DOLAR 48,08820,10%
EURO 56,05890,07%
ALTIN 7.189,701,16
BITCOIN 38006071,82%
İstanbul
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Finlandiya polisi nereye gidiyor: Yumuşak polisten sert polise mi?
  • HaberFin
  • Yorum
  • Finlandiya polisi nereye gidiyor: Yumuşak polisten sert polise mi?
410 okunma

Finlandiya polisi nereye gidiyor: Yumuşak polisten sert polise mi?

ABONE OL
24 Ağustos 2026 10:22
Finlandiya polisi nereye gidiyor: Yumuşak polisten sert polise mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Finlandiya’ya ilk geldiğimiz yıllarda, özellikle Finlandiya ve diğer İskandinav ülkelerinin polisleri hakkında çok farklı hikayeler duyardık.

1990’lı yılların başlarıydı. İnternet yoktu. Bir insanın kimliğini, ehliyetini veya ülkesinden getirdiği bir belgenin gerçek olup olmadığını birkaç saniyede kontrol etmek bugünkü kadar kolay değildi.

O yıllarda Finlandiya’ya yeni gelen bazı yabancıların polisle yaşadıklarını anlattıkları hikayeler bugün kulağa inanılmaz geliyor.
Kimisi ülkesinden getirdiği herhangi bir kimliği ehliyet gibi gösterdiğini ve polisin bunu kabul ettiğini anlatırdı. Bir başkası kırmızı ışıkta geçtiğinde polis tarafından durdurulduğunu, “Bizim ülkemizde kırmızı ışıkta geçilir, sarı ışıkta durulur” diyerek polisi ikna ettiğini söyleyip kahkahalarla anlatırdı.

Hatta alkollü araç kullanırken polis kontrolüne yakalandığını, alkolmetreye üflemeden önce ciğerlerine iyice temiz hava çekip çok kısa üflediğini, böylece düşük promil çıktığını ve cezadan kurtulduğunu övünerek anlatanları bile dinledik.

Bunların ne kadarının gerçekten yaşandığını bugün doğrulamamız elbette mümkün değil. Ama bu hikayelerin tamamının arkasında ortak bir algı vardı: Finlandiya polisi halka karşı son derece sakin, güvenen ve yumuşak davranıyordu. Ve belki de o yıllarda toplumun kendisi de bugünkünden farklıydı.

Polis de zamanla değişti

Yıllar geçtikçe bizim de kanaatimiz değişmeye başladı. Tabiri caizse Finlandiya polisi artık “gözünü açmıştı”. Kimlikler daha hızlı kontrol ediliyor, araçlar ve kişiler hakkındaki bilgiler birkaç saniye içinde polis ekranına geliyor, polis karşısındaki kişinin ne kadar tehlikeli olabileceğini geçmişe göre çok daha fazla hesaba katıyordu. Fakat bu değişimin tek sebebini teknolojinin gelişmesine veya Finlandiya’nın daha uluslararası bir ülke haline gelmesine bağlamak haksızlık olur. Çünkü Finlandiya polisi de ağır bedeller ödedi.

Pasila polis merkezine bombalı saldırı

25 Ağustos 1995 gecesi Helsinki’deki Pasila polis merkezinin önünde park edilmiş bir otomobilde güçlü bir bomba patladı. Patlama polis binasında ve çevrede çok büyük maddi hasara neden oldu. En az 150 odanın zarar gördüğü, bir polisin de hafif yaralandığı bildirildi. Olayın failleri hiçbir zaman kesin olarak ortaya çıkarılamadı.

Ancak soruşturmalarda organize suç çevreleri ve polisten intikam almak isteyen suçlular üzerinde duruldu. Daha sonraki yıllarda eski bir suç dünyası mensubu saldırının finansmanında rol aldığını da iddia etti.

Finlandiya gibi polise yönelik böylesine ağır saldırıların çok nadir olduğu bir ülkede bu olayın polis teşkilatı üzerinde nasıl bir iz bıraktığını tahmin etmek zor değil.

Aradan iki yıl geçti

Bu kez Finlandiya çok daha büyük bir şok yaşadı. İki polis birkaç dakika içinde öldürüldü 22 Ekim 1997 gecesi Danimarkalı suçlu Steen Viktor Christensen, Helsinki’nin Tehtaankatu bölgesinde iki Finlandiyalı polisi öldürdü. Öldürülen polisler Eero Holsti ve Antero Palo’ydu. Dönemin haberlerine göre Christensen polis aracını durdurdu, silahla tehdit ederek polisleri araçtan çıkardı ve ateş etti. Ardından kaçtı.

Finlandiya tarihinin en büyük insan avlarından biri başladı. Christensen birkaç gün sonra Hämeenlinna’da Hotel Vaakuna’dan çıkarken yakalandı. Bu olay yalnızca iki polis memurunun öldürülmesi değildi. Finlandiya polis teşkilatının hafızasına kazınan çok ağır bir travmaydı.

Bir polis açısından bundan çıkarılacak ders çok açıktı: Karşındaki insan ne kadar sakin görünürse görünsün, birkaç saniye sonra ne yapacağını bilemezsin.

