DOLAR 50,15150,22%
EURO 55,9734-0,52%
ALTIN 6.521,08-1,14
BITCOIN 3778292-1,81%
İstanbul
10°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Amerika’daki seçimler Finlandiya’daki aşırı sağı etkiler mi?
  • HaberFin
  • Yorum
  • Amerika’daki seçimler Finlandiya’daki aşırı sağı etkiler mi?
360 okunma

Amerika’daki seçimler Finlandiya’daki aşırı sağı etkiler mi?

ABONE OL
4 Kasım 2026 08:50
Amerika’daki seçimler Finlandiya’daki aşırı sağı etkiler mi?
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Amerikan seçmeni 3 Kasım’da sandıkta sözünü söyledi. Cumhuriyetçiler ağır kayıplar yaşadı. Demokratların Temsilciler Meclisini geri alması beklenirken Senatonun kaderi henüz netleşmedi. Trump ise seçim sonuçlarını kabul edeceğini ve Demokratlarla çalışabileceğini açıkladı.

Teksas’ta Demokrat James Talarico’nun yıllardır Cumhuriyetçilerin elindeki Senato koltuğunu kazanması, siyasi dengelerin nasıl değişebileceğinin çarpıcı bir örneği.

Trump hala başkan, ancak artık eli eskisi kadar rahat olmayabilir. Kongrede çoğunluğu kaybeden bir başkan, bütçeden atamalara kadar birçok konuda muhalefetle uzlaşmak zorunda kalabilir.

Benim asıl merak ettiğim şu: Kendi Kongresini ikna etmekte zorlanan Trump’ı dünya ne kadar dinleyecek?

Daha düne kadar dünya liderlerine meydan okuyan, özellikle Ortadoğu’daki yöneticiler üzerinde büyük etkisi olduğunu söyleyen Trump, şimdi aynı özgüvenle konuşabilecek mi?

Ortadoğu’da hesaplar değişecek mi?

Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer bölge ülkelerinde Trump’la yakın ilişkiler kuran siyasetçiler bu sonuçları nasıl değerlendiriyor?

Ortadoğu siyasetinde alışkın olduğumuz bir tablo var: Güçlü olanın yanında durmak!

Kendi halklarına karşı son derece sert davranabilen bazı yöneticilerin, güçlü devletlerin başkanları karşısında nasıl süt dökmüş kediye dönüştüklerini yıllardır izliyoruz.

Amerika’da başkanlar dört yılda bir seçmenin karşısına çıkarken bizim coğrafyamızda bazı liderler kırk yıl iktidardan ayrılmıyor. Buna rağmen Washington’da her yeni başkan geldiğinde onunla yakınlık kurma yarışı başlıyor.

Bakalım, Trump’ın gücü azaldıkça dün onunla kol kola fotoğraf çektirenler yarın hangi pozları verecek?

Netanyahu’nun işi de kolay değil

İsrail’deki seçim sonuçları da dikkat çekici. Netanyahu’nun siyasi bloku 120 sandalyeli parlamentoda yalnızca 53 milletvekili kazanabildi. Hükümet kurabilmesi için 61 sandalye gerekiyor. Arap partilerinin 19 sandalyesi ise yeni koalisyon hesaplarında önemli bir ağırlık oluşturuyor.

Netanyahu aşırı sağcı ortaklarıyla mı devam edecek, yoksa farklı partilerle uzlaşmak zorunda mı kalacak?

Bir de Filistin meselesi var.

Trump’ın Gazze sahillerini lüks otellerle dolu bir tatil cennetine dönüştürme hayallerini hatırlıyoruz. Binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın acı çektiği topraklarda tatil köyleri planlanıyordu.

Peki Trump’ın Washington’daki gücü azalırsa o Riviera hayalleri ne olacak?

Gazze’nin geleceğini sonunda Filistinliler mi belirleyecek?

Putin, Trump’ın kaybına üzülür mü?

Ukrayna meselesi de ayrı bir soru.

Trump’ın Putin’le kurduğu ilişki, Avrupa’nın güvenliği konusunda yıllardır tartışılıyor. Şimdi Kongredeki dengeler değişirse Ukrayna üzerindeki baskı azalacak mı?

Trump, Ukrayna’nın geleceğini Moskova’nın istediği şekilde belirleyemeden siyasi gücünü kaybederse Putin gerçekten üzülecek mi?

Ben Avrupa’nın kaderinin Washington ile Moskova arasındaki kişisel ilişkilere bırakılmasını hiçbir zaman doğru bulmadım.

Finlandiya’daki aşırı sağ bundan etkilenir mi?

Trump’ın yükselişi Avrupa’daki göçmen karşıtı ve aşırı sağcı hareketlere de cesaret verdi. Finlandiya’da bu siyasi eğilimler Trump’ın yeniden seçilmesinden önce güçlenmişti. Ancak son yıllarda sertleşen göçmenlik politikalarının birçok yabancının günlük yaşamını etkilediğini görüyoruz.

Şimdi Amerika’da siyasi rüzgar değişirken Avrupa’da da benzer bir değişim yaşanacak mı?

18 Nisan 2027’de Finlandiya’da yapılacak parlamento seçimleri bu açıdan dikkatle izlenmeli.

Amerika’da ise başka bir gelişme var. Teksas’ta Talarico’nun zaferinin yanında, Michigan’da Abdul El-Sayed’in ABD tarihinin ilk Müslüman senatörü olma ihtimali ve Somali kökenli Ilhan Omar’ın siyasi mücadelesi, bütün göçmen karşıtı söylemlere rağmen Amerika’nın farklı yüzünü de gösteriyor.

Trump Amerika’da kaybetti, peki dünyada da kaybedecek mi?

Amerikan demokrasisinin bütün kusurlarına rağmen önemli bir özelliği var: İktidarın gücünü sınırlandırabilmesi.

Trump başkanlığı kaybetmedi. Amerikan dış politikası da bir gecede değişmeyecek.

Ama siyasette bazen iktidarı kaybetmekten daha önemlisi, yenilmezlik görüntüsünü kaybetmektir.

Şimdi merak ediyorum:

Dün Trump’ın gücüne güvenen dünya liderleri, yarın aynı bağlılığı gösterecek mi? Yoksa 2028 seçimlerine hazırlanırken yeni dostlar mı arayacaklar?

Trump Amerika’da siyasi bir darbe aldı. Peki dünyada da kaybedecek mi?

Bunu belki en iyi, bugün kendisine hayranlık gösteren liderlerin yarın çektirecekleri fotoğraflardan anlayacağız.

Ben şimdiden o fotoğrafları merak ediyorum.

Dünyayı önümüzdeki yıllarda büyük değişiklikler bekliyor olabilir.

Umarım bu değişimden en büyük kazancı liderler değil, yıllardır savaşların, baskıların ve siyasi hesapların bedelini ödeyen halklar elde eder.

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Haber Müdürü

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.