerini tamamen alabilecek bir silah sistemi bulunmuyor. Bu değerlendirme, hükümetin çekilme kararına yönelik temel argümanlardan birini oluşturuyor. Hükümetin gerekçelerine dair ayrıntılı açıklamaların önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.
Gizli Raporlar ve Güvenlik Değerlendirmesi
Yle’nin ulaştığı bilgilere göre, kararın arkasında Milli Savunma Kuvvetleri’nin hazırladığı gizli bir rapor ve Savunma Bakanlığı’nın yürüttüğü savunma politikası analizi yer alıyor. Bu belgelerin tamamı kamuya açıklanmayacak.
Yle, raporların orijinalini görmemekle birlikte, Savunma Kuvvetleri’nin değişen tehdit ortamında anti-personel mayınlarının doğrudan ve dolaylı etkilerinin başka hiçbir sistemle tam olarak ikame edilemeyeceği sonucuna vardığını bildirdi. Özellikle Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgali sonrasında güvenlik algısının değiştiği vurgulanıyor.
Bir Milyon Mayından Vazgeçildi, Ancak…
Finlandiya, 2011 yılında Ottawa Sözleşmesi’ne katılarak yaklaşık bir milyon anti-personel mayını imha etti. Bu mayınlar, düşmanın hareketini engellemek, alan kontrolü sağlamak ve psikolojik baskı oluşturmak amacıyla kullanılıyordu. Ancak bu silahlar zamanla Finlandiya için hem siyasi hem de itibar anlamında sorun haline geldi.
O dönemde Savunma Kuvvetleri Komutanı Timo Kivinen, “Anti-personel mayınları şu anda bizim için bir sorun değil” ifadelerini kullanmıştı. Ancak son savunma raporlarında bu görüşün değiştiği görülüyor. Raporda, Finlandiya’nın uzun süreli, büyük çaplı askeri tehditlere karşı hem ulusal hem de NATO iş birliği çerçevesinde hazır olması gerektiği ifade ediliyor.
Yerli, Ucuz ve Etkili
Hükümetin sunduğu yasa taslağında, mayınların ucuz, yerli üretime uygun ve basit silah sistemleri olduğu vurgulanıyor. Savunma Kuvvetleri, mevcut durumda yerine alınan yüksek teknolojili sistemlerin anti-personel mayınların sağladığı caydırıcılığı ve alan kontrolünü tam anlamıyla karşılamadığını belirtiyor.
Savunma Bakanlığı’nın talebi üzerine yapılan ek bir çalışmada, Ukrayna’daki savaştan alınan dersler doğrultusunda, insansız hava ve kara araçları, mühimmatlar ve parça tesirli bombalar da değerlendirmeye alındı. Ancak bu sistemler, anti-personel mayınlarının yerini doldurmakta yetersiz bulundu.
Bölgesel Yaklaşım ve NATO İttifakı
Finlandiya’nın bu yöndeki kararı, yalnızca ulusal bir mesele olmaktan öte, bölgesel bir güvenlik stratejisiyle de bağlantılı. Polonya, Estonya, Letonya ve Litvanya gibi ülkeler de Ottawa Anlaşması’ndan çekilme planlarını duyurdu. Bu durum, NATO’nun doğu sınırındaki güvenlik kaygılarının ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Finlandiya’nın çekilme sürecinin resmileşmesi için, anlaşmanın taraflarına bildirimde bulunulması gerekiyor. Bu bildirimden altı ay sonra çekilme yürürlüğe girecek.
Ancak insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, bu karara karşı eleştirilerini sürdürüyor. Uluslararası Af Örgütü, mayınların siviller üzerinde kalıcı tehlike oluşturduğunu ve geri dönüşün uluslararası silahsızlanma çabalarına zarar vereceğini savunuyor.
1
TC Helsinki Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak görevine başladı
15763 kez okundu
2
Dünya’nın en çok bisiklet kullanan ülkeleri sıralaması
12199 kez okundu
3
Türk Ehliyeti İle Finlandiya’da Araba Kullanabilir miyim?
10531 kez okundu
4
Fin vatandaşlığı şartları değişiyor, B1 dil puanı şartı kaldırılıyor
9344 kez okundu
5
Finlandiya’da çalışma saati 6’ya düşüyor
9114 kez okundu