Şimdi gelelim Ağustos 2026’ya… Aradan yaklaşık otuz yıl geçti. Ve bugün Finlandiya’da bu kez başka bir tartışmayı yapıyoruz: Polis gereğinden fazla mı sertleşti? Son birkaç hafta içinde peş peşe yaşanan üç olay bu soruyu kamuoyunun önüne getirdi. Bunların ilki Tuusula’da yaşandı.

8 Ağustos’ta polis, plakasız iki tekerlekli bir aracı kullanan 15 yaşındaki bir genci durdurmak istedi.
Genç durmadı ve kaçmaya başladı. Polisin açıklamasına göre araç yapısal olarak değiştirilmişti ve hukuken hafif motosiklet sınıfına giriyordu. Genç hakkında ağır trafik güvenliğini tehlikeye atma, ehliyetsiz araç kullanma ve araç ihlali şüphesiyle soruşturma başlatıldı. Buraya kadar polisin müdahale etmesi son derece normal. Ancak sonrasında yaşananlar tartışmanın asıl merkezine oturdu. Polis aracı ile gencin kullandığı araç arasında temas meydana geldi ve 15 yaşındaki çocuk yoldan çıktı ve yaralandı. Olay o kadar ciddi bulundu ki yalnızca genç hakkında değil, polisin davranışı hakkında da ayrı bir ön soruşturma başlatıldı. Üstelik polis hakkındaki soruşturmayı polisin kendisi değil, Başsavcılık makamının polis suçları birimi yürütüyor.

Burada benim için önemli bir nokta var. 15 yaşındaki bir çocuk polisten kaçmış olabilir, Trafik kurallarını ihlal etmiş olabilir. Ehliyeti olmayabilir. Hatta kendisinin ve başkalarının hayatını tehlikeye atmış olabilir.
Bunların hiçbiri hafife alınacak şeyler değil. Ama polis profesyoneldir.15 yaşındaki çocuğun yaptığı hata ile yetişkin, eğitimli ve devletin güç kullanma yetkisini taşıyan bir polisin vereceği karar aynı terazide tartılamaz. Polisin görevi yalnızca suçluyu yakalamak değil, mümkün olduğu ölçüde onun da hayatını korumaktır. Nitekim Finlandiya polisinin kendi açıklamalarında da gençlerin trafik davranışlarının dürtüsel olabileceği, polisten kaçarken paniğe kapılabilecekleri ve takip sırasında hem üçüncü kişilerin hem de takip edilen kişinin güvenliğinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Espoo’daki ölüm

Ardından Espoo’dan çok daha ağır bir haber geldi. 14 Ağustos gecesi polis, Rinnekoti’deki bir hizmetli yaşam birimine çağrıldı. Polisin verdiği bilgiye göre bir yetişkin çevresindeki insanlara karşı saldırgan ve şiddet içeren davranışlarda bulunuyordu. Polis geldikten sonra da davranışın devam ettiği belirtiliyor. Polis kişiye elektroşok silahı, yani etälamautin kullandı. Kişi olay sırasında yaralandı, hastaneye götürüldü ve daha sonra hayatını kaybetti.

Burada özellikle dikkatli olmak gerekiyor: Bugün elimizde elektroşok silahının doğrudan ölüme neden olduğunu söylememizi sağlayacak kesinleşmiş bir bulgu yok. Zaten olayın Başsavcılığın polis suçları birimine gönderilmesinin nedeni de bunun ve polisin güç kullanımının araştırılması. Dolayısıyla mahkeme veya soruşturma sonuçlanmadan polisi “bir insanı öldürmekle” suçlamak doğru olmaz. Ama bir insan polis müdahalesinin ardından hayatını kaybetmişse, elbette toplumun soru sorma hakkı vardır. Ne oldu?
Başka bir yöntem kullanılabilir miydi? Kullanılan güç orantılı mıydı? Ölüme ne sebep oldu? Bunların tamamının açık biçimde ortaya çıkarılması gerekiyor elbette.

Tampere’de eldeki silah

Bir başka tartışmalı görüntü Tampere’den geldi. 12 Ağustos’ta çekildiği belirtilen ve sosyal medyada yayılan videoda bir vatandaş yol kenarında duran sivil polis aracının kapısını açıyor. Araçtaki polis memurunun elinde silah bulunduğu ve kişiye uzaklaşmasını emrettiği görülüyor. Burada da bir ayrıntının altını çizmek gerekir. Kamuoyunda olay zaman zaman “polis vatandaşa silah doğrulttu” şeklinde anlatıldı. Ancak polisin resmi açıklaması daha temkinli: polis memurunun silahı elinde ve görünür biçimde tuttuğu belirtiliyor.

Yine de polis teşkilatı olayı önemsiz görmedi. Sisä-Suomen poliisilaitos konunun ciddi biçimde araştırılacağını açıkladı ve olay, polis hakkında suç şüphesi doğup doğmadığının değerlendirilmesi için Başsavcılığa gönderildi.

Peki Finlandiya polisine artık güvenilmez mi?

Bence burada çok dikkatli olmamız gerekiyor. Son olayları görüp, “Finlandiya polisi artık güvenilmez.”demek ne kadar yanlışsa, “Polis ne yaptıysa doğrudur.” demek de o kadar yanlışt

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Haber Müdürü

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.