DOLAR 45,0708 0.05%
EURO 52,8957 0.14%
ALTIN 6.568,52-1,31
BITCOIN 34406710,55%
İstanbul
15°

AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ortadoğu’dan Helsinki’ye uzanan hat: Finlandiya, Türkiye ve Suriye denklemi
  • HaberFin
  • Yorum
  • Ortadoğu’dan Helsinki’ye uzanan hat: Finlandiya, Türkiye ve Suriye denklemi
2828 okunma

Ortadoğu’dan Helsinki’ye uzanan hat: Finlandiya, Türkiye ve Suriye denklemi

ABONE OL
22 Aralık 2025 11:54
Ortadoğu’dan Helsinki’ye uzanan hat: Finlandiya, Türkiye ve Suriye denklemi
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Ortadoğu’daki istikrarsızlık yalnızca bölge ülkelerini değil, sanılanın aksine Kuzey Avrupa’yı da doğrudan etkiliyor. Enerji güvenliği, küresel ticaret yolları, göç hareketleri ve güvenlik riskleri; Ortadoğu’da yaşanan her sarsıntıyı Helsinki’ye kadar taşıyor. Bu nedenle küçük ama güçlü bir ülke olan Finlandiya’nın, Ortadoğu’ya sırtını dönmesi ne mümkün ne de rasyonel.

Ancak Finlandiya’nın Ortadoğu ile ilişki kurarken en çok ihtiyaç duyduğu şey, doğrudan müdahil olmak değil, doğru kapıdan geçmek. İşte bu noktada Türkiye, yalnızca bir komşu ülke değil; Avrupa ile Ortadoğu arasında kilit bir geçiş ülkesi olarak öne çıkıyor.

Finlandiya neden Türkiye’ye bakmak zorunda?

Finlandiya’nın Ortadoğu’ya açılan en mantıklı kapısı Türkiye’dir. Bunun birkaç temel nedeni var. Türkiye, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içinde; yani fiilen AB serbest ticaret alanının bir parçası. Aynı zamanda Finlandiya’nın NATO müttefiki. Üstelik iki ülke arasındaki ilişki yalnızca bugünün jeopolitiğiyle sınırlı değil.

Türkiye, Finlandiya’nın 1917’deki bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri

Bu tarihsel arka plan, Finlandiya–Türkiye ilişkilerinde çoğu zaman göz ardı edilen ama son derece önemli bir duygusal ve siyasi bağ yaratıyor. Helsinki’de Türkiye, sadece “zor bir ortak” olarak değil; doğru koşullarda güçlü bir müttefik olarak da görülüyor.

Peki sorun nerede başlıyor?

Tam da bu noktada, ilişkilerin önüne çıkan üç temel mesele var.
Birincisi, Türkiye’deki Kürt meselesi. İnsan hakları, ifade özgürlüğü ve demokratik standartlar, Finlandiya gibi ülkelerde yalnızca hükümetlerin değil; parlamentoların, medyanın ve sivil toplumun da yakından takip ettiği başlıklar. Türkiye’de bu alanda yaşanan her gerilim, Ankara–Helsinki hattında doğal olarak soru işaretleri yaratıyor.
İkincisi, Türkiye’nin Suriye’deki askerî varlığı. Süresi ve siyasi çerçevesi net olmayan askerî varlık, Avrupa kamuoyunda çoğu zaman “istikrar sağlayıcı” değil, “istikrarsızlık riski” olarak algılanıyor. Nitekim Finlandiya’nın NATO üyeliği sürecinden önce Türkiye’ye yönelik bazı askerî ekipman ambargoları da bu algının bir sonucu olarak gündeme gelmişti.
Üçüncü mesele ise Ortadoğu’daki genel istikrarsızlığın Avrupa’ya maliyeti. Göç, enerji fiyatları ve güvenlik riskleri, Finlandiya gibi ülkelerde doğrudan hissediliyor. Bu yüzden Finlandiya, Ortadoğu’ya dair politikasında öngörülebilir ve dengeli ortaklara ihtiyaç duyuyor.

Çözüm nerede?

Aslında denklem oldukça basit:
Türkiye’de ve Suriye’de sorunlar azaldıkça, Finlandiya–Türkiye ilişkileri kendiliğinden derinleşir.
Türkiye’nin burada atabileceği adımlar, yalnızca kendi iç barışına değil, Avrupa ile ilişkilerine de doğrudan etki eder.

Öncelikle, Kürt meselesinde güvenlik merkezli yaklaşımın yerine hak ve kapsayıcılık merkezli bir normalleşme hattı, Finlandiya gibi ülkelerde Türkiye algısını ciddi biçimde yumuşatır. Bu, eleştirilerin azalması ve ticari işbirliklerinin önünün açılması anlamına gelir.

İkinci olarak, Suriye’deki askerî varlığın “süresiz” değil, siyasi çözümle bağlantılı bir çerçeveye oturtulması, Türkiye’yi Avrupa nezdinde daha öngörülebilir bir aktör haline getirir. Bu, özellikle Finlandiya gibi hukuk ve meşruiyet hassasiyeti yüksek ülkeler için belirleyicidir.

Üçüncü ve belki de en stratejik nokta şudur: Finlandiya, Ortadoğu ile ilişkilerini doğrudan krizlerin içine girerek değil; Türkiye üzerinden, dolaylı ama güvenli bir biçimde yürütmek ister. Enerji, ticaret ve lojistik hatlarında Türkiye’nin istikrarlı olması, Finlandiya için de riskleri azaltır.

Sonuç yerine

Türkiye ne kadar istikrarlı, ne kadar demokratik ve ne kadar çözüme yakın bir çizgide ilerlerse; Finlandiya–Türkiye ilişkileri de o kadar netleşir, derinleşir ve çoğalır. Bu denklemde Finlandiya, Türkiye’yi kaybetmek istemez. Türkiye de Finlandiya gibi güvenilir, dengeli ve uzun vadeli ortaklara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyar.

Ortadoğu’daki her dalga, eninde sonunda Kuzey Avrupa kıyılarına vurur. Bu dalgaların yıkıcı mı, yoksa yönetilebilir mi olacağı ise büyük ölçüde Ankara’nın atacağı adımlara bağlıdır.

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.