DOLAR 45,9023 0.16%
EURO 53,4397 -0.1%
ALTIN 6.602,16-1,28
BITCOIN 3281352-2,76%
İstanbul
22°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Numan Kurtulmuş Helsinki’ye geliyor:  Finlandiya’da gazetecilerin erişim alanı daralıyor mu?
  • HaberFin
  • Yorum
  • Numan Kurtulmuş Helsinki’ye geliyor: Finlandiya’da gazetecilerin erişim alanı daralıyor mu?
261 okunma

Numan Kurtulmuş Helsinki’ye geliyor: Finlandiya’da gazetecilerin erişim alanı daralıyor mu?

ABONE OL
1 Haziran 2026 11:43
Numan Kurtulmuş Helsinki’ye geliyor:  Finlandiya’da gazetecilerin erişim alanı daralıyor mu?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya Parlamentosu Başkanı Jussi Halla-aho’nun davetlisi olarak Finlandiya’ya geliyor. Üç gün sürmesi beklenen ziyaret kapsamında Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksandır Stubb ve diğer üst düzey yetkililerle de görüşmeler yapılması bekleniyor.

Bu ziyaret, iki ülke ilişkileri açısından kuşkusuz önem taşıyor. Özellikle Finlandiya’nın NATO üyeliğinin ardından Türkiye ile ilişkilerin yeni bir döneme girdiği de bir gerçek.

Ancak bu ziyaret vesilesiyle benim aklıma başka bir soru geliyor:

Finlandiya’da gazetecilerin kamu kurumlarına ve resmi etkinliklere erişimi konusunda son yıllarda bir değişim mi yaşanıyor?

Yaklaşık 36 yıldır Finlandiya’da yaşayan, 1997 yılından bu yana iki ülke arasındaki ilişkileri takip eden bir gazeteci olarak bunu sorma hakkım olduğunu düşünüyorum.

Yıllar boyunca Türkiye’den Finlandiya’ya gelen çok sayıda devlet heyetini takip ettim. Bakanların, milletvekillerinin ve üst düzey yetkililerin ziyaretlerini haberleştirdim. Resmi görüşmeleri izledim, iş insanları toplantılarını takip ettim ve iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişimini okuyucularımıza aktarmaya çalıştım.

Finlandiya Dışişleri Bakanlığı’nın uluslararası basın kartına sahip bir gazeteci olarak bugüne kadar görevimi tarafsız ve profesyonel şekilde yapmaya gayret ettim.

Ancak son yıllarda dikkatimi çeken bir durum var.

Türkiye’den gelen resmi heyetlerin ziyaretlerinde artık davet listelerinde yer almıyorum.

Elbette bunun teknik veya bürokratik sebepleri olabilir. Belki davet sistemleri değişmiştir. Belki organizasyon yöntemleri farklılaşmıştır. Belki de tamamen başka nedenler vardır.

Fakat soru sormak gazeteciliğin temelidir.

Finlandiya, uzun yıllardır basın özgürlüğü ve şeffaflık konusunda dünyanın örnek gösterilen ülkelerinden biri oldu. Bağımsız gazetecilik, farklı görüşlerin temsil edilmesi ve kamu kurumlarının medyaya eşit mesafede durması bu başarının temel taşları arasında yer aldı.

Peki bugün hala aynı noktada mıyız?

NATO üyeliği sonrasında güvenlik politikalarının daha hassas hale gelmesi anlaşılabilir bir durumdur. Dünyanın değiştiği de bir gerçektir. Ancak güvenlik kaygıları ile basının kamusal bilgiye erişim hakkı arasındaki dengeyi koruyabilmek de demokratik toplumların en önemli sınavlarından biridir.

Daha da önemlisi, Türkiye’deki kutuplaşmış siyasi iklimin etkileri Avrupa’nın kuzeyine kadar ulaşıyor olabilir mi?

Türkiye’de iktidarı eleştiren herkesin devleti eleştirdiği varsayımı uzun yıllardır yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Oysa devlet ile hükümet, millet ile parti aynı şey değildir.

Bir gazeteci hükümeti eleştirebilir.

Bir gazeteci siyasi partileri eleştirebilir.

Bir gazeteci yanlış gördüğü uygulamaları sorgulayabilir.

Bunlar demokratik toplumların doğal parçalarıdır.

Ben de yıllardır yazılarımda Türkiye’deki siyasi partileri, hükümetleri ve uygulamaları eleştirdim. Ancak hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı bir tavır içinde olmadım. Tam tersine, iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesini destekleyen haberler yapmaya çalıştım.

Bu nedenle bugün şu soruyu sormanın gerekli olduğuna inanıyorum:

Finlandiya’da küçük ve bağımsız medya kuruluşları, büyük medya kuruluşlarıyla aynı erişim imkanlarına sahip mi?

Göçmen kökenli gazeteciler gerçekten eşit koşullarda değerlendiriliyor mu?

Resmi kurumlar farklı görüşlere sahip gazetecilere karşı aynı açıklığı göstermeye devam ediyor mu?

Bu sorular sadece benimle ilgili değildir.

Bu sorular Finlandiya’da gazeteciliğin geleceğiyle ilgilidir.

Numan Kurtulmuş’un ziyareti birkaç gün sürecek ve sona erecek.

Ancak basın özgürlüğü, şeffaflık ve gazetecilerin kamusal bilgiye erişim hakkı her zaman tartışılması gereken konular olarak kalacaktır.

Belki de bu ziyaretin asıl düşündürmesi gereken tarafı budur.

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.