DOLAR 43,6062 0.16%
EURO 51,6027 0.37%
ALTIN 6.942,613,13
BITCOIN 30874049,54%
İstanbul
11°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Finlandiya’da bir Müslüman Noel’e nasıl bakmalı?
  • HaberFin
  • Yorum
  • Finlandiya’da bir Müslüman Noel’e nasıl bakmalı?
1886 okunma

Finlandiya’da bir Müslüman Noel’e nasıl bakmalı?

ABONE OL
27 Aralık 2025 14:14
Finlandiya’da bir Müslüman Noel’e nasıl bakmalı?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Finlandiya’da yılın bu günleri sokaklar ışıklarla dolu, vitrinler süslü, insanlar birbirine “Hyvää joulua” diyerek gülümsüyor. Ancak şunu fark ettim: Karşılarında benim gibi yabancı görünümlü birini gördüklerinde bu sözü söyleme konusunda biraz daha tereddüt ediyorlar.

Aslında Noel, bu ülkede sadece dini bir gün değil; aynı zamanda uzun ve karanlık kışın ortasında aileyi, paylaşmayı ve yalnız kalmamayı hatırlatan bir zaman dilimi. Tıpkı Müslüman ülkelerdeki bayramlar gibi…

Peki, bu toplumun bir parçası olarak yaşayan biz Müslümanlar için Noel ne anlama geliyor?
Kutlamak mı gerekir, uzak mı durmak gerekir?
Bir Hristiyan komşunun Noel’ini tebrik etmek inancımıza zarar verir mi?

Elbette ben bir din adamı değilim, teolog hiç değilim. Bu konularda ahkâm kesmek ya da kimseye öğüt vermek gibi bir niyetim de yok. Ancak önümüzdeki yıl 35 yılını bu ülkeye vermiş, burada yaşamış biri olarak, doğrudan muhatap olduğum bu meseleyle yüzleşmek istiyorum. Üstelik bu muhataplık, gelecek nesiller boyunca da devam edecek. Her yıl Noel öncesinde ve Noel boyunca maruz kaldığım soruları sormak, sanırım benim en doğal hakkım.

Bu sorular, özellikle Avrupa’da yaşayan Müslümanların her yıl yeniden düşündüğü; fakat çoğu zaman sağduyulu cevapların gürültü arasında kaybolduğu sorular.

Noel nedir, ne değildir?

Noel, Hristiyan inancına göre Hz. İsa’nın doğumunun anıldığı bir gündür. Ancak Hristiyan teolojisinin temel farkı tam da burada ortaya çıkar: İsa, Hristiyanlıkta “Tanrı’nın oğlu” olarak kabul edilir.

Benim inancıma göre, yani İslam açısından ise Hz. İsa; Allah’ın kulu, peygamberi ve mucizevi şekilde dünyaya gelmiş seçkin bir insandır. Nokta.
Hâşâ, Allah’ın oğlu değildir.

Bu noktada çizgi nettir:
Bir Müslüman, Noel’in teolojik içeriğini, yani İsa’nın ilahlaştırılmasını kabul edemez. Bu bir iman meselesidir ve tartışmaya açık değildir.

Ancak mesele burada bitmez.

Tebrik etmek başka, inanmak başkadır

Dini literatürde sıkça gözden kaçan ama hayatın tam ortasında duran önemli bir ayrım vardır:
Bir inancı benimsemekle, o inanca sahip insanlara saygı göstermek aynı şey değildir.

Bir Müslümanın Noel’i dini bir bayram gibi kutlaması, ayinlere katılarak teolojik içeriği onaylaması elbette caiz değildir.
Ama komşusuna “Mutlu Noeller” demesi, iş arkadaşına iyi dileklerde bulunması, birlikte kahve içmesi, çocuklara basit bir hediye vermesi iman değil; insanlık ve toplumsal nezaket alanına girer.

Bu ayrımı kaçırdığımızda insan genellikle iki uçtan birine savrulur:
Ya “İnancımı kaybederim” korkusuyla kendini tamamen topluma kapatır, ya da “Uyum sağlayayım, dışlanmayayım” düşüncesiyle yapmacık davranıp kimliğini belirsizleştirir, hatta kişiliksizleşir. Oysa bu iki durum da en tehlikeli hâli temsil eder.

Finlandiya gerçeğini görmeden konuşamayız

Bugün birçok Fin Noel’i kutlarken kiliseye gitmez. Noel onlar için büyük ölçüde kültürel ve insani bir zamandır. Tıpkı 1,8 milyar Müslüman dünyasında olduğu gibi… Belki de 1,7 milyar Müslüman, hayatında hiçbir dini ritüeli yerine getirmese bile bayramları kültürel olarak kutlar.

Biz burada yaşayan Müslümanlar olarak bu gerçeği görmezden gelirsek, aynı sokakta yaşayıp aynı duyguyu paylaşamayan yabancılar hâline geliriz.

Oysa Peygamber ahlakı, bulunduğu toplumun dilini ve hassasiyetlerini gözetmeyi öğretir.

Hediye meselesi: Küçük ama önemli bir detay

“Noel’de hediye vermek caiz mi?” sorusu da sıkça sorulur. Bu soru, Ramazan’da “Sakız çiğnemek orucu bozar mı?” sorusu gibi, neredeyse hiç sonu gelmeyen bir sorudur.

Hediye vermek hiçbir zaman dini bir ibadet değildir; sevgi, dostluk ve nezaket göstergesidir.
Ne yani, komşuna ya da arkadaşına bir çiçek, kahve, çikolata, kitap vermek insani bir davranış değil midir?

Bunları her zaman yapabilirsiniz. Bu tür hediyeler inancı zedelemez; aksine insan ilişkilerini güçlendirir. Kaldı ki Peygamberimizin hayatında da bu vardır.

İsa’yı sevmekle ilahlaştırmak arasındaki çizgi

Müslümanlarla Hristiyanlar arasındaki esas çizgi, Hz. İsa’yı insanlıktan çıkarıp ilahlaştırma anlayışıdır. Bunun dışında köklü bir fark yoktur. Zaten biz Müslümanlar, Hz. İsa’ya peygamber olarak inanmadıkça iman etmiş sayılmayız.

Bu yaklaşım ne bir tavizdir ne de karşı tarafa yönelik bir zayıflık göstergesidir. Bu, sadece imanın verdiği özgüvendir.

En azından ben böyle düşünüyorum. Otuz beş yıl boyunca farklı dinlerden ve özellikle Fin arkadaşlarımla bu çizgide ilişki kurdum; hem hediyelerini aldım hem de hediyeler verdim. Ve defalarca “Mutlu Noeller” ve “İyi Seneler” diledim.

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü

Fotoğraf: HaberFin

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.