

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında uzun süredir devam eden müzakerelerde yeniden ilerleme sağlandığı söyleniyor. Aslında bu tür haberleri son yıllarda o kadar çok duyduk ki, artık birçok insanın aklına ilk olarak “Acaba yine mi?” sorusu geliyor. Çünkü taraflar geçmişte defalarca anlaşmaya yaklaşıldığını duyurdular, ardından birbirlerini yalanladılar. Adeta “yalancı çoban” hikayesine dönen bu süreç, dünya kamuoyunun güvenini ciddi şekilde sarstı.
Ancak bu kez bazı farklı işaretler var. En önemli gösterge ise piyasaların verdiği tepki oldu. ABD ve İran arasında anlaşma sağlandığı yönündeki haberlerin ardından petrol fiyatları varil başına yaklaşık yüzde 5-6 oranında geriledi. Piyasalar genellikle söylentilere değil, gerçekleşme ihtimali yüksek gelişmelere tepki verir. Bu nedenle yatırımcılar ilk kez sürece biraz daha ciddi bakıyor gibi görünüyor.
Yine de temkinli olmak gerekiyor. Çünkü henüz İsrail tarafından resmi bir açıklama yapılmış değil. İsrail, İran ile yaşanan gerilimin ve bölgesel savaşın en önemli aktörlerinden biri konumunda bulunuyor. Bu nedenle Tel Aviv’in tavrı, sürecin geleceği açısından belirleyici olabilir. Bizler ise sessiz sedasız nefesimizi tutmuş bekliyoruz. Finlandiya da, Avrupa da, dünyanın geri kalanı da taraflar arasında imzalanmış somut bir belge görmeden büyük beklentilere girmiyor.
Bu süreçte asıl kritik meselelerden biri de Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli hale gelmesi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü bu dar geçitten yapılıyor. Boğazın yeniden tam kapasiteyle açılması, enerji fiyatlarının düşmesi ve küresel ekonominin rahatlaması anlamına gelebilir.
Diğer taraftan gözler bugün Fransa’da başlayacak G7 Zirvesi’ne çevrilmiş durumda. Dünyanın en güçlü ekonomilerine sahip ülkelerin liderleri bir araya geliyor. Bu zirveden doğrudan bağlayıcı kararlar çıkmayacak olsa da, dünya ekonomisinin önümüzdeki dönemde izleyeceği rota büyük ölçüde burada şekillenecek.
ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılması beklenirken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin de davet edilmesi tesadüf değil. Çünkü Ukrayna-Rusya savaşı hala Avrupa ekonomisinin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor.
Finlandiya açısından bakıldığında ise yaz tatili öncesinde dünyanın biraz olsun umut veren haberler duymaya ihtiyacı var. Yüksek faizler, durgun ekonomi, enerji fiyatları ve güvenlik endişeleri nedeniyle zor yıllar geçiren Avrupa, artık savaş haberlerinden çok barış haberleri görmek istiyor.
Şimdilik elimizde kesinleşmiş bir anlaşma yok. Ancak uzun zamandır ilk kez umut veren gelişmeler var. Umut etmekten başka çaremiz de yok zaten.
Belki de bu yaz, dünya yeni savaşların değil, yeni barışların konuşulduğu bir yaz olur.
Abdullah Bilal Dalkılıç HaberFin Editörü
1
Putin, Finlandiya’yı yumuşak karnından vurmak istiyor
18422 kez okundu
2
Finlandiya’da hangi meslek ne kadar maaş alıyor?
10105 kez okundu
3
Dünyanın En İyi Öğretmenleri Neden Finlandiya’da? İşte Yanıtı
9100 kez okundu
4
İntihar oranları artıyor, altı kişiden biri intiharı düşünüyor
5235 kez okundu
5
Finler cinsel tercihlere saygılı ancak eşcinsel bir First Lady istemezler
4788 kez okundu
Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Detaylar için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası sayfalarını inceleyebilirsiniz.