DOLAR 47,5574 0.18%
EURO 54,8602 0.06%
ALTIN 6.175,37-1,31
BITCOIN 30094651,40%
İstanbul
31°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Avrupa Birliği’nin ve NATO’nun en Rus şehri
466 okunma

Avrupa Birliği’nin ve NATO’nun en Rus şehri

ABONE OL
31 Temmuz 2026 23:10
Avrupa Birliği’nin ve NATO’nun en Rus şehri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Avrupa’nın güvenlik anlayışı köklü biçimde değişti. Bu değişimin en somut örneklerinden biri ise Finlandiya ile Rusya arasındaki yaklaşık 1.340 kilometrelik sınırın kapatılması oldu. Finlandiya hükümeti, 2023 yılında aldığı kararla Rusya ile bulunan tüm kara sınır kapılarını süresiz olarak kapattı. Bugün Avrupa’da benzeri çok az görülen bu uygulama hala devam ediyor.

2023’ten Beri Geçit Vermeyen Sınır: Finlandiya

Finlandiya yönetiminin 2023 yılında aldığı tarihi kararla Rusya ile olan tüm sınır kapılarını süresiz olarak kapatması, küresel diplomaside eşine az rastlanır bir tablo oluşturdu. Dünya üzerinde sınırları tamamen kapalı olan ülkelerin sayısı son derece sınırlı: Türkiye-Ermenistan, Azerbaycan-Ermenistan, Güney Kore-Kuzey Kore, Cezayir-Fas, Ukrayna-Belarus ve Ukrayna-Rusya… Bugün bu tehlikeli listeye 2023’ten beri süresiz olarak Finlandiya-Rusya sınırı da dahil olmuş durumda.

Kremlin’in “dost olmayan ülkeler” listesine aldığı Finlandiya’da yaşayan Rus kökenli nüfus ise ülkelerine gidebilmek için mecburen rotayı güneye, Estonya’ya çeviriyor. Yaya geçişi için Narva-İvangorod; araç ve yaya trafiği içinse daha güneydeki Koidula/Kunichina ve Luhamaa/Shumilkino kapıları adeta tek çıkış noktası haline gelmiş vaziyette. Narva bunlar arasında en popüler olanı.

AB ve NATO’nun “En Rus Şehri” Narva

Estonya-Rusya sınırında yer alan Narva, nüfusunun neredeyse tamamına yakınının Rus kökenli olması sebebiyle “Avrupa Birliği’nin En Rus Şehri” ünvanını taşıyor. Bu kentin sakinleri bir AB ve NATO ülkesinin sınırları içerisinde yaşasalar da, olaylara tamamen Moskova’nın penceresinden bakıyorlar.

Batı ittifakının göbeğinde, Kremlin ile aynı frekansta düşünen devasa bir kitle…

Bir yanda AB Konforu, Diğer Yanda Kremlin Propagandası

İşin en çarpıcı ve güvenlik uzmanlarını endişelendiren boyutu ise sınırın bu tarafındaki zihniyet. Estonya’da yaşayan geniş Rus nüfus, Estonya devletinin ve AB’nin sunduğu yüksek yaşam standartlarından, özgürlüklerden ve ekonomik imkanlardan sonuna kadar faydalanıyor. Ancak ironik bir şekilde, Estonya yönetiminin Rusya’ya karşı aldığı sert tutumdan oldukça rahatsızlar.

Hatta bu kitle, AB toprağında, NATO sınırları içinde yaşamasına rağmen açıkça Kremlin yanlısı propaganda yapmaktan ve “Yakında buralar zaten Rusya toprağı olacak” demekten çekinmiyor.

Benzer bir durum Finlandiya’da yaşayan bazı Rus gruplar için de geçerli olsa da, onlar Finlandiya kanunlarının ve kamuoyunun sıkı takibi nedeniyle bu revizyonist söylemleri daha “kısık sesle” ifade etmeyi tercih ediyorlar.

Vize Muslukları Tamamen Kısıldı

Rusya’yı açıkça “agresif ve işgalci” bir devlet olarak tanımlayan Estonya, vize rejimini neredeyse sıfırladı. Zaruri durumlar hariç Rus vatandaşlarına vize verilmiyor, turistik vizeler ise tamamen durdurulmuş durumda. Bu katı tutum sadece Estonya ile sınırlı değil; NATO ve AB üyesi olan diğer sınır komşuları Norveç, Polonya, Letonya ve Litvanya da kara sınırlarından geçişleri en üst düzeyde kısıtlamış vaziyette.

Bu noktada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor

Bir ülkede yaşayan hiçbir etnik veya ulusal topluluk, yalnızca kökeni nedeniyle güvenlik riski olarak görülemez. Estonya’daki ya da Finlandiya’daki Rus kökenli insanların büyük çoğunluğu günlük hayatını sürdüren, yasalara uyan ve yaşadığı ülkenin bir parçası olan bireylerdir.

Ancak tarih gösteriyor ki bazı devletler, yurt dışındaki soydaş topluluklarını siyasi etki aracı olarak kullanabiliyor. Rusya’nın 2008’de Gürcistan’da, 2014’te Kırım’da ve Ukrayna’nın doğusunda “Rusça konuşan nüfusun korunması” söylemini dış politika gerekçesi olarak öne sürmesi, Baltık ülkelerinde ciddi güvenlik kaygıları oluşturuyor.

Bu nedenle Estonya başta olmak üzere Baltık ülkeleri, Rus propaganda faaliyetlerini ve yabancı etki operasyonlarını yakından takip ediyor. Güvenlik raporlarında bu konuya düzenli olarak yer veriliyor.

Bazen sosyal medya üzerinden yayılan dezenformasyon, bazen de yabancı bir devletin çıkarlarını savunan küçük ama etkili gruplar, ülkelerin iç güvenliği açısından yeni risk alanları oluşturabiliyor.

Narva bugün sadece Avrupa Birliği’nin en Rus şehri değil; aynı zamanda Avrupa’nın güvenlik dengelerinin en hassas noktalarından biri.

Narva da tam olarak bu nedenle, Avrupa’nın geleceğini anlamak isteyenlerin dikkatle izlemesi gereken şehirlerden biri olmaya devam ediyor.

Tarkan Tekten HaberFin Genel Yayın Yönetmeni

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.