

Yurt dışında yaşayan milyonlarca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, büyükelçiliklerin ve konsoloslukların kendilerine ne ölçüde destek verdiği, diaspora faaliyetlerinin nasıl yürütüldüğü ve farklı siyasi görüşlere sahip vatandaşlara yönelik yaklaşımın nasıl şekillendiği sorularını gündemde tutmaya devam ediyor.
Türkiye’nin son yirmi yılda yurt dışındaki vatandaşlarına yönelik politikalarında önemli bir değişim yaşandı. Daha önce ağırlıklı olarak pasaport, noterlik, askerlik ve nüfus işlemleri gibi klasik konsolosluk hizmetlerine odaklanan yapı, zamanla diaspora politikalarını da kapsayacak şekilde genişledi.
Bugün Türk büyükelçilikleri ve konsoloslukları, bulundukları ülkelerde yaşayan vatandaşlarla çeşitli etkinlikler, toplantılar ve sivil toplum faaliyetleri aracılığıyla daha yakın ilişkiler kurmaya çalışıyor.
Bu kapsamda; Türk toplumunun örgütlenmesi, kültürel etkinliklerin desteklenmesi, iş insanları ağlarının oluşturulması, Türkçe ve kültürel mirasın korunması, ayrımcılık ve İslamofobi gibi konularda farkındalık çalışmaları, bulunulan ülkenin siyasi ve toplumsal yapısında Türk toplumunun görünürlüğünün artırılması gibi alanlarda faaliyetler yürütülüyor.
Ancak uygulama ülkeden ülkeye ve hatta temsilcilikten temsilciliğe farklılık gösterebiliyor. Bazı ülkelerde büyükelçilikler toplumla oldukça yakın ilişki kurarken, bazı yerlerde ise vatandaşların devlet kurumlarına erişimde zorluklar yaşıyor.
Diaspora politikalarına yönelik en önemli tartışmalardan biri, devlet kurumlarının tüm vatandaşlara eşit mesafede durup durmadığı konusu.
Hükümete yakın çevreler, Türkiye’nin yurt dışındaki tüm vatandaşlarına siyasi görüşü, etnik kökeni veya dini inancı ne olursa olsun hizmet verdiğini savunuyor. Resmi olarak büyükelçilikler ve konsolosluklar da tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına eşit hizmet sunmakla yükümlü.
Bununla birlikte bazı muhalif çevreler, hükümet politikalarını eleştiren vatandaşların veya farklı siyasi görüşlere sahip toplulukların zaman zaman kendilerini dışlanmış hissettiklerini ifade ediyor.
Özellikle Kürt kökenli vatandaşlar, Alevi toplulukları, sol ve sosyal demokrat çevreler, hükümet karşıtı sivil toplum kuruluşları, bazı gazeteci ve akademisyenler devlet kurumlarının kendilerine yeterince yakın davranmadığı yönünde eleştirileri zaman zaman gündeme getiriyor.
Buna karşılık hükümet yanlısı kesimler ise bu eleştirilerin genelleştirilemeyeceğini ve büyükelçiliklerin vatandaşlara yönelik hizmetlerinde siyasi ayrım yapmadığını savunuyor. Dolayısıyla konu, farklı kesimler tarafından farklı şekillerde değerlendiriliyor.
Türkiye son yıllarda diaspora çalışmalarına daha fazla önem verse de İsrail, Hindistan, Çin, Ermenistan gibi ülkelerin diaspora çalışmalarını yakalayabilmiş değil.
Türk diasporası sayı olarak büyük olmasına rağmen siyasi ve toplumsal açıdan oldukça parçalı bir yapıya sahip.
Yurt dışında yaşayan Türkler arasında; Siyasi görüş farklılıkları, etnik kimlik ayrılıkları, dini ve kültürel farklılıklar, Türkiye iç siyasetinden kaynaklanan kutuplaşmalar ortak hareket edilmesini zorlaştırıyor.
Bu nedenle Türkiye’nin diaspora üzerinden oluşturduğu etki, bazı ülkelerde görülen güçlü ve organize lobi ağlarının gerisinde kalıyor.
Örneğin ABD’deki Yahudi toplulukları veya dünya genelindeki Hint diasporası bulundukları ülkelerde, uzun yıllar boyunca; Üniversitelerde, düşünce kuruluşlarında, iş dünyasında, medya kuruluşlarında, siyasi karar alma mekanizmalarında güçlü ağlar oluşturdu.
Bu yapıların etkisi yalnızca kültürel alanda değil, dış politika ve ekonomi alanlarında da hissediliyor.
Türkiye’nin yurt dışındaki faaliyetleri ise daha çok vatandaş hizmetleri, kültürel diplomasi, toplumsal ilişkiler ve hükümetin tezlerini anlatmaya yönelik çalışmalar etrafında şekilleniyor.
Türkiye’nin büyükelçilikleri ve konsoloslukları, diasporayla ilişki kurma konusunda birçok ülkenin uyguladığı yöntemlere benzer bir yaklaşım izliyor. Ancak diaspora üzerinden uluslararası siyasi ve ekonomik etki oluşturma kapasitesi bakımından Türkiye hala gelişim aşamasında.
Finlandiya gibi Türk nüfusunun nispeten az olduğu ülkelerde tablo biraz farklı. TC Helsinki Büyükelçiliği vatandaşlara konsolosluk hizmetleri sunuyor ve çeşitli toplumsal etkinliklere katılıyor.
Ancak Almanya’daki, Fransa’daki gibi yüz binlerce kişilik bir diaspora olmadığı için örgütlenme ve lobi faaliyetleri daha sınırlı kalıyor.
Tarkan Tekten HaberFin Genel Yayın Yönetmeni
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
18024 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
10062 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
9070 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
5202 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4763 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.