

“Zor oyunu bozar” diye bir söz vardır. Avrupa’nın yıllardır savunageldiği ilkeler, bugün karşı karşıya kaldığı düzensiz göç dalgasıyla yeniden tartışmaya açıldı.
AB dışişleri bakanları, İspanya’ya yönelen son göç dalgasını görüşmek üzere toplanıyor. Fas kıyılarından İspanya topraklarına yönelen on binlerce insan, yalnızca İspanya’yı değil bütün Avrupa’yı derinden sarstı. Resmi rakamlara göre yaklaşık 70 bin kişi, sosyal medyada yayılan “İspanya sınırlarını açtı” yönündeki asılsız haberin ardından harekete geçti — aralarında Faslılar olduğu gibi, Afrika’nın farklı ülkelerinden Fas’a gelmiş göçmenler de vardı. Kimileri denizi yüzerek geçmeye çalıştı; boğularak hayatını kaybedenler oldu.
Bu görüntüler, Avrupa’da zaten son yıllarda yükselişte olan göç karşıtı ve aşırı sağ siyasetin elini güçlendirecek gibi görünüyor. Uzun zamandır AB içinde “iltica başvuruları birlik dışında değerlendirilsin” tartışması sürüyor. İngiltere’nin Ruanda planı bunun son örneğiydi; yasal olarak hayata geçirilemese de, fikrin kendisi çok daha eskiye, Avustralya’nın 2001’de başlattığı “Pasifik Çözümü”ne dayanıyor. Bu model kapsamında deniz yoluyla gelen sığınmacılar ülke topraklarına alınmadan Nauru ve Manus Adası’na gönderilip başvuruları orada değerlendirildi; sistem yıllar içinde askıya alınıp yeniden yürürlüğe kondu, ama temel mantığı hep aynı kaldı: Caydırmak.
İspanya da benzer bir sınavdan geçti. Güvenlik güçleri ve ordunun desteğiyle gelenlerin yüzde 90’ını Fas’a geri gönderdi. Bu tablo, Finlandiya’nın birkaç yıl önce yaşadığından hiç de uzak değil: Rusya, hibrit taktikle düzensiz göçmenleri eksi 30 derecede bisikletlere bindirip Finlandiya sınırına taşımış, sırf bir AB sınırı olduğu için kaos yaratmayı hedeflemişti. Gelen sayı onlarcaydı ama Finlandiya, 1.340 kilometrelik sınırındaki dört kapının tamamını kapattı. Yani bugün İspanya’nın yaşadığı şey, Avrupa için hiç de yeni bir sınav değil — sadece ölçeği farklı.
Avrupa şimdi büyük bir tercih önünde: bir tarafta insan hakları, iltica hakkı ve uluslararası sözleşmeler; diğer tarafta güvenlik kaygısı, kamu düzeni ve yükselen aşırı sağ. Yıllardır savunduğu değerleri koruyabilecek mi, yoksa güvenlik endişesi ağır basınca çok daha sert bir döneme mi girecek — önümüzdeki aylar bunu gösterecek.
Ama meseleye yalnızca Avrupa açısından bakmak büyük bir eksiklik olur. Asıl sorulması gereken soru şu: Neden milyonlarca insan, kendi topraklarında petrolü, gazı, doğal zenginliği bol olan Müslüman ülkelerden kaçıyor? Neden aileler çocuklarını denizde ölüm riskine atacak kadar umutsuz hale geliyor? Yıllardır “adalet”, “hukuk”, “kardeşlik”, “İslam’da huzur vardır” söylemleri dile getiriliyor — peki bu huzur neden Afganistan’da, Sudan’da, Yemen’de, Libya’da hissedilmiyor?
Sorun yalnızca savaşlar değil. Sorun; kötü yönetim, yolsuzluk, hukukun üstünlüğünün zayıflaması, eğitim eksikliği ve ekonomik umutsuzluk. Bugün Avrupa’da yükselen aşırı sağın en önemli siyasi malzemesi düzensiz göç haline geldi — ve bu, yalnızca Avrupa için değil, göç veren ülkeler için de ciddi sonuçlar doğuracak. Irkçılığın ve yabancı düşmanlığının yükselmesi, en çok yine masum insanları vuracak.
Bu yüzden hem Avrupa’nın hem göç veren ülkelerin kendi sorumluluklarıyla yüzleşmesi gerekiyor. Avrupa, insan hakları ile güvenlik arasında tarihî bir tercih yapmak zorunda. İslam dünyası ise çok daha temel bir soruyla karşı karşıya: insanlar neden kendi ülkelerinde güven, adalet ve gelecek bulamıyor? Bu soruya samimi bir cevap verilmedikçe, ne göç duracak ne de dünyadaki huzursuzluk sona erecek.
Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
19068 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
10170 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
9142 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
5295 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4825 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.