
HaberFin’in Finlandiya Göçmen Bürosu’na yönelttiği sorular doğrultusunda, Türkiye’den Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ve Finlandiya’ya yönelik göç dalgası üzerine bir araştırma yaptık. Elde ettiğimiz veriler, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın da dile getirdiği “Türkiye’de en akıllılar yurt dışına çıktı” söyleminin istatistiksel olarak da doğrulandığını gösteriyor.
Bilindiği üzere, Türkiye’de 2016 yılında gerçekleşen ve birçok kişi tarafından hâlâ tam olarak anlaşılamayan bir darbe girişimi yaşandı. Ancak zamanla, bu girişimin sadece darbecilere yönelik değil, tüm muhalif kesimleri susturmak ve özellikle eğitimli insanları sindirmek için bir bahane olarak kullanıldığı ortaya çıktı. Hükümet, Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile darbe ile ilgisi olsun ya da olmasın binlerce kamu çalışanını işinden etti ve yerlerine kendi destekçilerini yerleştirdi.
Bugün geldiğimiz noktada, hükümete ve ortaklarına muhalif olanların sistematik bir şekilde işlerinden uzaklaştırıldığını, devlet kadrolarının ise tamamen yandaş isimlerle doldurulduğunu görüyoruz. Valiler, adeta iktidar partisinin il başkanı gibi hareket ediyor; seçim dönemlerinde jandarmanın iktidar partisinin broşürlerini dağıttığı, kırsal bölgelerde devlet imkanlarının seçim kazanmaya yönelik kullanıldığı görüntülerle belgelenmiş durumda. Yine, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı yaklaşık 100 bin imamın camilerde siyasi propaganda yaptığına da sıkça şahit olunuyor.
Finlandiya Göçmenlik Bürosu yetkilileri, 2016 darbe girişiminin etkilerinin hâlâ sürdüğünü ve bu süreçte özellikle Gülen Hareketi mensubu olduğu iddia edilen birçok Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının Avrupa ülkelerine sığınmacı olarak başvurduğunu vurguluyor.
2016’dan bu yana Türkiye’den AB ülkelerine yapılan sığınma başvurularında ciddi bir artış yaşandı. DW Haber’in verilerine göre 2015 yılında 767 olan Türk sığınmacı sayısı 2016 yılında 5472’ye ulaştı. 2024 yılında ise 31.056 oldu.
Bu rakamlar, Türkiye’den göçün ulaştığı ürkütücü boyutları gözler önüne seriyor. ABD’ye ise özellikle Meksika üzerinden yapılan kaçak girişlerin ve iltica başvurularının da oldukça yüksek olduğu belirtiliyor. Meksika sınırında binlerce kişinin – sadece Türkiye’den değil, Suriye, Afganistan ve Irak gibi ülkelerden de – ABD’ye sığınabilmek için beklediği söyleniyor.
Birleşmiş Milletler’in küresel göç raporlarına göre, 2020’den bu yana savaşlar ve insan hakları ihlalleri nedeniyle yaklaşık 83 milyon insan yerinden edildi ve başka ülkelere sığınmak zorunda kaldı.
Benim şahsi gözlemlerime gelirsek, geçtiğimiz dönemde Polonya’nın büyük şehirlerini arabayla gezme fırsatım oldu ve Türkiye’den göç edenlerin burada da hızla arttığını gördüm. Neredeyse her şehirde Türk kebapçıların sayısında büyük bir artış var. Polonya, eğitim ve çalışma vizeleriyle Türkiye’den birçok kişiye kapı açarken, bu kişilerin çoğunun restoran sektöründe çalışmak zorunda kaldığını gözlemledim. Mühendisler, doktorlar gibi eğitimli kişiler de var, ancak geldikleri ülkenin dilini öğrenmeden mesleklerini icra etmeleri pek mümkün olmuyor. Bu nedenle çoğu kişi, taksi şoförlüğü gibi hizmet sektöründe iş bulmak zorunda kalıyor.
Dil bilenler nispeten daha avantajlı durumda, ancak özellikle Avrupa’da yükselen milliyetçilik akımları karşısında kaç dil bilmenin yeterli olacağı sorusu hâlâ belirsizliğini koruyor. Trump’ın ABD’de yeniden seçilmesi ve Avrupa’da yükselen aşırı sağ hareketler, göçmenler için gelecekte daha zorlayıcı bir ortam yaratabilir.
Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
17515 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
10004 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
9018 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
5156 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4739 kez okundu