DOLAR 46,6718 0.02%
EURO 53,1657 -0.36%
ALTIN 6.087,091,25
BITCOIN 27986122,19%
İstanbul
30°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Güney Kıbrıs Helsinki Büyükelçiliği’nden dikkat çeken Türkiye mesajları
  • HaberFin
  • Yorum
  • Güney Kıbrıs Helsinki Büyükelçiliği’nden dikkat çeken Türkiye mesajları
686 okunma

Güney Kıbrıs Helsinki Büyükelçiliği’nden dikkat çeken Türkiye mesajları

ABONE OL
27 Haziran 2026 15:13
Güney Kıbrıs Helsinki Büyükelçiliği’nden dikkat çeken Türkiye mesajları
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Avrupa Gazeteciler Ağı’nın (European Journalists Network – EJN) Başkan Yardımcısı olarak, Güney Kıbrıs’ın Helsinki Büyükelçisi Sayın Demetris Samuel’in nazik daveti üzerine büyükelçilikte düzenlenen bilgilendirme toplantısına katılma fırsatı bulduk.

Bizi son derece sıcak ve samimi bir şekilde ağırlayan Büyükelçi Samuel, Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı süresince yürüttüğü çalışmaları ve önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerini doğrudan bizlerle paylaştı.

Bilindiği üzere Güney Kıbrıs, son altı ay boyunca Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı görevini yürüttü. Önümüzdeki ay ise bu görev İrlanda’ya devredilecek. İrlanda’nın Helsinki Büyükelçiliği’nden de davet aldık. Böylece önce Güney Kıbrıs’ın geride bıraktığı altı aylık dönemi, ardından da İrlanda’nın önümüzdeki altı aylık önceliklerini yerinde dinleme fırsatı bulacağız.

Bu tür diplomatik temaslar, Avrupa Birliği’nin gündemini doğrudan karar alıcıların ağzından dinleyebilmek açısından gazeteciler için önemli bir imkan sunuyor.

Türkiye vurgusu dikkat çekti

Toplantının en dikkat çekici bölümlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye hakkında yapılan değerlendirmelerdi.

Büyükelçi Samuel, diplomatik nezaket çerçevesinde yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye’nin Avrupa açısından taşıdığı stratejik önemin göz ardı edilemeyeceğine işaret etti.

Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik kriterlerini yerine getirmesi halinde üyelik perspektifinin açık olduğuna yönelik mesajlar verdi.

Elbette Güney Kıbrıs’ın yıllardır savunduğu tezleri de dile getirdi. Adanın bölünmüş yapısı, Kuzey Kıbrıs’taki Türk askeri varlığı ve çözüm sürecine ilişkin Güney Kıbrıs’ın bakış açısını açık bir şekilde ifade etti.

Ancak benim dikkatimi çeken nokta, bütün bu değerlendirmelerin yanında Türkiye’nin bölgesel ağırlığını ve önemini özellikle vurgulaması oldu.

Konuşmasının satır aralarında şu mesaj açıkça hissediliyordu:

Türkiye, Avrupa’nın ve Doğu Akdeniz’in göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir aktörüdür.

Daha da önemlisi, Kıbrıs meselesinde kalıcı bir çözümün Türkiye ile diyalog içerisinde aranması gerektiğini ifade etmesi dikkat çekiciydi.

Avrupa’nın yeni gündemi: Güvenlik ve genişleme

Toplantıda sadece Kıbrıs konusu ele alınmadı.

Avrupa Birliği’nin önümüzdeki yıllarını şekillendirecek iki önemli başlık da ayrıntılı şekilde değerlendirildi.

Bunlardan ilki, 2028–2034 dönemini kapsayan yedi yıllık Avrupa Birliği bütçesi oldu.

Savunma harcamaları, dijital dönüşüm, enerji, rekabet gücü ve yeni üyelerin birliğe hazırlanması bu bütçenin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.

İkinci önemli konu ise Avrupa Birliği’nin genişleme politikasıydı.

Bu çerçevede özellikle Karadağ’ın üyelik sürecinde önemli bir noktaya geldiği ifade edildi.

Batı Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği ile yürüttüğü müzakerelerin sürdüğü, Arnavutluk başta olmak üzere birçok aday ülkenin üyelik yolunda ilerlemeye devam ettiği belirtildi.

Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın güvenlik anlayışının önemli ölçüde değiştiği ve bunun genişleme politikalarını da hızlandırdığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiciydi.

Yaklaşık yirmi yıl önce…

Bu ziyaret bana yaklaşık yirmi yıl önce yaşadığım önemli bir gazetecilik anısını da hatırlattı.

Finlandiya’nın Kıbrıs meselesindeki diplomatik rolünü ilk kez bugün görmüş değilim.

2006 yılında Finlandiya, Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nı yürütüyordu. Dönemin Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, Türkiye adına ise Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Kıbrıs başta olmak üzere Türkiye-AB ilişkilerinin en kritik dosyaları üzerinde yoğun diplomatik temaslar yürütüyordu.

Tampere’de gerçekleştirilecek dışişleri bakanları toplantısından bir gün önce, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja ile yaptığımız görüşmede, iki taraf arasında beklenen uzlaşmanın sağlanamadığını öğrenmiştim.

Bu gelişmeyi, o dönem muhabiri olduğum ANKA Haber Ajansı aracılığıyla Türkiye’ye ilk duyuran gazeteci olma şansını yakalamıştım.

O gün Finlandiya’nın Kıbrıs konusunda üstlendiği arabuluculuk çabalarına yakından tanıklık etmiştim.

Bugün, yaklaşık yirmi yıl sonra yine Helsinki’de, bu kez Güney Kıbrıs Büyükelçisi’nin makamında aynı konunun farklı bir boyutunu dinlemek, bana diplomasinin ne kadar uzun soluklu bir süreç olduğunu bir kez daha gösterdi.

Avrupa Birliği bugün sadece ekonomik bir birlik olmanın ötesinde, güvenlikten enerjiye, savunmadan dış politikaya kadar yeni bir yapılanma sürecinden geçiyor.

Bu süreçte Türkiye’nin rolü de Avrupa’nın gündeminden düşmüş değil.

Her ne kadar üyelik müzakereleri uzun süredir istenilen hızda ilerlemese de, diplomatik çevrelerde Türkiye’nin stratejik öneminin açıkça kabul edildiği görülüyor.

Güney Kıbrıs Büyükelçiliği’nde yapılan bu görüşme de bana göre bunun önemli göstergelerinden biri oldu.

Farklı görüşler elbette var.

Ancak konuşmaya devam etmek, diplomasi kanallarını açık tutmak ve çözümü diyalog içinde aramak, Avrupa’nın da Doğu Akdeniz’in de ortak geleceği açısından en gerçekçi yol olmaya devam ediyor

Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.