DOLAR 48,75430,08%
EURO 55,9992-0,08%
ALTIN 6.865,890,94
BITCOIN 3925141-0,93%
İstanbul
23°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Enerjide yeni dönem: Finlandiya bu yükü nasıl taşıyacak?
  • HaberFin
  • Yorum
  • Enerjide yeni dönem: Finlandiya bu yükü nasıl taşıyacak?
345 okunma

Enerjide yeni dönem: Finlandiya bu yükü nasıl taşıyacak?

ABONE OL
19 Eylül 2026 18:28
Enerjide yeni dönem: Finlandiya bu yükü nasıl taşıyacak?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyada enerji meselesi artık yalnızca çevre politikalarının konusu değil. Enerji, doğrudan vatandaşın cebini, sanayinin rekabet gücünü ve ülkelerin ekonomik geleceğini belirleyen en önemli konulardan biri haline geldi.

Özellikle petrol ve klasik fosil yakıtlar etrafındaki belirsizlikler arttıkça şu soruyu daha fazla sormaya başladık:

Alternatif enerjiyi ne kadar hızlı devreye sokabiliriz?

Ben bu değişimin etkisini kendi hayatımda da yaşadım. Dizel fiyatlarının yükselmesi benim için de ciddi bir maliyet oluşturmaya başlayınca dizel aracımı satıp elektrikli otomobile geçtim. Eminim dünyada benim gibi düşünen milyonlarca insan var.

Ancak milyonlarca otomobil elektrikliye dönerse, sanayi daha fazla elektrik kullanırsa, evlerin ısıtılması elektrikleşirse ve bunun üzerine yapay zeka ile veri merkezlerinin enerji ihtiyacı eklenirse, başka bir soru ortaya çıkıyor:

Bütün bu elektriği nereden bulacağız?

Bu soru özellikle Finlandiya için çok önemli.

Finlandiya bugün Avrupa’nın büyük teknoloji yatırımlarını kendisine çekiyor. Bunun nedenlerinden biri nispeten temiz ve rekabetçi elektrik sistemi, serin iklimi ve güçlü şebeke altyapısı.

Google’ın Finlandiya’da önümüzdeki iki yılda yapmayı açıkladığı yatırımın büyüklüğü en az 13 milyar euro. Şirket Hamina’daki tesisini genişletirken Kajaani, Muhos ve Vaala’da da yeni altyapı yatırımları planlıyor.

Bu Finlandiya ekonomisi açısından son derece önemli bir gelişme.

Fakat madalyonun diğer tarafını da konuşmak gerekiyor.

Veri merkezleri büyük miktarda elektrik tüketiyor. Elektrikli ulaşım büyüyor. Sanayi elektrifikasyona yöneliyor. Dolayısıyla bugün ucuz elektrik nedeniyle Finlandiya’ya gelen yatırımlar, yeterli yeni üretim ve şebeke kapasitesi oluşturulmazsa yarın elektrik talebini ciddi biçimde artırabilir.

Nitekim Google yatırımları açıklandığında Finlandiya’da bu konu siyasi tartışmaya da dönüştü. Muhalefetten bazı isimler elektrik arzı ve fiyatlar konusunda endişelerini dile getirirken hükümet, yeni yatırımların enerji sistemiyle birlikte planlandığını savunuyor.

İşte dün tam da bu nedenle 1KOMMA5° şirketinin enerji seminerine katıldım.

Alanında uzman kişilerin sunumlarını dinlerken benim için en önemli sonuç şuydu:

Finlandiya’nın tek bir enerji kaynağına güvenme lüksü yok.

Rüzgâr enerjisi olacak.

Güneş enerjisi olacak.

Nükleer enerji olacak.

Batarya depolama sistemleri olacak.

Akıllı elektrik şebekeleri ve tüketimin ucuz saatlere kaydırılması da sistemin önemli bir parçası olacak.

Çünkü geleceğin enerji sistemi yalnızca “daha fazla elektrik üretmekten” ibaret değil. Elektriği gerektiği anda üretebilmek, depolayabilmek ve doğru yere ulaştırabilmek de gerekiyor.

Google’ın Finlandiya yatırımlarında bile bu yaklaşımı görmek mümkün. Şirket, Loviisa nükleer santralinin ömrünün uzatılmasını destekleyen uzun vadeli elektrik alım anlaşması yaparken rüzgar enerjisi kapasitesini ve Kajaani yakınlarında kurulacak 94 MW’lık batarya sistemini de destekliyor.

Yani enerji geleceğinde tek bir mucize çözüm yok.

Ama teknolojik gelişmelerin hızı da küçümsenmemeli.

Çin’in “yapay güneş” olarak bilinen EAST füzyon araştırma sistemi 1.066 saniye boyunca yüksek hapsolmuş plazmayı koruyarak önemli bir bilimsel eşik geçti. Çin ayrıca füzyondan elektrik üretimini göstermek amacıyla yeni BEST tesisini inşa ediyor.

Henüz “füzyon elektriği artık hazır” diyemeyiz.

Ama dünyanın bu noktaya doğru ne kadar hızlı ilerlediğini görüyoruz.

Batarya teknolojisinde de benzer bir yarış yaşanıyor. Çinli Huawei’nin katı hal bataryasıyla teorik olarak 3.000 kilometreye kadar menzil hedefleyen patent başvurusu bunun çarpıcı örneklerinden biri. Bunun bugün seri üretimde bulunan bir batarya olmadığını özellikle belirtmek gerekir; ancak araştırmaların hangi yöne ilerlediğini göstermesi bakımından önemlidir.

Dolayısıyla enerji dünyasında önümüzdeki 10–20 yıl, geçmişteki 50 yıldan çok daha hızlı değişebilir.

Finlandiya açısından mesele yalnızca bugün elektriğin ucuz olması değildir.

Asıl mesele şudur:

Elektrik talebi katlanarak büyüdüğünde Finlandiya yine ucuz, güvenilir ve yeterli elektrik üretebilecek mi?

Dünkü seminerden benim çıkardığım sonuç şu:

Finlandiya enerji konusunda rahat davranmamalı.

Yeni nükleer kapasiteyi tartışmalı, rüzgar ve güneşi artırmalı, batarya depolamasına yatırım yapmalı, elektrik şebekesini güçlendirmeli ve dünyada geliştirilen yeni teknolojileri yakından takip etmeli.

Çünkü gelecekte ülkelerin zenginliği yalnızca ne kadar petrol veya doğal gaza sahip olduklarıyla ölçülmeyecek.

Ucuz, temiz ve kesintisiz elektriği kim üretebiliyorsa yeni sanayi ve teknoloji yatırımları da büyük ölçüde oraya gidecek. Son dönemdeki küresel yatırım eğilimleri de elektrik üretimi ve şebeke kapasitesinin yeni sanayi rekabetinin merkezine yerleştiğini gösteriyor.

Finlandiya bugün bu yarışta önemli bir avantaja sahip.

Önemli olan bu avantajı tüketmek değil, büyütmek.

HaberFin olarak enerji konusunu bundan sonra da yalnızca faturalar üzerinden değil, Finlandiya’nın ekonomik ve teknolojik geleceği açısından takip etmeye devam edeceğiz.

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Haber Müdürü

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.