
Avrupa Birliği’nin güvenliği…
Yani 27 üye ülkenin toplam 450 milyonluk nüfusunun Rusya karşısındaki güvenliği…
Bu güvenliği 5,6 milyonluk Finlandiya mı sağlayacak?
Elbette tek başına hayır.
Ancak Finlandiya’nın arabulucu veya diyalog kurucu rol üstlenmemesi için de hiçbir neden yoktur.
Daha önce de defalarca vurguladığımız gibi Finlandiya’nın Rusya ile 1340 kilometrelik bir sınırı var. Yüzyıllardır iç içe geçmiş ilişkiler, uzun bir diplomasi geleneği ve derin bir karşılıklı deneyim söz konusudur. Finlandiya, tarih boyunca en uzun ticari ve toplumsal etkileşimlerinden birini Rusya ile yaşamış bir ülkedir.
Rusya’nın Kızıl Ordu döneminde en güçlü olduğu yıllarda bile bu ilişkileri denge içinde yürütmeyi başarmıştır. İkinci Dünya Savaşı sırasında ise küçücük ve sınırlı imkânlarına rağmen Sovyet baskısına teslim olmamış, bağımsızlığını korumuştur. Yani Rusya ile hem mücadele etmiş hem de birlikte yaşamayı öğrenmiş köklü bir komşuluk geleneğine sahibiz.
Bugün gelinen noktada, özellikle Trump dönemi Amerika’sının “herkes kendi başının çaresine baksın” yaklaşımının Avrupa’da yarattığı güvensizlik ortamında, Finlandiya’nın önceki Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö’den beklediğim türden akılcı bir çıkış geldi.
Niinistö, Finlandiya’nın Rusya ile tarafsızlık dönemini fiilen kapatan ve ülkeyi NATO üyeliğine taşıyan imzayı atan liderdir. Elbette bunu tek başına, keyfi biçimde yapmadı. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı sonrası Finlandiya kamuoyunda yükselen güçlü NATO talebi karşısında, uzun tereddütler yaşadıktan sonra bu kararı almak zorunda kaldı.
Ancak bugün aynı Niinistö’nün Rusya ile doğrudan bir iletişim kanalı kurulması gerektiğini söylemesi son derece dikkat çekicidir. Çünkü Avrupa’nın hemen dibinde, tarih boyunca kıtanın yarısını kontrol etmiş bir Rus gücü gerçeği vardır. Avrupa ile Rusya’nın birbirini yok sayarak var olması mümkün değildir.
Nitekim Niinistö de A-studio programında Avrupa’nın Putin Rusyası ile doğrudan temas kurması gerektiğini açıkça ifade etti. Gerekçesi nettir: Avrupa hakkında kararların Avrupa dışında alınmasını engellemek.
Kulislerde kendisinin AB-Rusya özel temsilcisi olabileceği yönünde spekülasyonlar yapılmasına rağmen bu rol için bir görevlendirme olmadığını söyledi. Ancak kapıyı da tamamen kapatmadı. Teklif gelirse değerlendireceğini belirtti.
Bu durum ilk bakışta bir çelişki gibi görülebilir:
Hem fikri savunmak hem de rolü üstlenmeye istekli görünmemek.
Oysa burada çelişki değil, devlet adamlığı vardır. Niinistö’nün vurguladığı asıl nokta şudur: Rusya ile diyalog bireysel değil, kurumsal olarak Avrupa tarafından yürütülmelidir. Avrupa ortak, tutarlı ve tek ses olmalıdır.
Aslında bu yaklaşım, Trump tarafından aşağılanmış “yaşlı Avrupa” görüntüsüne karşı da bir uyarıdır. Avrupa-Rusya ilişkisinin kopmasının Avrupa’yı daha güvensiz hale getirdiğini hatırlatmaktadır.
Finlandiya gibi akıllı ve güçlü bir komşu ülkenin liderlerinin arabulucu rolüne yakıştırılması Avrupa’da zaten şaşırtıcı değildir. Geçmişte Finlandiyalı liderlerin Balkanlar ve Bosna süreçlerindeki diplomatik başarıları bunun örnekleridir. Bu tartışma aslında Avrupa’nın kendi kaderini yeniden kendi eline alması gereğinin altını çizmektedir.
Nükleer gerilimlerin yeniden konuşulduğu bu çağda, Albert Einstein’ın ünlü uyarısı hala geçerlidir:
“Üçüncü Dünya Savaşı’nın hangi silahlarla yapılacağını bilmiyorum; ama Dördüncü Dünya Savaşı’nın taş ve sopalarla yapılacağını biliyorum.”
Umarım insanlık, üzerinde yeterince yiyecek ve kaynak bulunan bu güzel dünyayı bir kez daha yok edecek nükleer çılgınlığa sürüklenmez. Çünkü nükleer silahın kullanıldığı an, yalnızca bir coğrafya değil, insanlığın büyük bölümü yok oluşun eşiğine gelir.
Avrupa’nın güvenliği, diyalogdan vazgeçmeden sağlanabilir.
Finlandiya’nın tarihi deneyimi de tam olarak bunu göstermektedir.
Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü
Fotoğraf: Presidentti.fi
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
17201 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
9920 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
8916 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
5053 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4658 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.