DOLAR 44,3346 0.01%
EURO 51,3419 -0.05%
ALTIN 6.401,46-3,28
BITCOIN 31261840,13%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Baskıcı molla rejiminin yalnızlığı ve Finlandiya’daki İranlılar
  • HaberFin
  • Yorum
  • Baskıcı molla rejiminin yalnızlığı ve Finlandiya’daki İranlılar
47 okunma

Baskıcı molla rejiminin yalnızlığı ve Finlandiya’daki İranlılar

ABONE OL
4 Mart 2026 13:14
Baskıcı molla rejiminin yalnızlığı ve Finlandiya’daki İranlılar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İran’ın ABD ve İsrail tarafından hedef alınmasının ardından dünya genelinde geniş çaplı protestolar yaşanmadı. Sokaklara çıkanlar ise çoğunlukla İran rejimine muhalif kesimler oldu. Bu tablo, İran’ın uluslararası alandaki yalnızlığını ve içerideki derin siyasi fay hatlarını bir kez daha ortaya koydu.

Otokratik ve kapalı rejimler genellikle meşruiyetlerini dış dünyayla kurdukları ilişkilerden değil, içeride oluşturdukları kontrol mekanizmalarından devşirir. Devlet gücü, muhalifleri bastırmak ve toplumu korku yoluyla denetim altında tutmak için kullanılır. Dış politikada ise uluslararası destek arayışından çok, “dış güçler” söylemi üzerinden bir kuşatma algısı inşa edilir. İç politikadaki sorunlar ve istikrarsızlık çoğu zaman yabancı aktörlere atfedilir. Bu söylem, sorgulanmadığı sürece, özellikle kriz dönemlerinde etkili bir propaganda aracına dönüşebilir.

Ancak son gelişmeler, İran yönetiminin dış dünyada güçlü ve görünür bir destek ağına sahip olmadığını gösterdi. Rusya ve Çin gibi stratejik ortaklar temkinli bir tutum sergilerken, açık ve güçlü bir sahiplenme ortaya koymadı. Bu durum, İran’ın diplomatik manevra alanının sınırlı olduğunu düşündürüyor.

Karşılaştırma yapıldığında, Gazze’de yaşanan yıkım sırasında dünyanın pek çok ülkesinde —küçük gruplar halinde de olsa— protestolar düzenlendiği görüldü. Hükümet politikalarıyla çelişse bile çeşitli sivil ve sol gruplar Filistin lehine ses yükseltti. İran söz konusu olduğunda ise benzer bir küresel refleksin oluşmaması dikkat çekiyor. Bu yalnızlıkta, Tahran yönetiminin yıllardır izlediği dış politika tercihleri ve sert söyleminin payı olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Finlandiya’da yaşayan bazı İranlı muhaliflerin ise ABD ve İsrail bayraklarıyla gösteri düzenleyerek mevcut rejimin devrilmesini talep etmesi, meselenin başka bir boyutunu ortaya koydu. Bu kesimler, molla rejiminin sona ermesinin İran’ı özgürleştireceği umudunu taşıyor. Ancak modern Ortadoğu tarihinde dış askeri müdahalelerin kalıcı istikrar ve demokrasi üretip üretmediği tartışmalı. Afganistan, Irak ve Suriye örnekleri, dış müdahalenin otoriter rejimleri sona erdirse bile uzun vadede yeni kırılganlıklar ve belirsizlikler yaratabildiğini gösteriyor.

Bu noktada İranlı rejim muhaliflerinin içinde bulunduğu çelişki de belirginleşiyor. Bir yandan baskıcı bir yönetimden kurtulma isteği, diğer yandan dış askeri müdahalenin doğurabileceği yeni riskler… Muhalifler, çoğu zaman iki olumsuz seçenek arasında tercih yapmaya zorlanıyor.

Sonuç olarak İran’ın bugün yaşadığı yalnızlık, yalnızca dış aktörlerin tutumuyla açıklanamaz; ülkenin uzun yıllara dayanan iç ve dış politika tercihleriyle de yakından bağlantılıdır. Ancak bu durum, uluslararası hukukun ve sivillerin korunması ilkesinin askıya alınmasını meşru kılmaz. Rejim eleştirisi ile dış müdahalenin sonuçları arasındaki dengeyi kurmak, hem İran toplumu hem de uluslararası kamuoyu için zor ama kaçınılmaz bir tartışma alanı olmaya devam ediyor.

Tarkan Tekten HaberFin Genel Yayın Yönetmeni

Fotoğraf: HaberFin

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.