
Bugün 10 Kasım. Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle, saygıyla anıyorum.
Ama içimde bir burukluk da var. Çünkü Atatürk’ün kim olduğunu, ne yaptığını, kimin düşmanı kimin dostu olduğunu çok geç anladım. Ve bu yüzden kendimi zaman zaman suçlu hissediyorum.
İlkokula gittiğim yıllarda, 40 çocuğun sıkıştırıldığı sınıflarda, bırakın Atatürk’ü doğru anlatmayı, hiçbir konuda sağlıklı eğitim verilmiyordu. Bizim mahallede ise Atatürk hep kötü gösterildi. “Atatürk düşmanlığı” adeta bir kültür gibi yayılmıştı. Bize onu sevdiren değil, ondan nefret ettiren bir dil hakim olmuştu.
Yıllar geçtikçe gördüm ki; bu nefret, bir inanç meselesi değildi.
Bu nefret, istismar meselesiydi.
Nasıl ki bugün siyasal İslamcılar dini istismar ederek insanları dinden soğutuyorsa, bir dönem de Atatürk’ü istismar eden bazı kesimler, dindar insanları Atatürk’e düşman ettirmişlerdi.
Oysa Atatürk, Cumhuriyetin ilk yıllarında gerçek dindarı sahte din tüccarından ayırmak için Kur’an’ın Türkçe tefsirini yaptırdı. Halk dinini anlasın, aklıyla, vicdanıyla yaşasın diye.
Fakat Osmanlı’nın son döneminde de, Cumhuriyetin ilk yıllarında da, bugün de aynı “din istismarcısı zümre” işbaşında:
Halk cahil kalsın isterler.
Kendileri “din adına” konuşsun isterler.
Cami, minber, Kur’an, Allah… hepsini iktidar aracı yaparlar.
Dün, “Kemalistler camileri ahıra çevirdi” diyerek halkı kışkırtanlar,
Bugün Diyanet’in bütün camilerini iktidar propagandasına çevirmiş durumda.
Ve buna alkış tutuyorlar.
Atatürk’ü “İngilizlerle anlaştı” diye karalamaya çalışanlar, bugün ülkeyi kimlere peşkeş çekmediler ki?
23 yıldır ödenen faizlerin, milyarlarca doların, milletin alın terinin kimlerin cebine gittiğinden hiç söz edilmiyor.
Atatürk ne yaptı?
Bir anlaşma yaptı, devlet kurdu. Fabrikalar kurdu. Üretim yaptı. Cumhuriyeti yüceltti.
Bugün siyasal İslamcılar ne yaptı?
Cumhuriyeti satıp, geleceği ipotek edip, Türk pasaportunu itibarsız hale getirdiler.
“Uçak yaptık” dediler, içi boş çıktı. Sonra gidip 11 milyar dolar verip Eurofighter almak zorunda kaldılar.
Yine K A A N dırıldık.
Atatürk’ü kötüleyerek:
Hukuku yok ettiler
Adaleti yok ettiler
Umudu yok ettiler
Fabrikaları yok ettiler
Devletin varlığını sattılar
Ve bütün bunların üstüne hâlâ Atatürk’e laf söylüyorlar.
Oysa gerçek apaçık ortada:
Bir ülkede hukuk ve adalet yoksa, o ülke mafya devletidir.
Gerçek İslam alimlerine sorulmuş:
Hz. Ali’ye “Şeriat nedir?” demişler.
O da: “Hakkı, hukuku ve adaleti gözetmektir” demiş.
Bugün iktidarı elinde tutanların hakkı, hukuku, adaleti gözetmeye kalksalar
kendileri iktidarda kalamazlar.
Onlar:
“Adalet” diyerek geldiler
Adaleti yok ettiler
“İslam” diyerek geldiler
İslam’ı kirlettiler
“Halk” diyerek geldiler
Halkı aç bıraktılar
Ve hâlâ Atatürk düşmanlığı yapıyorlar.
Ama tarih bize gösterdi:
Yalancıların mumu söner,
Atatürk’ün meşalesi yanmaya devam eder.
Bugün 10 Kasım.
Ruhun şad olsun Atam.
Cumhuriyeti koruyacağız.
Huzur içinde yat.
Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
17563 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
10005 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
9020 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
5159 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4739 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.