

2026 yılında Orpo hükümeti çalışanları ilgilendiren önemli değişiklikleri uygulamaya koyuyor. Değişiklikler gelir vergisinde yani stopajda bazı indirimler içerdiği gibi geçmiş yıllarda indirim olarak kabul edilen bazı ödemelerin ise indirilemeyeceği anlamına geliyor.
Önce iyi haber; veronmaksajat.fi sitesinde yayınlanan konuyla ilgili makalede;” Düşük ve orta gelirli çalışanlar için bordro vergilendirmesi, ‘kazanılan gelir indiriminin’ Tulonhankkimisvähennys ‘artırılmasıyla’ hafifletilecektir.” deniyor. Kazanılan gelir indirimi ile kastedilen; maaş geliri veya ticari gelir elde ederseniz, kazanç indiriminden yararlanırsınız. 2025 yılında bu indirim maksimum 3.225 euro olarak uygulanmakta 2026 yılında ise 3.430 euro olarak uygulanacak.
Bu ifadeden yıllık gelirimden 3.430 euro indirilecek diye anlamamak gerekir. Bu tutar maksimum tutardır. Herkesin durumuna göre değişiklik göstermektedir. Örneğin yıllık 65.000 euro brüt kazanç elde eden biri için kazanç indirimi 750 euro.
Kazanç geliri indirimi için çocuk yardımı artırılacak
Gelir vergisi indirimine konu olan çocuk yardımı, bakmakla yükümlü olunan her çocuk için 55 euro artırılarak 105 euro’ya çıkarılacak. Tek ebeveynlere ise çocuk yardımı iki katına çıkarılacak.
İşgücü piyasası örgütlerinin üyelik aidatlarından kesinti yapma hakkı kaldırılacaktır
Tüzüğe göre işgücü piyasası faaliyetleriyle ilgili amaçları olabilecek kuruluşların üyelik aidatları artık vergi indirimine tabi olmayacak. Hem çalışan hem de işveren tarafındaki vergi indirimi hakkı kaldırılacak. İşsizlik fonuna yapılan ödeme (pay) ise gelecekte eskisi gibi vergi indirimine tabi olacak.
Örnek: Aylık maaş 3000 euro, yıllık sendika üyelik ücreti 300 euro olan biri, vergi indiriminden çıkarılması sebebiyle, yıllık toplam 127 euro daha fazla vergi ödeyecek.
Orpo hükümeti sendika aidatlarını artık indirimeyeceği bir sistemi devreye soktu
Bu durumda hükümet çalışanların sendikalardan ayrılmayı tercih edeceklerdir diye umuyor olabilir. Pekala bu çalışanlar için faydalı mı yoksa bilakis zararlı mı?
Özellikle işsizlik rakamlarının tarihi rekorlar kırdığı günümüzde işverenlere, çalışanları işten çıkarmanın kolaylaştırılması konusunda düzenlemeler yapan bir burjuva hükümeti, “işçiyi işveren karşısında hukuki korumadan mahrum bırakmak istiyor olabilir mi?” sorusunu sormadan edemiyorum.
Työttömyyskassa için ödenen aidatlar ile vergi matrahınan indirilebilecektir. Bu durumda bir çalışan sendika üyeliğimden çıkayım, bir işsizlik kasasına üye olayım, işsiz kalırsam nasıl olsa işsizlik maaşımı aynı şartlarda alabilirim diye düşünüp pragmatist davranabilir. Fakat unutulmamalıdırki, sektörde zayıflamış bir sendika işçi haklarını koruma ve genişletme konusunda işverenlere karşı yeterince mücadele veremeyecektir. Gücü zayıflamış, grev etkisi azaltılmış bir sendikayı işveren temsilcileri dikkate alma konusunda isteki olmazlar.
Bir örnek üzerinden gidersek işverenler şuanda Pazar günü çalışanlara neden çift mesai ücreti verelim onun yerine hafta içi izin verelim ve tek mesai ücreti ile çalışsınlar, Pazar gününün diğer günlerden ne farkı var diyorlar.Bu konu bir çok sektörde büyük bir tartışma konusudur. Eğer üye sayısının azlığından, grev etkisi azaltılmış bir sendikanın olduğu bir sektördeyseniz maaselef artık Pazar günü işe gitseniz bile bonus alamayacaksınız demektir.
Maaş gelirinden ofis kesintisi Työhuonevähennys
Bireyin veya ailenin kullandığı bir evin veya tatil evinin masrafları, maaş gelirinin elde edilmesi veya sürdürülmesinden kaynaklanan giderler arasında artık vergi indirimi olarak kabul edilmeyecektir.
Yani home/office olara kullandığınız dairenizin, mökkinizin elektrik, su, ısınma, genel iadat, kira gibi masraflarını indirim olarak gösteremeyeceksiniz.
Genel olarak durumu değerlendirdiğimizde daha önceki hükümetler, toplumun elde ettiği gelirleri sosyal yardımlar üzerinden halka ulaştırarak hem gelir dağılımında adalet sağlamaya çalışıyorlardı hem de piyasaya sıcak para girişini kolaylaştırıyor ve bu sayde vergi geliri elde edebiliyorlardı. Fakat artık ülkenin toplam kazancı özellikle dar gelirlilere ulaşmıyor. Dolayısyla piyasaya sıcak para girmiyor, küçük işletmeler kapanıyor, ticaret daralıyor ve dolayısıyla devletin vergi geliri de azalıyor. Orpo hükümetinin en büyük vaatlerinden biri olan daha az borçlanma ise gerçekleşemiyor. Göçmenlik üzerinden sosyal kesintileri meşrulaştıran, savunma harcamalarını arttırma üzerinden borçlanmayı topluma makul gösteren bu uygulamaların acısını maalesef dar gelirli insanlar çekiyor.
Aykut Büyük Mali Müşavir
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
17568 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
10005 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
9020 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
5159 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4739 kez okundu