DOLAR 49,14300,12%
EURO 55,2482-0,14%
ALTIN 6.587,37-0,08
BITCOIN 42469623,37%
İstanbul
16°

ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Parlamento üyelerine yönelik esrarengiz olaylar gündemi meşgul ediyor
  • HaberFin
  • Yorum
  • Parlamento üyelerine yönelik esrarengiz olaylar gündemi meşgul ediyor
105 okunma

Parlamento üyelerine yönelik esrarengiz olaylar gündemi meşgul ediyor

ABONE OL
2 Ekim 2026 11:17
Parlamento üyelerine yönelik esrarengiz olaylar gündemi meşgul ediyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tatilden döndüğüm Finlandiya’da gündem kaynıyor: F-35’lerden milletvekillerinin evlerine gizemli girişlere
Yaklaşık on günlük bir tatilin ardından Finlandiya’ya döndüğümde ülkenin gündeminde birbirinden sıcak ve bir o kadar da önemli gelişmeler vardı.

Daha Finlandiya’ya döndüğüm 1 Ekim günü ülkenin, hatta Avrupa güvenlik çevrelerinin dikkatini çeken başlıklardan biri Finlandiya’nın yeni F-35 savaş uçaklarıydı.

Finlandiya’nın ilk F-35A uçakları 18 Eylül’de Rovaniemi’ye ulaşmıştı. Ancak yeni savaş uçakları için resmi karşılama ve tanıtım töreni 1 Ekim’de Lapland Hava Üssü’nde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Aleksandır Stubb’ın da katıldığı tören, Finlandiya Hava Kuvvetleri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

Finlandiya toplam 64 adet F-35 savaş uçağı satın aldı. Yeni uçaklar önümüzdeki yıllarda ülkenin mevcut F/A-18 Hornet filosunun yerini alacak.

HaberFin olarak bu önemli gelişmeyi de yerinde takip ettik. Genel Yayin Yönetmenimiz Tarkan Tekten, Rovaniemi’de düzenlenen F-35 törenini HaberFin adına izledi.

F-35 konusu Türkiye açısından da ayrı bir anlam taşıyor

Türkiye, F-35 programının başlangıçtaki ortaklarından biriydi ve Türk şirketleri uçak için yüzlerce parça üretiyordu. Ancak Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın almasının ardından ABD, 2019 yılında Türkiye’nin programdan çıkarılması sürecini başlattı. Pentagon o dönemde S-400 sisteminin F-35’in güvenliğiyle uyumlu olmadığını açıklamıştı.

Bir zamanlar üretiminde Türkiye’nin de ortak olduğu, ancak Türkiye’nin daha sonra program dışında kaldığı F-35’lerin şimdi Finlandiya’nın savunmasının merkezine yerleşmeye başlaması doğal olarak Türkiye’den gelişmeleri izleyenler açısından da dikkat çekici. Fakat 1 Ekim’in ikinci büyük gündemi belki de F-35’lerden bile daha gizemliydi.

Milletvekillerinin evlerine kim girdi?

Finlandiya Parlamentosu Başkanı Jussi Halla-Aho, çok sayıda milletvekilinin evlerine bilgileri dışında girilmiş olabileceğine ilişkin şüphelerin bulunduğunu açıkladı. Halla-Aho, Parlamento Başkan Yardımcısı Paula Risikko ve parlamentonun güvenlik direktörü Aaro Toivonen 1 Ekim’de konuyla ilgili özel bir basın toplantısı düzenledi. Şüpheli olayların sayısını Halla-Aho “kayda değer” olarak nitelendirdi.

İşin ilginç tarafı ise evlerde klasik bir hırsızlık vakasının izlerinin bulunmaması. Kapılar kırılmamış. Eşyalar çalınmamış. Evlerde herhangi bir zarar verilmemiş. Buna karşılık bazı milletvekilleri evlerine döndüklerinde normalde bırakmadıkları şekilde açık kapılar, yanan ışıklar veya evde birisinin bulunduğunu düşündüren küçük değişikliklerle karşılaşmış.
Halla-Aho, bu izlerin bazı durumlarda kasıtlı olarak bırakılmış olabileceği ihtimalini de dile getirdi; yani eve girildiğinin ev sahibine özellikle hissettirilmiş olabileceğini söyledi.

Yle’nin aktardığı bilgilere göre şüpheli vaka sayısı 20’nin altında. Olayların tek bir partiye, siyasi görüşe veya belirli bir milletvekili grubuna yönelik olduğuna ilişkin de şu aşamada bir bulgu bulunmuyor. Helsinki polisi olaylarla ilgili ön inceleme başlatmış durumda ve soruşturmaya Finlandiya Ulusal Soruşturma Bürosu da destek veriyor.

