

Ukrayna–Rusya savaşında yeni bir dönemece girmiş durumdayız. Avrupa’nın göbeğinde, Berlin’de günlerdir süren barış görüşmeleri, diplomasi trafiğini hiç olmadığı kadar yoğunlaştırdı. Peki, dört yıla yaklaşan bu kanlı çatışmada gerçekten “yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik” diyebilir miyiz?
Avrupa liderleri tam kadro Berlin’de
Barış görüşmelerine Avrupa’nın önde gelen liderlerinin neredeyse tamamı katıldı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksandır Stubb da Berlin’deydi. Hatta Stubb, ABD’nin Texas eyaletinde yapılması planlanan ve Finlandiya’ya önümüzdeki ay teslim edilmesi beklenen F-35 savaş uçaklarının tanıtım programına katılımını iptal ederek müzakerelerde yer almayı tercih etti.
Bu bile tek başına, Ukrayna savaşının Finlandiya için ne kadar hayati bir mesele olduğunun açık göstergesi.
Stubb’un “Savaşın başladığı günden beri barışa en yakın olduğumuz zaman” sözleri, Avrupa diplomasi çevrelerinde umut uyandırdı.
Görüşmelerde gerginlik yaratan çıkışlar
Berlin’deki havanın tamamen iyimser olduğunu söylemek zor. Almanya Şansölyesi Mertz’in, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Nazi lideri Hitler’e benzeten açıklaması, diplomatik masada rahatsızlık yarattı.
Almanya’nın istihbarat raporlarında sık sık “Rusya’nın Avrupa’ya saldırmaya hazırlandığı” yönünde değerlendirmeler yer alırken, bu söylemlerin barış masasına katkı sağlamadığını düşünenler de çok. Avrupa’nın genelinde ise daha sakin ve akılcı bir diplomatik yaklaşımın ağır bastığını söylemek mümkün.
Zira artık herkes farkında: Ukrayna savaşı Avrupa için bir varoluş meselesine dönüşmüş durumda. Özellikle İngiltere ve Fransa açısından bu savaşın seyri, uzun vadeli güvenlik mimarisini doğrudan etkiliyor.
Zelensky cephesinde karmaşık bir tablo
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky’nin görüşmelerdeki yüz ifadesi, diplomatik kulislerde sıkça yorumlandı. Avrupa’dan gelen milyarlarca euroluk yardımın ülkede zaman zaman yolsuzluk tartışmalarıyla gölgelenmesi, Kiev yönetimi üzerinde baskı oluşturuyor.
Ayrıca Ukrayna’da uzun süredir seçim yapılmaması, savaş sonrasında içeride ciddi bir hesaplaşmanın yaşanacağına işaret ediyor.
Zelensky, barış sağlanamazsa Noel öncesi kısa süreli bir ateşkes fikrinden bahsetti. Ancak dünya, savaşın tamamen sona ermesi için çabalarken böylesi temkinli ve sınırlı bir yaklaşım, bazı liderler tarafından yeterince cesur bulunmuyor.
Washington’dan gelen sinyal: Barışa en yakın an
ABD Başkanı Donald Trump’ın önceki gece yaptığı açıklamada Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb ile benzer bir ifade kullanarak, “barışa en yakın dönemde olduğumuzu” söylemesi, Berlin’deki görüşmelerin ciddiyetini pekiştirdi.
Diplomasi çevrelerinde en güçlü beklenti şu:
Ukrayna, özellikle Donbas bölgesinin bir kısmı üzerinde hak iddiasından vazgeçmek zorunda kalabilir.
Kırım dosyası ise artık uluslararası masada neredeyse hiç dile getirilmiyor; herkes bunun fiilen kapanmış olduğunu kabul etmiş görünüyor.
Rus tarafı, Donbas’ın Ukrayna’ya bırakılması hâlinde bölgede yaşayan Rus nüfusun “tehlikeye gireceğini” iddia ederek, bölgeyi açıkça kendi etki alanının parçası olarak görüyor. Elbette bu tartışmanın arka planında sadece etnik kimlik değil, bölgedeki yeraltı kaynaklarının cazibesi de yer alıyor.
Umut yakın, ama kolay değil
Dileğimiz, dört yıla yaklaşan bu savaşın artık sona gelmesi. Avrupa’nın ortasında yaşanan bu çatışma, sadece Ukrayna’nın değil, tüm kıtanın güvenlik mimarisini tehdit ediyor.
Finlandiya için ise durum çok daha hassas. Bu nedenle, Ukrayna’ya yönelik olası bir güvenlik garantisi anlaşmasının ABD dahil birçok ülke tarafından desteklenmesi hayati önem taşıyor.
Berlin’deki görüşmeler barışı garanti etmiyor; fakat yapıcı diplomasi için bugüne kadarki en güçlü zemin oluşturuyor.
Umarız ki bu süreç, Avrupa’nın yeniden istikrara kavuşacağı, Finlandiya’nın da güvenlik endişelerinin hafifleyeceği bir dönemin başlangıcı olur.
Abdullah Bilal Dalkılıç Haberfin Editörü
Fotoğraf: Bernhard Ludewig / Cumhurbaşkanlığı Ofisi
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
17565 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
10005 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
9020 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
5159 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4739 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.