DOLAR 45,0757 0.05%
EURO 52,7756 -0.09%
ALTIN 6.586,43-1,04
BITCOIN 3398740-0,94%
İstanbul
°

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Orpo Hükümeti’nin başarısızlığının kurbanları, göçmenler ve düşük gelirliler
  • HaberFin
  • Yorum
  • Orpo Hükümeti’nin başarısızlığının kurbanları, göçmenler ve düşük gelirliler
110 okunma

Orpo Hükümeti’nin başarısızlığının kurbanları, göçmenler ve düşük gelirliler

ABONE OL
5 Şubat 2026 15:41
Orpo Hükümeti’nin başarısızlığının kurbanları, göçmenler ve düşük gelirliler
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Petteri Orpo liderliğindeki Finlandiya hükümeti, göreve geldiği günden bu yana birçok alanda ciddi bir sınavdan geçiyor. Ancak gelinen noktada bu sınavların önemli bir bölümünden başarısız çıktığını söylemek abartı olmayacaktır. Hükümetin izlediği politikaların bedelini ise en çok düşük gelirli kesimler, emekliler, öğrenciler ve göçmenler ödüyor.

Finlandiya, Orpo Hükümeti döneminde yavaş ama hissedilir biçimde sosyal devlet kimliğinden uzaklaşmaya başladı. Sosyal yardımların kısıtlanması, kamu hizmetlerinde daralma ve “kemer sıkma” politikaları, toplumun en kırılgan kesimlerini doğrudan etkilerken; ayrımcılık ve dışlayıcı söylemler ise artık münferit olmaktan çıkıp görünür ve normalleşmiş bir seviyeye ulaştı.

Bu noktada koalisyonun küçük ama etkisi büyük ortağı olan aşırı sağcı Gerçek Finler Partisi (Perussuomalaiset) özel bir parantezi hak ediyor. Bugün izlenen birçok ayrımcı ve ırkçı politika, Gerçek Finler Partisi’nin tek başına iktidarda olabileceği bir senaryoyu dahi aratmayacak nitelikte. Asıl dikkat çekici olan ise, Orpo’nun liderliğindeki Ulusal Koalisyon Partisi’nin, koalisyonun dağılmaması adına bu politikalara açıkça teslim olmuş görünmesi.

Petteri Orpo’nun bu durumdan ciddi biçimde rahatsız olduğuna dair güçlü bir işaret de yok. Zaman zaman kamuoyunun karşısına çıkıp “kriz varmış” ve bu krizden kendilerinin sorumlu değilmiş izlenimi vermeye çalışsa da, bu çıkışlar daha çok tansiyonu düşürmeye yönelik sembolik hamleler olarak kalıyor.

Bunun en somut örneklerinden biri, 2026 bütçe görüşmeleri öncesinde yaşandı. Gerçek Finler Partisi Başkan Yardımcısı Teemu Keskisarja’nın, göçmenleri “kalitesiz ve niteliksiz” olarak nitelendirmesi büyük tepki çekti. Orpo bu sözlere tepki gösterdi, hatta koalisyon ortağının bu tutumdan uzaklaşması ve özür dilemesi gerektiğini söyledi. Ancak sonuç değişmedi: Kimse özür dilemedi, hiçbir yaptırım uygulanmadı ve herkes bildiğini okumaya devam etti.

Başarısızlık Anketlere de Yansıyor

Orpo Hükümeti’nin performansı yalnızca siyasi tartışmalarda değil, kamuoyu yoklamalarında da net biçimde görülüyor. Yle’nin son anketine göre:

  • Ulusal Koalisyon Partisi 0,8 puan kaybederek yüzde 18,8’e geriledi.
  • Gerçek Finler Partisi ise 1,8 puan kayıpla yüzde 13,3’e düştü.
  • Muhalefetteki SDP oylarını 1,1 puan artırarak yüzde 25 ile birinci parti konumuna yükseldi.
  • Merkez Parti ise yüzde 14,3 ile üçüncü sıraya yerleşti.

Son tabloya göre Finlandiya siyasetinde sıralama şu şekilde oluşuyor:

  1. SDP (yüzde 25)
  2. Ulusal Koalisyon Partisi (yüzde 18,8)
  3. Merkez Parti (yüzde 14,3)
  4. Gerçek Finler Partisi (yüzde 13,3)

Birçok anket, halkın yarısından fazlasının Orpo Hükümeti’nin performansını olumsuz değerlendirdiğini ve bu memnuniyetsizliğin zaman içinde arttığını gösteriyor.

Nerede Tıkanıyorlar?

Hükümetin başarısızlığının temel nedenleri birkaç başlıkta toplanabilir:

Ekonomi ve işsizlik:
Ekonomik büyüme sağlanamıyor, işsizlik artıyor. Orpo’nun kendisi dahi istihdamdaki gerilemeyi “üzücü” olarak nitelendiriyor. Kemer sıkma politikalarının sosyal harcamaları azaltarak ekonomik durgunluğu derinleştirdiği yönündeki eleştiriler giderek güçleniyor.

Kamu maliyesi:
Devlet borcunun kontrol altına alınamaması, Finlandiya’nın kredi notunun düşürülmesine yol açtı. Muhalefet bu nedenle hükümete güvensizlik önergesi verdi.

Sağlık ve sosyal hizmetler:
Birçok bölgede sağlık ve sosyal hizmetlerde finansman yetersizliği sürüyor. Sorun kabul ediliyor ama çözüm üretilemiyor.

Göç ve eşitlik politikaları:
Öğrenci göçü, iltica ve sosyal yardımlar konusunda yapılan sertleştirmeler, ayrımcılığı kurumsallaştırma riski taşıyor.

Toplumsal güven ve işçi hakları:
Sendikalar ve emek örgütleri, grev hakkının sınırlandırılması ve işçi haklarını zayıflatan reformlar nedeniyle ciddi rahatsızlık içinde.

Orpo Hükümeti bugün, ekonomik istikrarı sağlayamayan, toplumsal eşitliği zedeleyen ve sosyal devlet anlayışını aşındıran bir tabloyla karşı karşıya. Koalisyon içi dengeleri koruma uğruna ilkelerden taviz veriliyor; bunun bedelini ise toplumun geniş kesimleri ödüyor.

Finlandiya gibi bir refah devletinde asıl soru artık şu:
Bu gidişat bir “zorunlu geçiş dönemi” mi, yoksa sosyal devletin bilinçli bir tasfiyesi mi?

Tarkan Tekten HaberFin Genel Yayın Yönetmeni

Fotoğraf: HaberFin

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.