Finlandiya’daki kilit sistemi düşünüldüğünde soru daha da ilginç

Burada Finlandiya’da yaşayanların çok iyi bildiği başka bir ayrıntı da ister istemez insanın aklına geliyor.
Finlandiya’da konutların kapı ve kilit sistemleri genel olarak oldukça yüksek güvenlik standartlarına sahip. Özellikle apartmanlarda ve resmi kişilerin kullandığı konutlarda dışarıdan birisinin hiçbir iz bırakmadan girip çıkabilmesi sıradan bir durum değil.

Bu nedenle herhangi bir şey çalmadan, kapıyı kırmadan ve gözle görülür bir iz bırakmadan milletvekillerinin evlerine girilmiş olabileceği şüphesi son derece düşündürücü.

Soru da tam burada başlıyor: Birileri gerçekten milletvekillerinin evlerine girdiyse, bunu nasıl yaptı ve neden hiçbir şey çalmadı?

Sovyet istihbaratından bilinen yöntem tartışılıyor

Konuyla ilgili Finlandiya medyasında konuşan istihbarat tarihi araştırmacıları daha da dikkat çekici bir ihtimali gündeme getiriyor.

Araştırmacı Mikko Porvali, mevcut olayların failinin kim olduğuna ilişkin bir iddiada bulunmadan, benzer bir yöntemin Sovyet istihbarat servislerinin kullandığı “operatif psikoloji” yaklaşımında görüldüğünü anlattı. Bu yöntemde amaç her zaman bilgi veya eşya çalmak olmayabiliyor. Asıl amaç hedef kişiye şu mesajı vermek olabiliyor: “Nerede yaşadığını biliyoruz. İstersek özel alanına kadar ulaşabiliriz.”
Bunun ilk etkisi korku yaratmak. İkinci hedef kişinin davranışlarını değiştirmek olabilir.

Örneğin bir diplomatın belirli kişilerle görüşmekten vazgeçmesi, bir gazetecinin araştırdığı bir konudan uzaklaşması veya hassas bir görevde bulunan kişinin görevini bırakması hedeflenebilir.
Üçüncü ve daha sofistike yöntem ise kişinin güvenilirliğinin sarsılması. Hedef kişi çevresine “evime birileri giriyor ama hiçbir şey çalmıyor” dediğinde, bir süre sonra anlattıkları çevresi tarafından kuşkuyla karşılanabilir.

Böylece hedef kişinin hem psikolojik dengesi hem de toplum içindeki güvenilirliği baskı altına alınabilir.
Ancak burada özellikle altını çizmek gerekiyor: Finlandiya’daki olayların Rusya veya herhangi başka bir yabancı devlet tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin şu anda açıklanmış bir kanıt bulunmuyor.

Uzmanlardan aşırı tepki uyarısı

Yle’nin sabah yayınında konuşan istihbarat uzmanlarından gelen önemli uyarılardan biri de buydu.
Finlandiya geçmişte Rusya konusunda fazla iyimser davranmakla eleştirilirken, Ukrayna savaşından sonra bunun tam tersine, açıklanamayan her olayın hızla Rusya’ya bağlanması riski ortaya çıktı. Uzmanlara göre her şüpheli olayın otomatik biçimde Rusya’ya bağlanması başka bir tehlike yaratabilir:
Rusya’nın toplumun gözünde her yere ulaşabilen, her şeyi yapabilen ve engellenemeyen bir aktör olarak algılanması. Bu algının kendisi de hibrit etkinin hedeflerinden biri olabilir. Dolayısıyla Finlandiya için önemli olan iki uç arasında dengeyi korumak: Tehdidi küçümsememek ama kanıt bulunmadan fail de ilan etmemek.

Finlandiya’nın yeni güvenlik gerçekliği

1 Ekim 2026’da Finlandiya’da birbirinden tamamen farklı görünen iki haber aslında ülkenin son yıllarda nasıl değiştiğini de gösteriyordu.

Bir tarafta Rovaniemi’de Finlandiya’nın yeni F-35 savaş uçakları sergileniyor ve ülkenin NATO dönemindeki askeri kapasitesi güçlendiriliyor. Diğer tarafta Helsinki’de Parlamento Başkanı, milletvekillerinin kendi evlerine bilgileri dışında girilmiş olabileceğini açıklıyordu. Biri açık ve görünür bir askeri güç gösterisi. Diğeri ise görünmeyen, faili ve amacı henüz bilinmeyen bir güvenlik tehdidi.

Finlandiya’nın karşı karşıya bulunduğu yeni güvenlik ortamını belki de bu iki fotoğraf yan yana koyulduğunda daha iyi anlamak mümkün. Şimdi gözler Helsinki polisinin yürüttüğü incelemede. Çünkü cevaplanması gereken soru yalnızca “milletvekillerinin evlerine kim girdi?” değil. Eğer bu olaylar organize ve bilinçli bir faaliyetse, çok daha önemli ikinci bir soru var: Birileri Finlandiya’nın karar vericilerine ne mesaj vermek istiyor?

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Haber Müdürü

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.