
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından mirasını büyük ölçüde Rusya devraldı. Ancak Rusya, özellikle kendisinden ayrılan ve Batı’ya yaklaşan, NATO ve AB’ye katılan ülkelerle ilişkilerinde giderek sertleşti. Gürcistan örneği, Ukrayna’nın doğu bölgelerinin işgali ve Kırım’ın ilhakıyla devam etti ve 2022’deki Ukrayna işgaliyle yeni bir boyuta ulaştı.
Rusya, eski SSCB topraklarındaki etkisini kaybetmekten ciddi şekilde rahatsız. NATO ve AB’ye katılarak konumlarını görünürde garanti altına alan ülkeler bile sürekli bir tehdit hissi altında. Katılamayan ve katılmak isteyen ülkeler, örneğin Gürcistan ve Ukrayna, Rusya’nın doğrudan müdahalesine maruz kaldı. Moldova, Ermenistan ve Azerbaycan gibi ülkeler de diken üstünde oturuyor; batıya dönük politikaları nedeniyle baskı ve müdahale riski taşıyor.
Ermenistan’ın son dönemdeki Batı yanlısı politikaları Putin’i kızdırdı. Uzun süredir Rusya’nın desteğiyle işgal altında tuttuğu Azerbaycan toprağı Karabağ’ı Azerbaycan’a bırakmak zorunda kaldı. Moldova’nın Transdinyester bölgesi Rus ayrılıkçıların kontrolünde. Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya bölgeleri ise fiilen ülkesinden kopmuş durumda. Bu bölgeler, NATO ve AB’nin koruması altında olmayan devletlerin uğradığı sıkıntılara örnek teşkil ediyor.
Belarus ise tamamen Rusya’ya bağlı bir konumda; halkın bir kısmı Batı yanlısı olsa da Lukaşenko’nun demir yumruğu altında ülke Batı yanlısı hareketlere izin vermiyor. Öte yandan, eski Sovyet Baltık ülkeleri NATO ve AB şemsiyesi altında olsalar da teyakkuz hâlindeler; Rusya buralarda da hibrit saldırılarla baskı yaratıyor. Polonya, Finlandiya, İsveç ve Romanya gibi bölgedeki güçlü devletler de görünmez bir alarm durumunda. Finlandiya ve Polonya başta olmak üzere Rusya ile sınırı olan NATO ülkelerinde hummalı bir askeri hazırlık devam ediyor.
Avrupa ülkeleri bugüne kadar Rusya karşısında yeterli derecede kararlı bir duruş sergileyemedi. Rusya, çeşitli testlerle bu zayıflıkları yokluyor ve karşısında caydırıcı bir güç görmediğinde gemi azıya alıyor. Ancak AB ve NATO’nun tahmin edildiği kadar güçsüz ve kararsız olduğunu söylemek haksızlık olur. Rusya bir yerde tökezleyebilir.
Sonuç olarak, günümüz dünyasında barışın korunması için sadece Ukrayna ile olan savaş değil, çevresindeki tüm devletlerdeki gerilimler de büyük önem taşıyor. Rusya’nın agresif tavırları, karşısında kararlı bir güç görmediği için bölgede riskleri artırıyor.
Tarkan Tekten HaberFin Genel yayın Yönetmeni
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
17109 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
9843 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
8839 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
4988 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4626 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.